Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2006/5250 E. 2006/8790 K. 30.11.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/5250
KARAR NO : 2006/8790
KARAR TARİHİ : 30.11.2006

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki tesbite itiraz davası üzerine yapılan yargılama sonunda: Davanın reddine ilişkin verilen hüküm davacı Hazine tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Kadastro sırasında 108 ada 75 parsel sayılı 7200,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, tapu kaydı, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tespit malikleri …, …, … , …, … , …, … ve … adlarına hisseleri oranında tespit edilmiştir. Askı ilan süresi içinde davacı hazine dava konusu taşınmazın kamu orta malı niteliğinde mer’a olduğu iddiasına dayanarak dava açmıştır. Yargılama aşamasında … mirasçıları davaya dahil edilmişlerdir. Mahkemece davanın reddine ve dava konusu parselin tespit tutanağındaki malikleri … , … , …, … , …, … kızı … ve … kızı … adlarına ve payları oranında tesbit gibi tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece taşınmazın tespite esas alınan davalıların dayanağı 18.3.1940 tarih 658 numaralı tapu kaydının kapsamında kaldığı ve davalılar yararına zilyetlikle iktisap koşullarının da gerçekleştiği gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiş isede mahkemenin bu kabulü dosya içeriğine ve yasa hükümlerine uygun düşmemektedir. Eylemli durumda ve krokisindende izlendiği üzere taşınmaz doğu yönden kısmen, batı, kuzey ve güneyden tamamen mer’a niteliği ile sınırlandırılan 136 ve hükmen mer’a olarak sınırlandırılan 74 numaralı mer’a parselleri ile çevrili bulunmaktadır. davalı tarafın dayandığı tapu kaydının kuzey ve batı sınırlarında adları geçen … oğlu … ile … oğlu … yerleri arazi üzerinde tespit edilememiştir. Tapunun doğu ve güneyinde yer alan hazine ve ziyaret yolu sınırları her yerde bulunması mümkün olan sınırlardan olduğundan kaydın taşınmaza aidiyetinin kabulüne olanak yoktur. Yol sınırı mer’ayı ayırıcı sınırlardan değildir. Mer’aların içerisinden de yol geçebilir, sınırları mer’a ile çevrili bir taşınmazın mer’adan açıldığının kabulü zorunludur. Eylemli duruma, mahkeme hükmüne, resmi kayıt ve belgelere ters düşen bilirkişi ve tanık sözlerine değer verilemez. Açıklanan bu maddi ve hukuksal olgular karşısında davanın kabulü ile 3402 Kadastro Yasasının 16/B maddesine göre taşınmazın mer’a niteliğiyle sınırlandırılmasına ve özel siciline yazılmasına karar verilmesi gerekirken delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek yazılı olduğu üzere karar verilmiş olması doğru değildir.
Davacı Hazinenin temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü BOZULMASINA 30.11.2006 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.