YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/4876
KARAR NO : 2006/7714
KARAR TARİHİ : 10.10.2006
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki tesbite itiraz davası üzerine yapılan yargılama sonunda: Davanın reddine ilişkin verilen hüküm davacı Hazine tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Kadastro sırasında 128 ada 4 parsel sayılı 5451.45 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ve pay satınalma nedeniyle … ve müşterekleri adlarına tesbit edilmiştir. Askı ilan süresi içinde davacı Hazine tapu kaydına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine ve dava konusu parselin tesbit gibi davalı … ve müşterekleri adına tapuya tesçiline karar verilmiş, hüküm davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli bulunmamaktadır. Kadastro sırasında taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine ve satın almaya dayalı olarak davalılar adına tesbit edilmiş, davacı hazine tapu kaydına dayanarak dava açmıştır. 4753 ve 5618 sayılı yasa hükümleri uyarınca hazine adına oluşturulan 18.11.1963 tarih 664 sıra nolu tapu kaydının taşınmaza aidiyeti yerel bilirkişi tarafından haber verildiği gibi bu yön mahemeninde kabulündedir. Tesbit nedenine, ileri sürülüşe ve savunmaya göre uyuşmazlık 3402sayılı kadastro Yasasının 46/1 ve 14. maddesindeki taşınmaz edinme koşullarının davalılar yararına oluşup oluşmadığı yönünden toplanmaktadır. Mahkemece tek bir yerel bilirkişinin ifadesiyle yetinilmiş, tanık bilgisine başvurulmamış ve tesbit bilirkişileri de dinlenilmemişlerdir.
Eksik inceleme ile hüküm verilemez. O halde, belirtmelik bilirkişilerinin ölmüş olmaları ve hazine tapusunun da taşınmaza uygunluğunun saptanması karşısında davada iddiasını kanıtlama yükümlülüğünde olan davalılardan taşınmazı ve öncesini iyi bilen elverdiğince yaşlı tanıklar göstermeleri istenmeli, hazineye de aynı olanak tanınmalı, daha sonra önceki keşifte dinlenen yerel bilirkişi ile tüm tesbit bilirkişileri ve taraflarca gösterilecek tanıklar eşliğinde yerinde yeniden keşif yapılarak, bilirkişi ve tanıklardan taşınmazın öncesinin mer’a yada devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olup olmadığı, değilse, kim yada kimlerden kaldığı davalıların ve miras bırakanlarının zilyetliklerinin başlangıç tarihi, süresi ve sürdürülüş biçimi olaylara dayalı olarak ayrı ayrı sorulup saptanmalı, bilirkişi ve tanık sözleri arasında aykırılık doğduğunda giderilmeli, gerektiğinde yukarıda yazılı hususlarla ilgili olarak komşu parsel malik yada zilyetlerinin tanık sıfatıyla bilgilerine başvurulmalı, önceden olduğu gibi fen bilirkişisine raporlu kroki düzenlettirilmeli, ondan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
Davacı hazinenin temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü BOZULMASINA 10.10.2006 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.