YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/4626
KARAR NO : 2006/7673
KARAR TARİHİ : 09.10.2006
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki tesbite itiraz davası üzerine yapılan yargılama sonunda: Davanın reddine ilişkin verilen hüküm davacı … ve arkadaşları tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Hükmüne uyulan Yargıtay bozma kararında özetle: Davacıların kök miras bırakanı … ile ilgili veraset uyuşmazlığının çözümlenmesi, komisyon kararında anılan tapu kaydının getirtilerek davacılar yararına kadastro Yasasının 13/B-b maddesindeki koşulların oluşup oluşmadığının araştırılması ondan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozmaya uyulduktan sonra davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı … ve arkadaşları tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davacılara 3402 sayılı Kadastro Yasasının 36/1 ve HUMK.nun 414. maddesi uyarınca verilen kesin önele rağmen keşif masrafalrını mahkeme veznesine depo etmedikleri gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiş ise de varılan sonuç dosya içeriğine uygun düşmemektedir.
Bir davada yargılama giderinin ödenmemesi yada verilen önele karşın keşfe gidilmemesi durumunda yapılması gereken işlemin nelerden ibaret olduğu 3402 sayılı kadastro yasasının 36 ve HUMK.nun 163. ve 414. maddelerinde belirtilmiştir.HUMK.nun 163. maddesinde biri yasal diğeri hakim tarafından tanınan iki türlü önelin varlığı kabul edilmiş olup bu önellere uyulmamış olması durumunda doğacak hukuki sonuçlar açıklanmıştır. Keşif yapılmasına ilişkin
ara kararında yapılması gereken işlemin nelerden ibaret olduğunun tam bir açıklıkla ve eksiksiz olarak belirtilmesi, tanınan önelin işin yapılması için yeterli ve elverişli olması (keşif giderlerinin hakim ve mahkeme personelinin yol tazminatını taşıt giderlerini tanık ve bilirkişi ücretleri karşılayacak biçimde) ayrıntılı olarak saptanması, ücretin yatırılmasından itaberen tebligat işlemlerinin yapılması için uygun bir süre tanınması ve kesin önel gereğinin yerine getirilmemesi durumunda doğuracağı hukuksal sonuçların açıklanması gerekir. Somut olayda tarafların bulunmadığı 17.12.2002 günlü oturumda keşif için verilen ara kararı usulüne uygun açık ve yeterli bulunmamaktadır. Söz konusu kararda hakim, katip ve mübaşir yollukları ayrı ayrı yazılıp gösterilmemiş yerel bilirkişi isimleri yargılama sırasında saptandığı halde ara kararına bunların isimleri tek tek yazılarak adlarına keşif gününü bildirir tebligat çıkarılması istenmemiş ve , yerel bilirkişiler için ne miktar ücret takdir edildiği gösterilmemiş, yerel bilirkişilerin keşif mahallinde hazır edilmesi için C.Savcılığına yazı yazılmasına denmekle HUMK.nunda öngörülmeyen bir yola başvurulmuştur. Aynı şekilde davacılar dava dilekçesi ekinde sundukları satış senedindeki tanıklar ve senet mümzileri adlarına keşif ara kararında yer verilmemiştir. Diğer yandan keşif masrafları için takdir edilen 135.750.000.TL avansın tebliğ tarihinden keşif gününe kadar yatırılması gerektiği ara kararına ve tebligata yazılmakla duraksama yaratılmış ücretin yatırılmasından itibaren tebligat işlemlerinin yapılması için uygun bir süre tanınmamıştır. Ayrıca, getirtilen nüfus kayıtlarına göre yargılamanın devamı sırasında ölen davacılardan … adına çıkarılan açıklamalı davetiyenin tebligat yasasının 21. maddesine göre yapılan tebliğininde geçerliliği yoktur.
Bu durum karşısında yasaya uygun biçimde verilmiş bağlayıcı bir kesin önelin varlığından söz etme olanağı yoktur.
Davacıların temyiz itirazları yerindedir.Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene geri verilmesine 9.10.2006 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.