YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/4624
KARAR NO : 2006/9006
KARAR TARİHİ : 11.12.2006
T.C.
Y A R G I T A Y
17.HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasındaki tesbite itiraz davası üzerine yapılan yargılama sonunda: Davanın reddine ilişkin verilen hüküm davacılardan Hazine ile … mirasçıları ile katılan davacılardan …, …, …, … ve … tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Kadastro sırasında 211, 213, 215, 216, 217, 218, 220, 233, 234 ve 235 parsel sayılı muhtelif yüzöçümlerdeki taşınmazlar tapu ve vergi kaydı ile kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle … ve … adına tesbit edilmişlerdir. İtirazları kadastro komisyonunda reddedilen Hazine taşınmazların kayıt miktar fazlası kısımlarının kaçak ve yitik kişilerden kaldığını yargılama sırasında tapu kaydı bulunduğunu, … ve arkadaşlarının tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak ayrı ayrı açtıkları davalar birleştirilmiş, … ve arkadaşları kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak ayrı ayrı davaya katılmışlardır. Mahkemece davacıların davasının reddine, davaya katılan davacıların davalarının 3402 sayılı yasının 28/2 maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına ve dava konusu parsellerin davalı … ve paydaşları adlarına tapuya tesçillerine karar verilmiş, hüküm davacılardan Hazine ile … mirasçıları ile katılan davacılardan …, …, …, … ve … tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm kurmaya yeterli bulunmamaktadır. Kadastro sırasında taşınmazlar tapu ve vergi kaydına ve zilyetliğe dayalı olarak … ve … adlarına tesbit edilmiş, davacılardan Hazine önce kayıt miktar fazlalıklarının kaçak ve yitik kişilerden kaldığını ve devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu ileri sürerek dava açmış aşamalarda tapu kayıtlarına dayanmış, davacılardan … da Hazinenin bildirdiği tapu kayıtlarına dayanarak taşınmazların adlarına tescilini istemişler. … ve arkadaşları da taşınmazların zilyetliklerinde olduğunu ileri sürerek davaya katılmışlardır. Tesbit nedenlerine, savunmaya ve ileri sürülüşe göre uyuşmazlık taşınmazların hazine ve … dayandıkları tapu kayıtları ile tesbite esas alınan tapu kayıtları kapsamında kalıp kalmadıkları, tesbite esas alınan tapu kayıtlarının uyması halinde kayıt miktar fazlalıklarının kaçak ve yitik kişilerden kalıp kalmadığı yada devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olup olmadığı, kaçak ve yitik kişilerden kalmaması durumunda da katılanlar yararına zilyetliğe dayalı taşınmaz edinme koşularının oluşup oluşmadığı yönlerinde toplanmaktadır. Tesbit tapu kayıtlarına ve vergi kayıtlarına dayanılarak yapıldığına ve davacılarda ayrı tapu kayıtlarına dayanarak iptal ve tescil isteğinde bulunduklarına göre dayanılan kayıtların uygulaması yapılarak taşınmazlara uyup uymadıkları uymaları halinde de kapsamlarının saptanması gerekir. Hazine ve … dayandıkları kayıtlarla tesbite esas alınan kayıtlar ilk tesislerinden itibaren intikalleri ile birlikte tapu sicil müdürlüğünden getirtilmemiş, bunlardan hazine ve …’ın dayandıkları tapu kayıtlarının uygulaması yoluna gidilmemiş ve karar yerinde uygulanmama nedenlerinin gerekçesi de gösterilmemiştir. Ayrıca tesbite esas alınan kayıtların uygulanması ile ilgili yerel bilirkişi sözleri de soyut içerikli ve gerekçeye dayanmadığı gibi komşu parsel kayıtlarının uygulaması da yapılarak taşınmazlar yönünü ne şekilde sınır okuduklarına bakılmamıştır. Öte yandan 213, 217 ve 223 nolu parseller hakkındaki davanın tefrikine karar verilmesine karşı akibetleri araştırılmadan haklarında hüküm tesisi yoluna gidilmiş ve bu arada katılanlarda zilyetliğe dayandığı halde kendilerine tanık listesi ibaraz etmesi için
usulüne uygun önel verilmemiş ve bu meyanda hazinenin vermiş olduğu listede adları yazılı tanıkların dinlenilmesi yoluna da gidilmemiştir.
Eksik inceleme ile hüküm verilemez. O halde, hazine ve Nurbanın dayandıkları tapu kayıtları ile tesbite esas alınan tapu kayıtları ilk tesislerinden itibaren intikalleri ile birlikte yerel tapu sicili müdürlüğünden olmadığı takdirde kayıt örnekleri eklenerek tapu kadastro genel müdürlüğü arşiv dairesi başkanlığından getirtilmeli, katılanlara taşınmazlar ve öncesini bilen yaşlı tanıklar göstermeleri için usulüne uygun biçimde önel verilmeli, kayıtlar getirtildikten sonra hazine ve … mirasçılarına hangi parsel için hangi tapu kaydına dayandıkları açıkça sorulup beyanları imzaları ile belgelendirilmeli, bildirilecek tapu kayıtlarının kadastro sırasında herhangi bir parsele yada parsellere revizyon görüp görmediği Tapu Sicil ve Kadastro Müdürlüklerinden sorulup olduğundan tutanakları getirtilerek bu hususların yerine getirilmesinden sonra önceki keşifte dinlenen yerel bilirkişiler ile tüm tesbit bilirkişileri ile hazine tarafından gösterilen tanıklar vede katılanlar tarafından gösterilecek tanıklar eşliğinde yerinde yeniden keşif yapılarak gerek davacı hazine ve Nurbanın dayandığı tapu kayıtları ve gerekse tesbite esas alınan tapu kayıtları ve vergi kaydı taşınmazları ve öncesini iyi bilen elverdiğince yaşlı ve yansız kişilerden oluşturulacak üç kişilik bilirkişi kurulu aracılığıyla gereği gibi yerlerine uygulanmalı, bilirkişilere kayıtlarda yazılı sınırlar arazi üzerinde göstertilerek düzenlenecek krokiye yerleri işaret ettirilmeli, bilirkişilerce bilinmeyen sınırlar olduğunda tanıkların bilgisine başvurulmalı, kayıtların çakışması durumunda hukuki değerini koruduğu sürece eski ve doğru temele dayalı tapu kaydına üstünlük tanınacağı düşünülmeli, kayıtların uymaması yada kayıt miktar fazlalıklarının bulunması durumunda taşınmazların kaçak ve yitik kişilerden kalan yada devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olup olmadığı, değil ise her bir parselde kimin yada kimlerin zilyet ettikleri, zilyetliklerinin başlangıç tarihi, süresi ve sürdürülüş biçimi olaylara dayalı olarak ayrı ayrı sorulup saptanmalı, bilirkişi ve tanık sözleri arasında aykırılık doğduğunda giderilmeli, tüm komşu parsellere ait kayıtların uygulaması yapılarak dava konusu taşınmazlar yönünü ne şekilde sınır okuduklarına bakılarak uygulama ile ilgili bilirkişi sözlerinin denetlenmesi yoluna
gidilmeli, 213, 217 ve 220 nolu parsellerle ilgili davaların akibeti araştırılmalı, haklarında hüküm tesisi yoluna gidilmiş ise ikinci kez haklarında hüküm kurulmasının usule aykırı düşeceği ve infazda duraksama yaratacağı dikkate alınmalı, fen bilirkişisine yapılan uygulamaları, keşfi ve kayıtlarda yazılı sınır yerlerini izlemeye olanak verecek biçimde geniş kapsamlı raporlu kroki düzenlettirilmeli, ondan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek hasıl olacak sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Davacılardan Hazine ile …mirasçıları ve katılan davacılardan … ve arkadaşlarının temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü BOZULMASINA peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene geri verilmesine 11.12.2006 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.