YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/5227
KARAR NO : 2006/8681
KARAR TARİHİ : 27.11.2006
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı … adına kayıtlı, davalı … idaresinde bulunan … plakalı araç ile müvekkiline ait … plakalı aracına çarpması nedeniyle aracında 17.599.652.816TL’sı maddi zarar meydana geldiğini, davalıya ait aracın sigorta şirketi tarafından 2.000.000.000TL’sı ödendiğini belirterek 15.599.652.816TL’sı hasar bedelinin kaza tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
Davalılar vekili, davacı aracında meydana gelen hasar bedeli sigorta şirketi tarafından ödendiğini, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulü ile 9.915.884.156 TL’sı tazminatın 14.09.2002 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, özellikle oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre davacı vekilinin ve davalılar vekilinin
aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Kaza tespit tutanağında davalı sürücünün asli kusurlu olduğu belirtilmiş davacıya ise, kusur verilmemiştir. Mahkemece bilirkişiden alınan 5.9.2005 tarihli raporda, davalı sürücüsünün %65, davacının ise %35 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiş olup bu rapora göre hüküm kurulmuştur. Delillere uygun değerlendirme yapılarak raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için yeniden seçilecek uzman bilirkişi veya bilirkişi heyetinden rapor alınarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması isabetli değildir.
3-Davacı vekili, davalıya ait aracın zorunlu mali mesuliyet sigorta şirketi tarafından 2.000.000.000TL’si ödeme yapıldığını bildirdiği halde, kusur oranlarına göre belirlenecek hasar tazminatı miktarından sigortaca yapılan ödemenin indirilmemesi de doğru değildir.
Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene geri verilmesine 27/11/2006 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.