YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/4410
KARAR NO : 2006/9196
KARAR TARİHİ : 19.12.2006
T.C.
Y A R G I T A Y
17.HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasındaki tesbite itiraz davası üzerine yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne ilişkin verilen hüküm davalı … tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Kadastro sırasında 109 ada 3, 10, 19, 115 ada 5, 6, 117 ada 1 ve 2 sayılı sırası ile 62024.00, 37500.00, 22090.00, 38259.00, 55582.00, 14520.00, 30042.00 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar Asliye Hukuk Mahkemesinde davalı olması nedeni ile malikhaneleri açık bırakılarak tesbitleri yapılmıştır. Asliye Hukuk Mahkemesinde davcılar … ve … tarafından davalılar Hazine ve Köy Tüzel Kişiliği aleyhine açılan tapu iptali ve tesçil davası görevsizlik kararı verilerek kadastro mahkemesine devredilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne davalı 109 ada 3, 10, 19, 115 ada 5, 6, 117 ada 1 ve 2 nolu parsellerin ½’şer hisseli olarak müştereken davacılar … , … adlarına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davaya konu parsellerin Asliye Mahkemesind+e açılan tapu iptal ve tescil davasına konu yerler olduğu keşfen belirlenmiştir. 4753 ve 5618 sayılı yasa hükümleri uyarınca Hazine adına oluşturulan kayıtlardan 1.10.1957 tarih 245 sıra nolu tapu kaydının 109 ada 19 nolu, 1.10.1957 tarih 191 sıra nolu tapu kaydının 115 ada 6 nolu, 1.10.1957 tarih 206 sıra nolu tapu kaydının 117 ada 1 nolu parsele,davacıların miras bırakanı … adına kayıtlı olan ve davacıların dayanağını teşkil eden vergi kayıtlarından 1936 tarih 42 tahrir nolu vergi kaydının 109 ada 3 ve 19, 1936 tarih 47 nolu vergi kaydının 109 ada 10 nolu, 1936 tarih 77 tahrir nolu vergi kaydını 115 ada 5 ve 6 ve 1936 tarih 80 tahrir nolu vergi kaydının ise 119 ada 1 ve 2 nolu parsellere uygunluğu keşif ve uygulama ile saptandığı gibi bu yön
mahkemenin de kabulündedir. Bilgisine başvurulan bilirkişi ve tanıklar taşınmazlarda 1940 yılından itibaren dedeleri ve vergi maliki …’nin ve ölümünden sonra da torunları olan Kadir oğulları olan davacılar … ve … çekişmesiz ve malik sıfatıyla zilyet ettikleri ve ayrıca taşınmazların kadim ve geleneksel şekilde kullanılan mer’a olmadıklarını bildirdikleri gibi ziraatçi bilirkişi raporunda taşınmazların tarım arazisi olup mer’alıkla ilgisinin olmadığı açıkça vurgulanmıştır. 1936 tarih 47 nolu vergi kaydının miktarı 109 ada 10 nolu parselin, 1936 tarih 42 tahrir nolu vergi kaydının miktarı 109 ada 3 ve 19 nolu parsellerin yüzölçümleri toplamından daha fazladır. Ayrıca dava konusu taşınmazlar yönünü mer’a okuyan komşu parsel kayıtlarıda bulunmamaktadır.Açıklanan bu maddi ve hukuksal olgular karşınında 109 ada 3,109 ada 10 nolu parseller üzerinde kadastro tesbit tarihine kadar davacılar yararına vergi kaydına, irsen intikale ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı mülk edinme koşullarının gerçekleştiğinin saptanmış bulunmasına ve kararda yazılı diğer gerekçelere göre Hazinenin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile 109 ada 3 ve 109 ada 10 nolu parselle ilgili usul ve yasaya uygun aleyhlerindeki hükmün ONANMASINA,
2- 109 ada 19, 115 ada 5 ve 6, 117 ada 1 ve 2 nolu parsellerle ilgili hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince;mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli bulunmamaktadır. Yukarda açıklandığı üzere 1.10.1957 tarih 245 nolu tapu kaydının 109 ada 19, 1.10.1957 tarih 191 nolu tapu kaydının 115 ada 6,ve 1.10.1957 tarih 206 nolu tapu kaydınında 117 ada 1 nolu parsele uygunlugu keşfen belirlenmiştir.Hal böyle olunca uyuşmazlık 115 ada 6 nolu parsel ile 117 ada 1 nolu parsel üzerinde davacılar yararına 3402 sayılı kadastro yasasının 46/1 maddesindeki iktisap koşullarının oluşup oluşmadığı yönünde toplanmaktadır. Söz konusu maddenin davacı yararına uygulanabilirliğinden söz edilebilmesi için Hazine tapularının ve dayanağı belirtmelik tutanaklarının düzenlendiği güne kadar davacı … miras bırakanların taşınmazlarda 20 yıla ulaşan zilyetliklerinin olması gerekir. Her ne kadar vergi tesis tarihleri ile Hazine tapularının oluşturulduğu tarih arasında yasanın öngördüğü 20 yıllık süre geçmiş ise de, bilirkişi ve tanıkların zilyetliğin 1936 yada daha öncesi bir tarihte başladığına ilişkin bir açıklamaları bulunmamaktadır. Mülkiyet belgesi olmayan vergi kayıtlarına zilyetlikle birleşmediği sürece
değer verme olanağı yoktur. Diğer taraftan 115 ada 5 ve 6 nolu parsellerin yüzölçümleri toplamı 1936 tarih 77 nolu vergi kaydı miktarından,117 ada 1 ve 2 nolu parsellerin yüzölçümleri toplamıda uygunluğu saptanan 1936 tarih 80 nolu vergi kaydı miktarından daha fazladır. 115 ada 6 nolu parsele uygun olan 1.10.1957 tarih 191 sıra nolu tapu kaydının doğu sınırı mer’a, 117 ada 1 ve 2 nolu parsellere uygunluğu belirlenen 1936 tarih 80 nolu vergi kaydı ile 115 ada 5 ve 6 nolu parsellere uygunluğu belirlenen aynı tarih 77 tahrir nolu vergi kayıtlarının doğu sınırları “hali” okumaktadır. Ayrıca 77 tahrir nolu vergi kaydının güney sınırıda “hali” yazılıdır. Hal böyle olunca kayıtların kapsamlarının yüzölçümleri ile geçerli olacağında duraksamamak gerekir. Özellikle doğudaki 22 nolu parselin tesbitinin mer’a olarak yapıldığı ve de kesinleştiğinin anlaşılması durumunda 77 tahrir nolu vergi kaydının miktarına itibar edilmesinin zorunluluğu açıktır. 77 tahrir nolu vergi kaydına kapsam tayin ederken sabit sınır olan kuzeydeki yoldan, 80 tahrir nolu vergi kaydına kapsam tayin ederkende batıdaki yoldan başlanmak üzere kuzey ve güneydeki Hamdi ile bağlantı kurularak belirlenmesi gerekeceğide gözden uzak tutulmaması gerekir. Mahkemece açıklanan biçimde kapsam tayini yoluna gidilmemiştir.
Eksik inceleme ile hüküm verilmez. O halde, öncelikle 115 ada 6 nolu parsele sınır teşkil eden 22 nolu parselin kadastro tutanağının onaylı bir sureti ile aynı ada komşu 7,12, 13 ve 24 nolu parsellerin tutanaklarında yazılı tapu kayıtları,117 ada 1 ve 2 nolu parsele sınır teşkil eden doğudaki 5 nolu parselin doğusundaki taşınmazın parsel numarası sorularak keza kadastro tutanağı ve varsa dayanağının onaylı birer suretleri mercilerinden getirtilmeli, davada iddiasını kanıtlama yükümlülüğünde bulunan davacılardan taşınmazları ve öncesini iyi bilen ve önceki keşifte dinlenen tanıklardan ve bilirkişilerden daha yaşlı bilirkişi ve tanık göstermeleri istenmeli, istemi halinde aynı olanak Hazineyede tanınmalı, daha sonra önceki keşifte dinlenen bilirkişi ve tanıklarla tüm tesbit bilirkişileri ve ayrıca tarafların gösterecekleri tanıklar ve de hayatta olmaları halinde belirtmelik bilirkişileri eşliğinde taşınmazlar üzerinde keşif icra edilerek bilirkişi ve tanıklardan taşınmaların öncesinin mer’a olup olmadığı, değilse davacıların babası …’nin zilyetliğinin başlangıç tarihi, süresi ve sürdürülüş biçimi ve böylesine geniş arazileri hangi imkan ve araçlarla ekip sürdürüğü ve de
kullandığı olaylara dayalı olarak ayrı ayrı sorulup saptanmalı, bilirkişi ve tanık sözleri arasında aykırılık doğduğunda giderilmeli, 6 nolu parsele komşu 22 nolu parselin tesbitinin mer’a olarak yapıldığının ve de kesinleştiğinin ve ayrıca 117 ada 5 nolu parselin doğusundaki komşu parselinde aynı şekilde mer’a olarak tesbit edildiğinin yada mer’a olduğunun bilirkişi ve tanıklarca haber verilmesi durumunda gerek 77 ve 80 tahrir nolu vergi kayıtlarının kapsamlarının yüzölçümleri ile geçerli olacağı düşünülüp,77 nolu vergi kaydına 115 ada 5 nolu parselin batı sınırından başlanmak kuzeydeki yoldan irtibat kurmak surektiyle kapsam tayin edilip 115 ada 6 nolu parselin 22 nolu parsele sınır teşkil eden kısım yönünden vergi kaydı miktar fazlasının tapu kaydı kapsamında olduğu nedeniyle Hazine adına, 117 ada 1 ve 2 nolu parsellerede yukarıda açıklandığı üzere kapsam tayin edilip kayıt miktar fazlası kısmının ise 3402 sayılı kadastro yasanın 16/B maddesi uyarınca mer’a niteliğiyle sınırlandırılıp özel siciline yazılmasına karar verilmesi gerekeceği düşünülmeli, uyuşmazlığın 3402 sayılı kadastro yasasının 30/2 maddesi uyarınca çözümlenmesi gerekir bir nitelik arz ettiğide dikkate alınarak lüzum görülecek deliller re’sen toplamlı, fen bilirkişisine önceden olduğu gibi raporlu kroki düzenlettirilmeli ve krokiye kayıt miktar fazlalıkları aksettirilmeli, ondan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Davalı Hazinenin temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile 109 ada 19, 115 ada 5 ve 6, 117 ada 1 ve 2 nolu parsellere hasren hükmün açıklanan nedenlerden ötürü BOZULMASINA 19.12.2006 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.