Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2006/4807 E. 2006/8499 K. 20.11.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/4807
KARAR NO : 2006/8499
KARAR TARİHİ : 20.11.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki maddi tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalıya ait sevk ve idaresindeki … plakalı aracıyla müvekkillerinden …’e ait …’in sevk ve idaresindeki … plakalı aracına çarptığını belirterek hasar, trafikten sildirme ücreti ve bilet iptal ücreti olarak toplam 16.466.48 Euro maddi tazminat ile 2.000.00 Euro manevi tazminatın müvekkili … ‘a, 2.000.00 Euro manevi tazminatın diğer davalı … ‘a aynen veya aynen tahsili mümkün olmaması halinde fiilen ödeme tarihindeki Merkez Bankası döviz satış kurundan hesaplanacak Türk Lirası karşılığının kaza tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi gereğince işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, 8.2.2006 tarihli dilekçesiyle, Karayolları Garanti Sigortası tarafından 26.7.2005 tarihinde 2.000.00 TL’sı ödendiğini bunun da 1.225 Euro’ya denk geldiğini, 16.466.48 Euro tutarındaki maddi tazminat talebinin 1.225 Euro’luk kısmından 27.6.2005 tarihi itibariyle feragat ettiğini, 15.241.48 Euro maddi tazminat ile 4.000 Euro manevi tazminata ilişkin talebinin kabulünü istemiştir.
Davalı vekili kusur oranı ve hasar miktarını kabul etmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporu gereğince, davanın kısmen kabulü ile 10.938.41 Euro’nun ödeme günündeki kur üzerinden YTL’sına
../…
-2-
2006/4807
2006/8499
çevrilmek üzere davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istem ile manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, özellikle oluşa ve dosya içeriğine uyğun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı, davalının neden olduğu kazada yabancı plakalı aracın hasar gördüğünü ileri sürerek zararın tazminini istemiştir. Hükme esas alınan raporda, davacının zararı motorlu aracın hasarlı halini doğrudan veya resimlerden görmeden Almanya’da düzenlenen bir belge esas alınarak belirlenmiştir. Değerlendirmeye esas alınan belge olaydan yaklaşık 2 ay sonra sigorta şirketi tarafından görevlendirilen araç bilirkişisi tarafından düzenlenen imzasız bir rapordur. Böyle bir raporun zararın belirlenmesinde doğrudan doğruya ve tek başına kullanılması isabetli değildir. Bu belgedeki zararın trafik kazası sonucu olduğu kesin olarak söylenemez. Kaza Türkiye’de olmuş, davacı aynı otosuyla Almanya’ya gitmiş ve olaydan yaklaşık 2 ay sonra aldığı çok özel nitelikteki bir belgeyle zararını kanıtlamak istemiştir. Aradan geçen süre, aracın uzun bir yolculukta kullanılmış olması, zararın başka olaylarla artması, veya aracın Türkiye’de kısmen tamir edildiği ihtimalini gündeme getirmektedir. Davaya konu zararın davalının neden olduğu kaza sonucu olduğu yani illiyet bağının davacı tarafından kanıtlanması zorunludur. Bu yolda başkaca bir kanıt gösterilmediğine göre, kaza sonucu hasar gören davacıya ait aracın bu kapsamdaki bir hasarla yurt dışına çıkıp Almanya’ya gidip gidemeyeceği yolunda bilirkişi görüşüne başvurma ve gerektiğinde Borçlar Kanununun 42.maddesinin hakime verdiği yetkiyi kullanarak zararı belirlemek olanağı da gözardı edilmemelidir.
3-Kabule göre;
Davacının talebi ve tercüme evraklarında, aracın kaydının 9.10.2003 tarihinde trafikten sildirdiği anlaşıldığından, aracın kullanılmaz durumda olup olmadığı ve kulllanılacak durumda ise onarım olanağının olup olmadığı gözetilerek araç resimleri,
Karayolları Garanti Sigorta Fonu tarafından hazırlanan varsa hasar dosyasıda istenerek her iki durum yönünden de Karayolları Fen heyeti veya İTÜ’den seçilecek bilirkişi kurulundan alınacak rapor sonucuna göre zararın belirlenmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması isabetli görülmemiştir.
4-Karayolları Garanti Sigorta Fonu hasabından ödeme belgeleri istenerek ödeme tarihindeki döviz kuruna göre mahsup işleminin yapılmaması, bu konuda davacı vekilinin beyanı ile yetinilerek mahsubun yapılması doğru değildir.
5-Tespit edilecek tazminat tutarının davacı …’e ödenmesine karar verilmesi gerekirken davacılara verilmesi şeklindeki kabulü de hatalı görülmüştür.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, (2), (3), (4) ve (5) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle usul ve yasaya uygun bulunmayan hükmün davalı yararına BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene geri verilmesine 20.11.2006 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.