YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/5418
KARAR NO : 2006/8672
KARAR TARİHİ : 27.11.2006
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tesbite itiraz davası üzerine yapılan yargılama sonunda: Davanın reddine ilişkin verilen hüküm davacılar tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacılar tapu kaydına ve kadastro öncesi nedene dayanarak davalılara ait 112 ada 32 nolu parselin tapu kaydının iptali ve adlarına tescili isteğiyle dava açmışlardır. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece yapılan araştırma inceleme ve uygulama hüküm kurmaya yeterli bulunmamaktadır. Dava konusu 112 ada 32 parsel sayılı taşınmaz 4.4.2000 tarihindeki kadastro çalışmaları sırasında kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı olarak … adına tesbit edilmiştir. Davacılar asliye mahkemesine açmış olduğu davada taşınmazın tapulu yerleri olduğunu ileri sürmüşlerdir. Tesbit nedenine, ileri sürülüşe ve savunmaya göre uyuşmazlık, dayanılan Ekim 1951 tarih 493 sıra numaralı tapu kaydının taşınmaza ait olup olmadığı yönündedir. Kayıt iskan yasası hükümlerine göre oluşturulmuştur. Evrakı müsbitesi arasında krokiside bulunmaktadır. Bilgisine başvurulan yerel bilirkişi kaydın doğu sınırında okunan … temelin 31 nolu parselin tesbit maliki olan … Temelin babası olduğunu ancak,taşınmazın sınırlarında kayıtta yazılı … , … ve … … denen kişi yerlerinin olmadığını söylemekle yetinmiştir. 31 nolu parselin tutanağının edinme yerinde ise tesbit maliki burhanın babası … değil … olarak yazılı bulunmaktadır. Yerel bilirkişi ise 1950 doğumlu olup 1951 tarihinde oluşturulan bir kaydın sınırlarında yazılı kişileri bilmesi vede kaydın uygulanması ile ilgili yeterli bilgiye sahip olması düşünülemez.
Eksik inceleme ile hüküm verilemez. O halde, önceki keşifte dinlenen tanıklarla tüm tesbit bilirkişileri eşliğinde yerinde yeniden keşif yapılarak taşınmazı ve öncesini iyi bilen elverdiğince yaşlı ve yansız kişilerden oluşturulacak üç kişilik bilirkişi kurulu ve teknik bilirkişi aracılığıyla dayanılan tapu kaydı ve haritası gereği gibi yerine uygulanmalı, bilirkişilerden kaydın sınırlarında yazılı kişi yerlerini arazi üzerinde göstermeleri istenmeli, bilirkişilerce bilinmeyen sınırlar olduğunda davacılara tanık dinletme olanağı sağlanmalı, komşu 33 ve 36 nolu parsellerin kadastro tutanakları ve dayanakları kayıtlar getirtilip taşınmaz yönünü ne şekilde sınır okuduklarına bakılmalı, taşınmazda taraflardan hangisinin zilyet olduğu zilyetliklerinin süresi ve sürdürülüş biçimi olaylara dayalı olarak bilirkişi ve tanıklardan ayrı ayrı sorulmalı, kaydın taşınmaza uygunluğunun belirlenmesi durumunda fen bilirkişisine yapılan uygulamayı ve kayıtlarda yazılı sınır yerlerini yansıtır biçimde geniş kapsamlı raporlu kroki düzenlettirilmeli, ondan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
Davacı … ve arkadaşlarının temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene geri verilmesine 27.11.2006 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.