Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2006/5033 E. 2006/8047 K. 30.10.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/5033
KARAR NO : 2006/8047
KARAR TARİHİ : 30.10.2006

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki tesbite itiraz davası üzerine yapılan yargılama sonunda: Davanın kısmen kabulüne kısmen reddine ilişkin verilen hüküm davacılar … ve arkadaşları ile davalı Hazine tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-
Kadastro sırasında 155 ada 12 ve 161 ada 16 parsel sayılı 13772.56 ve 152000 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduklarından söz edilerek malik haneleri açık bırakılmak suretiyle tesbit edilmişlerdir.Asliye Hukuk Mahkemesinde … … tarafından Hazine ve Belediye Başkanlığı aleyhine açılan kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine ve satın almaya dayalı tescil davası ile … … ve arkadaşları tarafından … … aleyhine tapu kaydına dayalı olarak açılan elatmanın önlenmesi davaları birleştirilmiş ve görevsizlik kararı ile kadastro mahkemesine aktarılmıştır. Mahkemece … …’ın davasının kabulüne, diğer davacıların davasının reddine ve dava konusu parsellerin … … adına tapuya tesçillerine karar verilmiş, hüküm davacılar … … ve arkadaşları ile davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm kurmaya yeterli bulunmamaktadır. Kadastroca her iki taşınmaz Asliye mahkemesinde davalı olduklarından söz edilerek malikhanesi açık bırakılmak suretiyle tesbit edilmişlerdir. Daha önce … … tarafından hazine ve Yıprak belediyesi aleyhine açılan tescil davası ile, … çocukları … … ve arkadaşları tarafından … … aleyhine açılan tapuya dayalı elatmanın önlenmesi davaları görevsizlikle kadastro mahkemesine aktarılmıştır. Davacı … vergi kaydına, satınalma ve zilyetliğe, davacılar … … ve arkadaşları da tapu kaydına dayanmışlardır. Uyuşmazlık, davacı … … ve arkadaşlarının dayandıkları tapu kaydının dava konusu taşınmazlardan 12 nolu parsele uyup uymadığı, uyması halinde davacı …’ın satınalma iddiasına değer verilip verilemeyeceği ve dolayısıyla 3402 sayılı Kadastro Yasasının 13/B-b koşullarının oluşup oluşmadığı, tapu kaydının uymaması halinde 12 parsel nolu taşınmazın … … ve arkadaşlarının babası … tarafından davacı …’a satılıp satılmadıkları ve dolayısıyla zilyetlik iktisap koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği yönlerinde toplanmaktadır. Kural olarak tapu kaydına dayanan bir kimsenin kayıt maliki yada mirasçıları ile irsi yada akdi bağlantısını kurması gerekir. Aksi takdirde o kayda dayanma olanağı yoktur. Dayanılan tapu kaydı ilk tesisinden itibaren getirtilmediği gibi keşfen uygulaması yapılarak 12 nolu parsele ait olmadığıda kesin olarak saptanmamıştır. Senedin düzenlendiği gün ile asliye mahkemesindeki davaların açıldığı tarihler arasından 10 yıllık süre geçmediğine nazaran tapu kaydının taşınmaza uyup uymadığının keşif ve uygulama ile saptanması gerekir. Diğer taraftan taşınmazlarda kim yada kimlerin zilyet ettikleri, zilyetliklerinin süresi ve sürdürülüş biçimi ile ilgili yerel bilirkişi ve tanık sözleride soyut içerikli ve olaylara dayalı bulunmamaktadır. Ayrıca komşu parsellerin kadastro tutanakları ile tesbitlerine esas alınan kayıtlarda getirtilip uygulanarak taşınmazlar yönünü ne şekilde sınır okudukları belirlenmemiştir.
Eksik inceleme ile hükmü verilemez. O halde, öncelikle … … ve arkadaşlarının dayandıkları tapu kaydı örneği eklenmek suretiyle ilk tesisten itibaren intikalleri ile birlikte tapu kadastro genel müdürlüğü arşiv dairesi başkanlığından getirtilmeli, komşu parsellerin kadastro tutanakları ve dayanakları ile davacı …’ın sözünü ettiği vede keza uygulaması yapılmayan vergi kaydı mercilerinden istenilmeli, davacı … … ve arkadaşlarından dayandıkları tapunun kök maliki olarak adı geçen … oğullarından … oğlu … ile bağlantısını kuracak veresat ilamı ibraz etmeleri istenmeli yada bildirecekleri malumatlara göre adı geçenin tüm mirasçılarını gösterir verasete esas aile nüfus kayıt tablosu örneği celb edilmeli, daha sonra önceki keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanıklarla hayatta bulunmaları halinde tüm tesbit bilirkişileri eşliğinde yerinde yeniden keşif yapılarak gerek dayanılan tapu ve vergi kaydı taşınmazları ve öncesini iyi bilen elverdiğince yaşlı ve yansız kişilerden oluşturulacak 3 kişilik bilirkişi kurulu aracılığı ile gereği gibi yerlerine uygulanarak taşınmazlara uyup uymadığı ve uymaları halinde kapsamları kesin olarak saptanmalı, bilirkişilerden tapunun sınırlarında geçen … oğlu …, … ve Koca … oğlu … tarlalarının nereleri olduğu arazi üzerinde gezip göstermeleri istenmeli, bilirkişilerce bilinmeyen sınırlar olduğunda tanıkların bilgisine başvurulmalı, komşu köylere revizyon gören kayıtların uygulaması yapılarak taşınmazlar yönünü ne şekilde sınır okuduklarına bakılmalı, tapunun uymaması halinde bilirkişi ve tanıklardan taşınmazların öncesinin ne olduğu, kim yada kimlerden kaldığı, davacı ve davalı taraftan hangisinin zilyet ettikleri, iddia ettiği gibi davacı …’ın 12 nolu parsele konu olan yeri … … ve arkadaşlarının babası …’ten satın alıp almadığı, olaylara dayalı olarak ayrı ayrı sorulup saptanmalı, bilirkişi ve tanık sözleri arasında aykırılık doğduğunda giderilmeli, uyuşmazlığın 3402 sayılı Kadastro Yasasının 30/2 maddesi uyarınca çözümlenmesi gerekir bir nitelik arzettiği de gözetilerek mahkemece lüzum görülecek deliller re’sen toplanmalı, zilyetlik, süresi ve sürdürülüş biçimi ve satınalma olguları ile ilgili olarak gerektiğinde komşu parsellerin malik yada zilyetliklerininde tanık sıfatıyla bilgilerine başvurulmalı, kayıt maliki ile akdi yada irsi bağlantılarını kurulmamaları halinde … … ve arkadaşlarının söz konusu tapu kaydına dayanamayacağı düşünülmeli, fen bilirkişisine yapılan keşif ve uygulamaları ve kayıtlarda yazılı sınır yerlerini izlemeye olanak verecek biçimde geniş kapsamlı raporlu kroki düzenlenlettirilmeli, ondan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek hasıl olacak sonuca bir karar verilmelidir.
Davacılar … … ve arkadaşları ile davalı Hazinenin temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü BOZULMASINA peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene geri verilmesine 30.10.2006 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.