Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2006/5253 E. 2006/8948 K. 07.12.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/5253
KARAR NO : 2006/8948
KARAR TARİHİ : 07.12.2006

T.C.
Y A R G I T A Y
17.HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasındaki tesbite itiraz davası üzerine yapılan yargılama sonunda: Davanın kısmen reddine ilişkin verilen hüküm bir kısım davacılar … ve arkadaşları davacı (ölü) … mirasçısı … ve davalı Hazine vekili tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Hükmüne uyulan Yargıtay bozma kararında özetle; uyuşmazlığın 3402 sayılı Kadastro Yasasının 30/2 maddesi uyarınca çözümlenmesi gereken nitelik arzettiği, buna göre Temmuz 1960 tarih 142 nolu kayıt maliklerinin ölmüş iseler mirasçılarının davadan haberdar edilmeleri, ifraz kayıtları, kamulaştırma tutanak ve haritalarının getirtilerek yerinde yeniden keşif yapılması, taraf tapu kayıtları ve haritalarının gereği gibi yerlerine uygulanarak aidiyet ve kapsamlarının belirlenmesi, sınır yerlerinin fen bilirkişisinin krokisine işaret ettirilmesi, gerektiğinde re’sen delil toplanarak ve toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozmaya uyulduktan sonra, dosya 7 ada (1), 473 ada (4), (8) ve 475 ada (1) parsel nolu taşınmazlar hakkında görülmekte olan eldeki 1994/17 esas sayılı dosya ile birleştirilerek yapılan yargılama sonunda; 7 ada (1) ve (3) nolu parseller ile 473 ada (1) nolu parselin davacı … mirasçıları adına payları oranında, 473 ada (4) nolu parselin davacı … ve arkadaşları adına payları oranında, 475 ada (1) nolu parselin katılan davacılar
… ve … adlarına payları oranında, 473 ada (8) nolu parselin ise davalı hazine adına tapuya tescillerine karar verilmiş, hüküm bir kısım davacılar … ve arkadaşları davacı (ölü) … mirasçısı … ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamlarına uyulduktan sonra yapılan araştırma, inceleme ve uygulama dahi hüküm kurmaya yeterli bulunmamaktadır. Kadastro komisyonunca dava konusu edilen taşınmazlarla ilgili tutanaklar aynı yere ilişkin birden fazla tapu kaydı bulunduğu düşüncesiyle malikhaneleri hükmen belirlenmek için kadastro mahkemesine aktarılmıştır. Davacılardan … mirasçıları 475 ada 1, 473 ada 4 ve aynı ada 8 nolu parsellere yönelik olarak miras yoluyla gelen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine, … Nisan 1963 tarih 53 ve 55 nolu tapu kayıtlarına dayanarak 7 ada 1 ve 473 ada 8 nolu parsellere, … mirasçılarıda Haziran 1962 tarih 80 ve 81 ile gittileri olan nisan 1963 tarih 49 ve 51 nolu tapulara dayanarak 7 ada 3 ve 473 ada 1 nolu parsellere yönelik olarak dava açmışlardır. Hazine, 473 ada 1 ve 7 ada 3 nolu parsellerle ilgili olarak tapu kayıtları bulunduğunu ileri sürerek bu parsele yönelik davanın reddini savunmuştur. …’un dayandığı tapu kayıtları ile …’in dayandığı tapu kayıtları hazinenin de tarafı bulunduğu tescil ilamına dayalı olarak oluşturulmuş olup evrakı müsbiteleri arasında haritaları bulunmaktadır. Değişik tarihlerde yapılan keşiflerde dayanılan tapu kayıtlarının uygulanmasıyla ilgili yerel bilirkişi sözleri soyut içerikli ve gerekçeye dayanmadığı gibi ifadeler arasında da esasa müessir çelişkiler bulunmaktadır. Kayıtlarda yazılı sınır yerleri bozma ilamlarında öngörülmesine rağmen arazi üzerinde teker teker göstertilip krokisine de aksettirilmemiş, her bir taşınmazda kimin hangi tarihten beri zilyet olduğu konusuda yeteri kadar araştırılmamış ve bu hususla ilgili ifadeler arasındaki çelişkilerinde keza giderilmesine çalışılmamış, kamulaştırma ile ilgili haritaların uygulaması yapılarak kamulaştırılan yerlerin taşınmazlar içerisindeki konum ve miktarları aynı şekilde krokisine aksettirilmemiştir.
Eksik inceleme ile hüküm verilemez. O halde, hayatta bulunan tüm tesbit bilirkişileri ile taraf tanıkları eşliğinde
yerinde yeniden keşif yapılarak gerek …’in dayandığı Nisan 1963 tarih 53 ve 55 sıra numaralı, gerek …’un dayandığı Haziran 1962 tarih 80 ve 81 ile gittisi olan Nisan 1963 tarih 49 ve 51 ve gerekse hazinenin dayandığı Şubat 1325 tarih 70 sıra numaralı kök tapu kaydından intikalen gelen Temmuz 1960 tarih 142 sıra numaralı tapu kayıtları ile bunların harita ve krokileri vede kamulaştırma haritaları yöreyi ve taşınmazları iyi bilen elverdiğince yaşlı ve yansız kişilerden oluşturulacak üç kişilik yerel bilirkişi kurulu ve fen memuru aracılığıyla gereği gibi yerlerine uygulanarak her bir kaydın hangi taşınmaza yada taşınmazlara ait olduğu ve kapsamları duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanmalı, bilirkişilere kayıtlarda yazılı sınırlar arazi üzerinde göstertilip düzenlenecek krokiye yerleri işaret ettirilmeli, bilirkişilerce bilinmeyen sınırlar yönünden tanıkların bilgisine başvurulmalı, tescil ilamlarına ve kamulaştırmaya dayalı olarak oluşturulan tapu kayıtlarının kapsamlarının tayininde 3402 sayılı kadastro Yasasının 20/A maddesi uyarınca harita, plan ve krokilerinin esas alınması gerektiği ilkesine uyulmalı, taşınmazları dıştan çevreleyen komşu parsel kayıtlarının taşınmazlar yönünü ne şekilde sınır okuduklarına bakılarak uygulama ile ilgili yerel bilirkişi sözlerinin denetlenmesi yoluna gidilmeli, bu arada bilirkişi ve tanıklardan her bir parselde kim yada kimlerin zilyet ettikleri, zilyetliklerinin başlangıç tarihi, süresi ve sürdürülüş biçimi olaylara dayalı olarak ayrı ayrı sorulup saptanmalı, bilirkişi ve tanık sözleri arasında aykırılık doğduğunda yüzleştirilmek suretiyle aykırılığın giderilmesine çalışılmalı, satınalmaya dayanan tarafların taşınmazları hangi tarihte yani tesbit tarihinden önce mi yoksa sonra mı satın aldıkları açıkca sorularak saptanıp ona göre görev konusu düşünülmeli, 473 ada 1 ve 7 ada 3 nolu parselle ilgili olarak …’un dayandığı kayıtlarla hazinenin dayanmış olduğu tapu kaydı ve geldilerinin uygunluğunun belirlenmesi durumunda hukuki değerini koruduğu sürece daha eski ve doğru temele dayalı tapu kaydına üstünlük tanınması gerekeceği dikkate alınmalı, uyuşmazlığın 3402 sayılı kadastro yasasının 30/2 maddesi gereğince çözümlenmesi gerekir bir nitelik arzettiği de nazara alınarak lüzum görülecek deliller re’sen toplanmalı, fen bilirkişisine tapu kayıtlarının ve krokilerinin uygulanmasını ve kayıtlarda yazılı sınır yerlerini izlemeye
olanak verecek biçimde geniş kapsamlı raporlu kroki düzenlettirilmeli, ondan sonra toplanan ve toplanacak olan tüm deliller birlikte değerlendirilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
Davacılar … mirasçıları ile Tevfik Işıker mirasçısı …ve hazinenin temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz edenlere geri verilmesine 7.12.2006 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.