Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2006/5055 E. 2006/9077 K. 14.12.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/5055
KARAR NO : 2006/9077
KARAR TARİHİ : 14.12.2006

T.C.
Y A R G I T A Y

-K A R A R-

Nafaka borcunu ödememek suçundan sanık … hakkında yapılan yargılama sonunda; 3 aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılmasına dair … 1 İcra Ceza Mahkemesinden verilen 07/02/2006 gün ve 2693 esas 220 karar sayılı kararını havi dosya tetkik olundu.
CMK’nun 309.maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek … Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 25/08/2006 gün ve 38852 sayılı yazılı emirlerine müsteniden ihbar ve evrak Yargıtay C.Başsavcılığının 04/10/2006 gün ve 2006/201387 sayılı tebliğnamesi ile dairemize gönderilmekle incelendi ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Yazılı emre dayanan ihbarnamede; tüm dosya kapsamına göre, 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5358 sayılı Kanun’la değişik 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 337. maddesindeki yaptırım, disiplin hapsi olarak belirlenmiş ise de aynı tarihte yürürlüğe giren 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 5349 sayılı Kanun’la değişik 7. maddesi 1. fıkrasında, “Kanunlarda hafif hapis veya hafif para cezası olarak öngörülen yaptırımlar idari para cezasına dönüştürülmüştür” şeklinde bir düzenlemeye yer verilmiş olması karşısında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7. maddesi nazara alındığında, 5252 sayılı kanunun 7. maddesi 1. fıkrasındaki hükmün sanık lehine olduğu cihetle, sanık hakkında idari para cezasına hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde tazyik hapsine karar verilmesinde,
Kabule göre de, sanığın nafaka borcunu ödememek eyleminden dolayı 3 aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılmasına karar verilmiş ise de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun “Hükmün gerekçesinde ve hüküm fıkrasının içereceği hususlar” başlıklı 232. maddesinin 6. fıkrasında “Hüküm fıkrasında, 223 üncü maddeye göre verilen …. ceza miktarının…tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerekir” şeklinde açıkça gösterilmesi gerekir” şeklindeki düzenleme karşısında mahkemesince infazda tereddüt oluşturacak şekilde mahkumiyete esas sürenin net
olarak belirtilmemesinde isabet görülmediği belirtilerek anılan hükmün 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309.maddesi uyarınca bozulması lüzumuna işaret edilmiştir.
Kanun yararına bozma isteminin ikinci fıkrasında yazılı “337.” madde ve “disiplin hapsi” ibaresinin daktilo hatası, asıl olarak idari para cezası olması gereken cezanın da alt kısımda gösterilen tazyik hapsi olduğu kabul edilerek yapılan incelemede; ihbarnamede ileri sürülen düşünce kısmen yerinde görüldüğünden … 1. İcra Ceza Mahkemesinin 2005/2693 esas 2006/220 karar sayılı nafakaya ilişkin kararının BOZULMASINA,
Bozma üzerine 5271 sayılı CMY 309/4-d maddesi gereğince yeniden uygulama yapılması gerektiğinden;
Sanık …’in nafaka borcunu ödememek eyleminden dolayı 5349 sayılı yasa ile değişik 5252 sayılı yasanın 7., 5237 sayılı TCK’nın 52/2 maddeleri dikkate alınarak 10 gün karşılığı idari para cezası ile cezalandırılmasına,
Sanığa verilen cezanın günlüğü takdiren 20,00 YTL’den hesaplanarak, sonuç olarak sanığın 200,00 YTL idari para cezasıyla cezalandırılmasına, infazın bu miktar üzerinden yapılmasına, hükmün diğer kısımlarının aynen bırakılmasına,
Kanun yararına bozma isteminde ceza miktarına yönelik talebe gelince; disiplin ve tazyik hapsinin bir “hapis” cezası olmadığı, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu 2. maddesinde tanımlanan “disiplin hapsi” kavramı içinde kaldığı ve kısmi bir düzeni korumak amacıyla getirildiği, kişinin kendisinden beklenen yükümlülüğü yerine getirdiği takdirde de serbest kalacağı düzenlendiğine göre belirli bir süreye kadar disiplin veya tazyik hapsine karar verilmesi 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu 232/6. maddesine aykırılık teşkil etmemektedir.
Bu itibarla kanun yararına bozmaya dayanan ihbarnamede ileri sürülen ceza miktarına ilişkin düşünce yerinde görülmediğinden kanun yararına bozma talebinin bu açıdan REDDİNE, dosyanın Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİİNE 14.12.2006 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.