YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/4815
KARAR NO : 2006/7489
KARAR TARİHİ : 02.10.2006
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki tesbite itiraz davası üzerine yapılan yargılama sonunda: Davanın reddine ilişkin verilen hüküm davacı Hazine tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Kadastro sırasında 20 ada 10 parsel sayılı 4403 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle … … adına tesbit edilmiştir. … … ve … …’ın satınalmaya dayanarak yaptıkları itiraz kadastro komisyonunca kabul edilerek adlarına tesbitine karar verilmiştir. …, … ve … … irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak taşınmazın … … mirasçıları adına tescili isteğiyle dava açmışlardır. Mahkemece davanın kabulüne ve dava konusu parselin … … mirasçıları adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalılar … … ve … … tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davalının dayandığı senedin biçim koşullarından yoksun ve bunun sonucu olarak geçersiz olduğu gerekçesiyle yazılı olduğu üzere davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli bulunmamaktadır. Taşınmazın tarafların ortak miras bırakanı 1981 yılında ölen …’den kaldığı ve de davalının dayandığı satış senetlerine konu olduğu uyuşmazlık konusu olmadığı gibi bu yön mahkemeninde kabulündedir. Uyuşmazlık, muris …’nin taşınmazları kızları olan … ve …’ye satıp satmadığı yönünden toplanmaktadır. Taşınmazın öncesinin tapusuz olduğu uyuşmazlık konusu değildir. Tapusuz taşınmazlar menkül hükümlerine tabi olup zilyetliğin devri koşulu ile satış olgusu tanık dahil her türlü delil ile kanıtlanabilir. Başka bir anlatımla satışın geçerliliği yazılı olması koşuluna bağlı değildir.
Senetlerin şeklen geçersiz olması satışın başka delillerle kanıtlanmasına engel değildir. Medeni Yasanın eski 539 yeni 599. maddesine nazaran terekenin doğrudan mirasçılarına intikali kuralı olduğuna göre satın alma olgusuna davalıların bu iddialarını kanıtlamaları gerekir. Dinlenen yerel bilirkişi ve tanık sözleri satışın kabul yada ademi kabulü için yeterli bulunmamaktadır. Öte yandan senet tanıkları ile senedi tasdik eden muhtarlar ve azalar dinlenerek satışla ilgili bilgileri sorulmamıştır.
Eksik inceleme ile hüküm verilemez. O halde, davada iddiasına kanıtlama yükümlülüğünde olan davalılardan taşınmazları iyi bilen yaşlı tanık göstermeleri istenmeli, istekleri halinde aynı olanak davacı tarafada tanınmalı, daha sonra önceki keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve taraf tanıkları ile tüm tesbit bilirkişileri ve verilecek önel üzerine taraflarca gösterilecek tanıklar vede senet tanıkları … … ve … ile muhtar … ve senette imzaları bulunan azalar eşliğinde yerinde yeniden keşif yapılarak, bilirkişi ve tanıklardan …’nin sağlığında taşınmazı kızları … ve …’ye satıp satmadığı, taşınmazda … ve …’nin hangi tarihten beri zilyet oldukları, taşınmazın gelirinden ve mahsulatından diğer mirasçılara pay verip vermedikleri, satışın ne sebeple yapıldığı olaylara dayalı olarak ayrı ayrı sorulup saptanmalı, bilirkişi ve tanık sözleri arasında aykırılık doğduğunda giderilmeli, gerektiğinde komşu parsellerin malik yada zilyetlerinin yukarıda yazılı hususlarla ilgili olarak tanık sıfatı ile bilgilerine baş vurulmalı, fen bilirkişisine önceden olduğu gibi kroki düzenlettirilmeli, ondan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Davalılar … … ve … …’ın temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene geri verilmesine 2.10.2006 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.