Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2006/4457 E. 2007/1903 K. 01.06.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/4457
KARAR NO : 2007/1903
KARAR TARİHİ : 01.06.2007

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
DAVACILAR :

Taraflar arasında görülen tesbite itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda: Davacı … dahili davalı … Hazinesi ile davalı … dahili davalı … Genel Müdürlüğü’nün davalarının kabulüne diğer davacıların davalarının reddine ilişkin Diyarbakır Kadastro Mahkemesinden verilen yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşma yapılması isteğiyle Yargıtay’ca incelenmesi davacılar … … ve arkadaşları, … mirasçıları ve … (…) mirasçıları ile davalı katılan … ve …… mirasçıları, katılanlar … ve arkadaşları tarafından istenilmiş ayrıca davalı … Müdürlüğü ve katılan … tarafından temyiz edilmiş olmakla işin duruşmaya tabi olduğu belirlendikten sonra 17.4.2007 Salı günü için taraflara gönderilen çağrı kağıdı üzerine hükmü temyiz eden davalılar … ve müşterekleri vekili Av. ……, davacılar … mirasçıları vekili Av. …… ile karşı taraftan …… vekili Av. ……, davacı … dahili davalı … vekili Av. … ve dahili davalı … Müdürlüğü vekili Av. …’ın hazır oldukları anlaşılmakla duruşmaya başlandı, temyiz isteklerinin süresinde olduğu tesbit edilmekle hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi, gereği düşünüldü:

– K A R A R –

2613 sayılı yasa gereğince yapılan kadastro sırasında 7-8 ve 538 sayılı adaların 2 ve 3 nolu parselleri aynı kuvvette birden fazla tapu kaydı bulunması nedeniyle malik haneleri açık olarak, aynı adaların 1-4 ve 5 nolu parselleri ile 8 ada 6 nolu parsel uygulanan tapu kayıt malikleri adlarına tesbit edilmiş, kadastro postasının 1952 tarihli çalışmalarından sonra ancak 29.3.1954 günlü komisyon kararlarından önce, çekişmeli bir kısım parsele uygulanan tapu kayıtlarının yüzölçümlerinin arttırılması istemiyle … … ve arkadaşları tarafından asliye hukuk mahkemesinde açılan dava nedeniyle de birbirleriyle olan sınırlarının kesinleştirilemeyeceği gerekçesiyle tüm parsellerin miktar haneleri boş bırakılmıştır. Devlet Demiryollarının tesbitlere yönelik itirazı kadastro komisyonu tarafından reddedilmiştir. Anılan yüzölçümü artırımı davası ise kadastro mahkemesine aktarılmış ve daha sonra açılan tesbite itiraz davaları ile birlikte görülmüştür. …, … vs, davaya katılmışlardır. Mahkemece, uzman bilirkişilerin 7.4.2005 tarihli raporuna ekli harita esas alınmak suretiyle 7 ada 1 ila 5 nolu parsellerin …, diğer tüm parsellerin ise … adına tapuya tesciline, tesbit sonrası nedenlere dayanan tarafların haklarını idari ve hukuki yoldan aramakta muhtariyetlerine karar verilmiş; hüküm, davacı … mirasçıları ve arkadaşları, davalı … Müdürlüğü, davacı-davalı … … mirasçıları ve arkadaşları, davacı-katılan … mirasçıları ve arkadaşları ile … … ve arkadaşları, davalı katılan … ve katılanlardan … ve arkadaşları ile … tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya içeriğine, mahkemece hükmüne uyulan bozma kararında açıklandığı gibi işlem yapılıp sonucuna göre hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, 7 ada 3, 4 ve 5 nolu parsellerin … Yollarınca yapılan ve kesinlesen kamulaştırma kararı ve haritası kapsamında kaldığının keşif ve uygulamayla saptanmasına,kamulaştırılan yerlerin mülkiyetinin kamulaştır-

mayla birlikte kamulaştırmayı yapan idareye geçeceğine, kamulaştırma bedeliyle ilgili isteklerin şahsi hakkı ilgilendirip ayrı dava konusu edilebileceğine ve kararda yazılı gerekçelere göre davacı-davalı … … mirasçıları ve arkadaşları ile davalı katılan …’un yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile bu yerlerle ilgili usul ve yasaya uygun hükmün ONANMASINA, ve aşağıda yazılı 00.90 YTL kalan harcın davacı … davalı … … mirasçıları vs. ile 00.90 YTL kalan harcında davalı katılan …’tan ayrı ayrı alınmasına.
2- Dava ve temyize konu diğer taşınmazlar ile ilgili hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince: mahkemece, dayanılan tapu kayıtlarının taşınmazlara uymadığı ve zilyetlik koşullarının da oluşmadığı gerekçesi ile taşınmazların … adına tesciline karar verilmişse de, yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm kurmaya yeterli bulunmamaktadır. Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden ve tarafların iddialarından çıkan sonuçlara göre; 8 ada 1, 538 ada 1 nolu parsellere yönelik olarak Şubat 1287 tarih 124 sıra numaralı tapu kaydı ve intikallerine, aynı adalar 2 nolu parsel ile ilgili olarak cemailahir 1287 tarih defter 1 varak 15 nolu tapu kaydı ve intikali olan kayıtlara, 3 nolu parseller için zilkade 1287 tarih defter 35, varak 101 numaralı tapu kaydı ve intikallerine, 4 nolu parseller ile 8 ada 5 nolu parseller için cemailahir 1278 tarih, defter 1, varak 193 ve aynı tarih defter 1, varak 194 nolu tapu kayıtlarına, 8 ada, 6 ve 538 ada 5 nolu parseller için zilkade 1287 tarih, defter 35, varak 98 nolu tapu kayıtları ve intikallerine dayanmaktadırlar. Tüm kayıtlarda yol ve dere ortak sınır olarak gösterilmiştir. Gerek yol ve gerekse dere kayıtlarda özel bir isimle anılmamışlardır. Ancak, düzenlenen haritalardan da görüldüğü üzere kayıtlarda geçen yolun (tarikam) taşınmazlara kuzey yönünden,derenin ise güney yönden sınır teşkil ettiği görülmektedir. Her ne kadar daha güneyde de bir derenin varlığı gözükmekte ise de, bir kaydın sınırında dere yada yol okuyup, o yönde birden fazla dere ve yolun varlığı halinde kural, ilk gelen yol yada derenin tapuda okunan sınır olduğudur. Kayıtta yazılı derenin tapuların tesis tarihindeki dere olduğu kanıtlanmamıştır. Yukarıda da açıklandığı üzere kayıtlarda yazılı dere ve yollar özel isimlerle anılmadığına göre Şubat

1287 tarih, 124 nolu tapu kaydı ve tedavüllerinin 1 nolu parsellere uygunluğunun kabul edilebilmesi için … Köyü sınırının güzergahının ve bu arada …ve sahibi senet tarlalarının neresi olduğunun, cemailahir 1278 tarih, defter 1, varak 15 nolu kaydın ve intikallerinin 2 nolu parsellere aidiyetinin kabulü için … tarlalarının, zilkade 1287 tarih, defter 35, varak no 101 olan tapu kaydı ve intikallerinin 3 nolu parsele aidiyeti için keza … tarlası ile tedavüllerinden olan t.sani 320 daimi tarih, 6 nolu kaydın sınırında okunan …, cemailahir 1278 tarih, defter 1, varak 193 ve aynı tarih defter 1, varak 194 nolu kayıtların 4 nolu parseller ile 8 ada 5 nolu parsele aidiyetinin kabulü için … ve sahibi senet, zilkade 1287 tarih, defter 35, varak 98 nolu kaydın 8 ada 6 ve 538 ada 5 nolu parsellere aidiyetinin kabulü içinde keza … ve intikallerinde yazıl tarafeyini olarak gösterilen … yerlerinin arazi üzerinde duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanmış olması gerekir. Ne var ki, yapılan tüm keşiflerde bu yerler arazi üzerinde teker teker göstertilip, krokisine işlettirilmemiş ve dolayısıyla yapılan uygulamayı izlemeye olanak verecek biçimde krokiden düzenlettirilmiş değildir. Öte yandan sınırını … Köyü okuyan ve 1 nolu parselle de ilgili olan Şubat 1287 tarih, 124 nolu tapu kaydı ve intikallerinin kapsamlarının da yüzölçümleriyle geçerli olacağı kuşkusuzdur. Ancak, bu yönde sınır teşkil eden komşu 6 ve 7 nolu parseller ile ilgili tapu kayıtlarının dava konusu taşınmazlar yönünü dayanılan tapu maliklerini okuması halinde bu yönden kaydın değişmez sınırlı olabileceği de gözden uzak tutulmamalıdır. Öte yandan her bir parselde kim yada kimlerin zilyet oldukları ve zilyetliklerinin hangi tarihte başladığı süresi ve sürdürülüş şekliyle ilgili olarak alınan bilirkişi ve tanık sözleri de soyut içerikli olup, gerekçeye dayanmamaktadır. Kadastro tespitleri 1952 yılında yapılmıştır. Söz konusu tarihlerde yürürlükte bulunan yasalara göre herhangi bir kimsenin zilyetlikle kazanabileceği toplam taşınmaz miktarı yönünden bir sınırlama getirilmiş değildir. Tapu kayıtlarının uymaması halinde zilyetlik önem kazandığı cihetle bu yönle de yeterli araştırma ve incelemenin bu bakımdan yapılması zorunludur. Ayrıca, davacı-katılan … … ve arkadaşlarının dayandıkları tapu kayıtlarının ( t.sani 325 tarih, 122 ve ha-

ziran 326 tarih, 143 nolu tapu kayıtlarının da ) keza uygulaması yetersizdir.
Eksik inceleme ile hüküm verilemez. O halde öncelikle taraflardan dava konusu taşınmazları ve öncesini iyi bilen elverdiğince yaşlı tanıklar göstermeleri istenmeli, gene bilirkişi teminin de de aynı yön izlenmeli ve gerektiğinde bu konuda bilirkişilik yapacak kişilerin belirlenmesi yönünden zabıta araştırması yapılmalı, daha sonra hayatta bulunmaları halinde önceki keşiflerde dinlenen bilirkişi, tanıklar ve tespit bilirkişileri ile taraflarca gösterilecek tanıklar ve bilirkişiler eşliğinde yerinde yeniden keşif yapılarak taşınmazları ve öncesini iyi bilen elverdiğince yaşlı ve yansız kişilerden oluşturulacak 3 kişilik yerel bilirkişi kurulu aracılığıyla yukarıda sözü edilen tapu kayıtlarıyla tapuda sınır olarak gösterilen kişi yerleri bilirkişilere arazi üzerinde göstertilmek suretiyle uygulama yaptırılmalı, yazılı sınırlar fen bilirkişisine düzenletilecek krokiye aksettirilmeli, bilinmeyen sınırlar yönünden tanıkların bilgisine başvurulmalı, 3 ve 4 nolu parsellerle ilgili tapu kayıtlarıyla 2 ve 3 nolu parseller ile ilgili tapu kayıtlarının sınırlarının birbirlerini okuması uygulamada dikkate alınmalı bu arada … sınırı ile ilgili davanın devam ettiğinin bildirilmesi karşısında bahsi geçen 1959/366 esas sayılı dava dosyası ve keza davalı oldukları anlaşılan 6 ve 7 nolu parseller ile ilgili dava dosyaları getirtilip, incelenerek bu dosyalarla ilgili olarak yapılan keşif ve uygulamalarda aynı şekilde uygulamada göz önünde bulundurulmalı ve özellikle … sınırının değişmez sınır olup, olmadığı konusu bu çerçevede değerlendirilmeli, değişebilir sınırlı tapu kayıtlarının kapsamlarının yüz ölçümü ile geçerli olacağı, tapulu yerlerde zilyetliğin mülkiyetin koşulu olmayacağı ilkeleri nazara alınmalı, tapu kayıtlarının uymaması halinde tüm bilirkişi ve tanıklardan her bir parselde kim yada kimlerin zilyet ettikleri, zilyetliklerinin başlangıç tarihi, süresi ve sürdürülüş biçimi olaylara dayalı olarak ayrı ayrı sorulup, saptanmalı ve ona göre tapuların hukuki değerlerini koruyup, korumadıkları da bu meyanda düşünülmeli, uygulamada komşu parsel kayıtlarından yararlanılmalı taraflardan ayrıca vergi kayıtları olup, olmadığı da sorularak olduğunda özel idare müdürlüğünden getirtilip, uygulaması yapılmalı bilirkişi ve tanık sözleri arasındaki aykırılık giderilmeli ve fen bilirkişisine yapılan

keşif ve kayıtlarda geçen sınır yerlerinin izlemeye olanak verir biçimde geniş kapsamlı raporlu kroki düzenlettirilmeli, ondan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
Mahkemece bu yönlerin gözetilmemiş olması doğru olmadığı gibi 8 ada 3 ve 538 ada 3 nolu parsellerle ilgili olarak … ve arkadaşlarının isteği yönünden olumlu yada olumsuz bir karar verilmemiş olması ayrıca tespitten sonraki bir hakka dayanarak davaya katılanların istemleri yönünden görevsizlik kararları verilmemiş olmasıda doğru değildir.
Temyiz eden tarafların temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü BOZULMASINA, 500 YTL duruşma vekalet ücretinin davacı-davalı … … mirasçıları ve arkadaşlarından alınarak … ve … Müdürlüğüne, 500 YTL vekalet ücretininde Maliye Hazinesinden alınarak davacı … mirasçılarına verilmesine, temyiz peşin harçlarının temyiz eden taraflara iadesine, 1.06.2007 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.