YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/4585
KARAR NO : 2006/7224
KARAR TARİHİ : 25.09.2006
…
-Y A R G I T A Y İ L A M I –
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki tesbite itiraz davası üzerine yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne ilişkin verilen hüküm davalı Hazine tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Kadastro sırasında 73, 75, 76 ve 78 parsel sayılı 101500, 949500, 235250 ve 185500 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar dava dışı taşınmazlara uygulanan vergi kaydı miktar fazlası olmaları ve zilyetlikle edinme koşullarının oluşmaması nedeniyle Hazine adına tesbit edilmişlerdir. Askı ilan süresi içinde… ve arkadaşları kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmışlardır. Mahkemece davanın kabulüne ve dava konusu parsellerin davacılar… ve arkadaşları adına tahpuya tesçillerine karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm kurmaya yeterli bulunmamaktadır. Kadastro sırasında 73 nolu parsel 1938 tarih 2, 6, 13 ila 18, 76 nolu parsel aynı tarih 1, 7, 12 ila 28, 78 nolu parsel aynı tarih 3, 4, 5, 21 ila 26, 75 nolu parsel ise keza aynı tarih 2, 6, 13 ila 18 tahrir nolu vergi kayıtları yüzölçümleri toplamı fazlası olduğundan söz edilerek hazine adına tesbit edilmiş, davacılar irsen intikale ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmışlardır. Tesbit nedenine, ileri sürülüşe ve savunmaya göre uyuşmazlık davacılar yararına 3402 sayılı Kadastro Yasasının 14. maddesindeki taşınmaz edinme koşullarının oluşup oluşmadığı yönünde toplanmaktadır. Taşınmazların öncesinin tapusuz olduğu uyuşmazlık konusu
../…
-2-
2006/4585
2006/7224
değildir. Tapusuz taşınmazların zilyetleri adına tesciline karar verilebilmesi için taşınmazların tarım arazisi ve özel mülkiyete konu olan yerlerden olması, zilyedin zilyetliğinin tesbit gününe kadar aralıksız çekişmesiz ve malik sıfatıyla olmak üzere 20 yıla ulaşması ayrıca maddi olaylarda sayılan zilyetlik ve sürdürülüş biçiminin tanık ve diğer delillerle kanıtlanması gerekir. Mahkemece yukarıda sözü edilen vergi kayıtlarından 1938 tarih 1, 7, 12, 13 ve 18 tahrir nolu kayıtların uygulaması yapılmış diğerlerinin uygulaması yoluna gidilmemiştir. 1,7,12,13,ve 18 tahrir nolu vergi kayıtlarının uygulaması ile ilgili yerel bilirkişi sözleride soyut içerikli olması yanında kayıtlarda yazılı sınırlar arazi üzerinde göstertilmemiş yapılan uygulamayı ve yazılı sınırları aksettirir krokide düzenlettirilmemiştir. Tanık olarak dinlenen …1963 doğumlu olup yaşı itibariyle taşınmazların öncesinin ne olduğu kim yada kimlerin zilyet ettiği ve zilyetliklerinin süresi ve sürdürülüş biçimiyle ilgili yeterli bilgiye sahip olduğu söylenemez. Kaldı ki, gerek yerel bilirkişiler ve gerekse tanık taşınmazları Karadibek köylülerinin kullandıklarını söylemekle yetinmişler, zilyet edenlerin kimler olduğu, davacılarında zilyet edenler arasında bulunup bulunmadığı, davacıların ortaklaşa mı yoksa taşınmazların belirli bölümlerinin mi zilyet ettikleri konusunda da açıklamada bulunmamışlar ve mahkemece de bu yönler kendilerinden sorulmamıştır. Öte yandan eylemli durumda 76 ve 78 nolu parsellerin sınırlarında mer’a olmasına karşın taşınmazların tamamının yada bir bölümünün mer’adan kazınılıp kazanılmadığı veya öncesinin mer’a olup olmadığı konusunda da yöntemine uygun mera araştırması yapılmamış, bu arada tesbit bilirkişileri …,…,…’un davacılar arasında isimleri geçen kişiler olup olmadığı ve bunun sonucu olarak tutanaktaki beyanlarının kendilerini bağlaması gerekip gerekmeyeceğinin hüküm yerinde tartışılması da yapılmamıştır.
Eksik inceleme ile hüküm verilemez. O halde öncelikle taraflardan taşınmazlar ve öncesini iyi bilen aynı köyden ve komşu köylerden olmak üzere yaşlı tanık göstermeleri istenmeli, taşınmazların bulunduğu yöre ile ilgili mera tahsis kararı yada kaydı olup olmadığı tapu sicil, özel idare ve mal müdürlüğü ve gerektiğinde defterdarlık nezdinde araştırılmalı, daha sonra önceki
../…
-3-
2006/4585
2006/7224
keşifte dinlenen yerel bilirkişiler ile tüm tesbit bilirkişileri ve taraflarca gösterilecek tanıklar eşliğinde yerinde yeniden keşif yapılarak yukarıda tarih ve tahrir numaraları bildirilen tüm vergi kayıtları elverdiğince yaşlı ve yansız kişilerden oluşturulacak üç kişilik yerel bilirkişi aracılığıyla uygulaması yapılarak taşınmazlarla ilgilerinin olup olmadığı, taşınmazlara uyması halinde kapsamları kesin olarak saptanmalı, bilirkişilerce bilinmeyen sınırlar yönünden tanıkların bilgisine başvurulmalı, bilirkişi ve tanıklara kayıtlarda yazılı sınırlar arazi üzerinde göstertilip düzenlenecek krokiye yerleri işaret ettirilmeli, bilirkişi ve tanıklardan taşınmazların öncesinin kadim ve geleneksel şekilde kullanılan mer’a olup olmadığı, değil ise kim yada kimlerden kaldığı, davacıların zilyet edip etmedikleri, davacıların zilyet etmeleri halinde ortalaşa mı zilyet ettikleri yoksa her birinin taşınmazların ayrı ayrı bölümlerini mi zilyet ettikleri, davacılar arasında mirasçılık ilişkisinin olup olmadığı, zilyetliklerinin başlangıç tarihi, süresi ve sürdürülüş biçimi olaylara dayalı olarak ayrı ayrı sorulup saptanmalı, bilirkişi ve tanık sözleri arasında aykırılık doğduğunda giderilmeli, tutanak bilirkişileri …,…’in davacılar arasında geçen kişiler olması halinde tutanaktaki beyanlarının kendilerine bağlaması gerekip gerekmeyeceğinin hüküm yerinde tartışılması yapılmalı, olduğunda mera tahsis kararı ve kayıtlarının uygulaması yapılmalı, komşu 182 nolu parselin kadastro tutanağı ve dayanağı kayıtlar getirtilerek taşınmazlar yönünü ne şekilde sınır okuduklarına bakılmalı, ziraatçi bilirkişilerden taşınmazların bitki örtüsü öncesinin mera olup olmadığı, toprak yapıları, işleniş tarzı ve süresi ve karakteri ile ilgili hususlarda gerekçeli ve teknik verilere dayalı rapor alınmalı, komşu parseller hakkında açılıp sonuçlanan dava olup olmadığı araştırılarak olduğunda verilen kararların kesinleşme şerhi içeren örnekleri getirtilip dosyaya konularak delillerin değerlendirilmesinde dikkate alınmalı, fen bilirkişisine yapılan uygulamaları, keşfi ve kayıtlarda yazılı sınır yerlerini, her bir davacının taşınmazlarının ayrı ayrı bölümlerini zilyet etmeleri halinde söz konusu yerlerin taşınmazlar içerisindeki konum ve miktarlarını gösterir geniş kapsamlı raporlu kroki düzenlettirilmeli, ondan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
../…
-4-
2006/4585
2006/7224
Mahkemece bu yönlerin gözetilmemiş olması doğru olmadığı gibi, kabule göre de, her bir taşınmazın 23 pay adledilip 22 payın tescili yoluna gidilmesine karşın kalan bir payın kim yada kimler adına tesciline karar verilğinin hüküm yerinde gösterilmeyerek infazda duraksama yaratılmış olması da doğru değildir.
Davalı hazinenin temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü BOZULMASINA 25.9.2006 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.