Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2006/4355 E. 2006/8157 K. 07.11.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/4355
KARAR NO : 2006/8157
KARAR TARİHİ : 07.11.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, davalı … adına kayıtlı davalı … idaresinde bulunan … plakalı aracın davalı … ‘a ait ve idaresinde bulunan … plakalı araca çarptığını, davalı … ‘ın aracınında müvekkiline ait ve idaresinde bulunan … plakalı araca çarpması nedeniyle araçta meydana gelen 4.329.000.000TL hasar bedeli, 212.000.000TL delil tespiti gideri, 3.459.900.000TL kazanç kaybı bedeli olmak üzere toplam 8.000.000.000TL’nin kaza tarihinden işleyecek yasal faizi ile tahsilini talep etmiş, birleştirilen Malatya 2.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2005/376 esas, 512 karar sayılı dosyası ile davacı vekili 2.968.000.000TL’nin kaza tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalı Başak Sigorta AŞ’den tahsilini istemiştir.
Davalı … , kazanın davalı … …’ın kendisine çarpması nedeniyle meydana geldiğini, davanın reddini savunmuş, davalı … … vekili, kusur oranı ve hasar bedeli miktarını kabul etmediğini, davanın reddini istemiştir.
Davalı Başak Sigorta AŞ. vekili, davacıya hasar bedelinin ödendiğini davanın reddi gerektiğini belirtmiştir.
Diğer davalı … duruşmalara katılmamış savunma yapmamıştır.
Mahkemece toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulü ile 812,41YTL’nin davalı Başak Sigorta AŞ poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere davalılar … …, … ve Başak Sigorta AŞ’den tahsiline, davalı sigorta şirketi yönünden 12.3.2004 dava tarihinden diğer davalılar yönünden olay tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, davalı … hakkında açılan davanın feragat nedeniyle reddine, Ziraat Bankasına davacı adına yatırılan 2.155,59YTL’nin davacıya iadesine karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve davalı … … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
I- Davalı … … vekilinin temyiz itirazları yönünden 21.7.2004 tarih, 25529 Sayılı Resmi Gazetede yayınlanan ve aynı tarihte yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonucu HUMK’nun 427. maddesinde öngörülen kesinlik sınırı 1.000.000.000TL’ye çıkarılmıştır. Temyize konu karar alınan yasanın yürürlüğünden sonra verildiğinden kesin niteliktedir. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 1.6.1990 gün 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay’ca da temyiz isteminin reddine karar verilebileceğinden davalı vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
II- Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Haksız fiillerden doğan tazminat ve faiz borcu herhangi bir ihtara gerek kalmaksızın kendiliğinden doğar ve istenebilir hale gelir. Somut olayda davacı kaza tarihinden itibaren faiz istemiş olup, birleştirilen dosya davalısı Başak Sigorta AŞ, 22.4.2004 tarihinde 2.155,59YTL’yi davacı adına havale etmiştir. Davacı vekili, olay tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasını talep ettiğine göre davanın açılmasından sonra sigorta şirketi tarafından ödenen 2.155,59YTL’nin davalı Başak sigorta dava tarihinden ödeme tarihine kadar, diğer davalıların olay tarihinden ödeme tarihine kadar işlemiş faizinden sorumlu tutulması gerekirken bu hususta karar verilmemesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda I nolu bentte açıklanan nedenlerle mahkeme hükmünün davalı yönünden kesin olması nedeniyle davalı vekilinin temyiz isteminin reddine, II/1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, II/2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene geri verilmesine 7.11.2006 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.