Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2006/4982 E. 2006/8829 K. 04.12.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/4982
KARAR NO : 2006/8829
KARAR TARİHİ : 04.12.2006

T.C.
Y A R G I T A Y
17.HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasındaki tesbite itiraz davası üzerine yapılan yargılama sonunda: Davanın reddine ilişkin verilen hüküm davacı … tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:

– K A R A R –

Davacı … 2859 sayılı yasa uyarınca yapılan yenileme çalışmaları arasında kendisine ait 41 nolu parselin yüzölçümünün eksik yazıldığını, bunun davalılardan Fethi Yavuz’a ait 52 nolu parseldeki fazlalıktan ileri geldiğini öne sürerek dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine ve dava konusu 41 nolu parselin bilirkişi raporundaki gibi 7265 metrekare olarak tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm kurmaya yeterli bulunmamaktadır. İleri sürüşe, savunmaya ve aşamalardaki açıklamalara göre uyuşmazlık 2858 Sayılı Tapulama ve Kadastro paftalarının yenilenmesi hakkındaki kanundan kaynaklanmaktadır. Anılan yasanın 4. maddesinde yenilemenin yalnızca teknik çalışmaları kapsayıp tapu siciline geçmiş veya geçmemiş mülkiyet ve mülkiyete ilişkin hakların inceleme konusu yapılamıyacağı yenileme işlemi sırasında ilk kadastro veya tapulamanın tahdit ve tesbit ettiği parsel sınırlarına itibar olunacağı öngörülmüştür. Fen bilirkişisi tarafından düzenlenen krokili raporlarda ilk kadastro sırasında düzenlenen tapulama paftalarının ada bazında uygun olmakla beraber parsel bazında kısmen uymadığı belirtilmiştir. Ne varki uygulama yapılırken hangi roper ve poligon noktalarının yada doğal sınırların esas alındığı açıkça belirtilmemiş, ilk kadastro paftası ile yenileme paftalarının ölçekleri eşitlenerek uygulama yapılması yoluna
gidilmemiş, ayrıca her iki parseli ayıran değişmez doğal sınırlar olup olmadığı yönü üzerinde de yeterli araştırma yapılmamış taşınmazlar arasındaki Devlet Su İşlerince yapılan kanalın ilk tespit tarihinde olup olmadığı hususuda bilirkişi ve tanıklardan sorulup açıklığa kavuşturulmamıştır.
Eksik inceleme ile hüküm verilemez. O halde önceki keşifte dinlenen yerel bilirkişi ile tanık ve hayatta olmaları halinde gerek ilk kadastro tesbitindeki ve gerekse yenileme paftasının düzenlenmesi sırasında bilgilerine başvurulan bilirkişiler eşliğinde yerinde yeniden keşif yapılarak birisi harita mühendisi, diğeri tapu fen memuru ve bir diğeri tasarruf kontrol memurundan oluşturulacak üç kişilik fen bilirkişisi kuruluna 1/5000 ölçekli ilk kadastro paftası ile1/2000 ölçekli yenileme kadastrosu paftalarının ölçekleri eşitlettirilerek ve de uygulama yaptırılarak kapsamları ve dava konusu parseller ve aralarındaki sınırın nereden geçtiği, herhangi bir tecavüzün söz konusu olup olmadığı, kayma durumu varsa nereden kaynaklandığı kesin olarak saptanıp bu yolda gerekçeli rapor alınmalı, bu arada bilirkişi ve tanıklardan taşınmazlar arasındaki DSİ kanalının ayırıcı sınırı olup olmadığı sorulmalı, DSİ Müdürlüğünden söz konusu kanalın hangi tarihte geçirildiği sorulmalı, kanal dışında her iki taşınmazı ayıran doğal ve değişmez sınırlar olup olmadığı üzerinde de durulmalı, ondan sonra yukarıda sözü edilen madde hükümleri ışığında deliller birlikte değerlendirilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
Davacı …’ın temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene geri verilmesine 4.12.2006 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.