Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2006/5058 E. 2007/540 K. 22.02.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/5058
KARAR NO : 2007/540
KARAR TARİHİ : 22.02.2007

C.Savcılığı No :2006/201397

-K A R A R-

Nafaka hükümlerine uymamak suçundan sanık … hakkında yapılan yargılama sonunda; 3 aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılmasına dair KARACASU İcra Ceza Mahkemesinden verilen 17/05/2006 gün ve 15 esas 18 karar sayılı kararına yapılan itirazın reddine ilişkin Nazilli Ağır Ceza Mahkemesinin 14/06/2006 tarihli ve 2006/621-610 değişik iş sayılı kararını havi dosya tetkik olundu.
CMK’nun 309.maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 25/08/2006 gün ve 38848 sayılı yazılı emirlerine müsteniden ihbar ve evrak Yargıtay C.Başsavcılığının 04/10/2006 gün ve 2006/201397 sayılı tebliğnamesi ile dairemize gönderilmekle incelendi ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Yazılı emre dayanan ihbarnamede;
1-Dosya kapsamına göre tedbir nafakasının ödenmemesinden dolayı Karacasu İcra Müdürlüğünün 2004/19 esas sayılı dosyası üzerinden yapılan icra takibinin; 23/06/2005 tarihinde borçlu tarafından nafaka borcunun tamamının ödenmesi üzerine son bulması gerektiği, Karacasu Asliye Hukuk Mahkemesinin 17/09/2004 tarihli ve 2003/163 esas, 2004/152 sayılı kararında ise tedbir nafakasının yoksulluk nafakası olarak devamına hükmedilmesi karşısında, kesinleşmiş ilâma dayalı olarak yeni bir ödeme emrinin gönderilmesi gerekeceği bu sebeple sanığın beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesinde,
2-Sanığın nafakaya ilişkin kararın gereğini yerine getirmemek eyleminden dolayı 3 aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılmasına karar verilmiş ise de. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun “Hükmün gerekçesi ve hüküm fıkrasının içereceği hususlar” başlıklı 232. maddesinin 6.fıkrasında “Hüküm fıkrasında. 223 üncü maddeye göre verilen … ceza miktarının … tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerekir.” Şeklindeki düzenleme karşısında, mahkemesince infazda tereddüt oluşturacak şekilde mahkûmiyete esas sürenin net olarak belirtilmemesinde, isabet görülmediği belirtilerek anılan hükmün 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309.maddesi uyarınca bozulması lüzumuna işaret edilmiştir.
Yazılı emre dayanan ihbarnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca Nazilli Ağır Ceza Mahkemesinin 14/06/2006 tarihli ve 2006/621-610 değişik iş sayılı kararının BOZULMASINA, sanığın BERAATINA, yargılama giderlerinin müşteki üzerinde bırakılmasına, dosyanın mahkemesine gönderilmek üzere C. Başsavcılığına TEVDİİNE,
1 numaralı bent gereğince kanun yararına bozma istemi yerinde görülerek karar bozulup sanığın beraatına karar verilmiş olmakla 2 numaralı bent hakkında inceleme yapılmasına yer olmadığına, 22/02/2006 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.