Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2006/5848 E. 2007/1284 K. 17.04.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/5848
KARAR NO : 2007/1284
KARAR TARİHİ : 17.04.2007

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasında görülen tesbite itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda: Davanın reddine ilişkin Hozat Kadastro Mahkemesinden verilen 6.7.2006 gün ve 29/22 sayılı hükmün duruşma yapılması isteğiyle Yargıtay’ca incelenmesi davacı … tarafından istenilmiş olmakla işin duruşmaya tabi olduğu belirlendikten sonra 17.4.2007 Salı günü için taraflara gönderilen çağrı kağıdı üzerine hükmü temyiz eden davacı … geldi. Karşı taraftan davalı …’in hazır oldukları anlaşılmakla duruşmaya başlandı, temyiz isteğinin süresinde olduğu tesbit edilmekle hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Kadastro sırasında 106 ada 49 parsel sayılı 7798.35 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zaman aşımı zilyetliği nedeniyle davalı … adına tesbit edilmiştir. Askı ilam süresi içinde davacı … irsen intikal ile kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine ve ilama dayanarak kendisi ve müşterekleri adına tescil istemiyle dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine ve dava konusu parselin tesbit gibi tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davacının dayandığı ilamın taşınmaza uymadığı ve bunun sonucu olarak davasını kanıtlayamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de, yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm kurmaya yeterli bulunmamaktadır. Kadastro sırasında taşınmaz irsen intikal, taksim ve zilyetliğe dayalı olarak davalı … adına tescil
edilmiş, davacı … irsen intikale, zilyetliğe ve de ilama dayanarak taşınmazın kendisi ve müşterekleri adına tescili istemi ile dava açmıştır. Taşınmazın öncesinin tapusuz olduğu uyuşmazlık konusu olmadığı gibi, taraflar arasında mirasçılık ilişkisi de bulunmamaktadır. Davacının dayandığın Hozat Asliye Hukuk Mahkemesinin 14.10.1965 tarih 1957/38 esas 1965/138 karar sayılı ilamın davalıları arasında ya da davacılar arasında … ve miras bırakanı bulunmamaktadır. Buna karşın, ilamda katılanlar arasında adı geçen … ise davacının babası olmaktadır. İlamda davalı ve miras bırakanı taraf olmadığına göre, ilamın davalı yönünden bağlayıcılığı yoktur. Kaldı ki; ilamın kesinleşip kesinleşmediği ve tapu nezdinde infaz edilip edilmediği de araştırılmamıştır. Öte yandan ilamın ve krokisinin uygulaması da yetersiz olup ilamda söz edilen dere ve yol sınırları gösterilmekle beraber diğer sınırlar yönünden kesin bilgi alınmamış ve dolayısıyla ilamın 2 nolu bendinin dayanağı krokide 1 ve 2 nolu bölümler olarak gösterilen yerlerin nereye ait olduğu ve kapsamı kesin olarak saptanmamıştır. Bunun yanında davacı delil olarak zilyetliğe de dayanıp dinletmiş olduğu tanıklar taşınmazın kadastro teknisyeni Mehmet Aknehir tarafından düzenlenen 1.5.2006 tarihli rapor ekindeki krokide A harfiyle işaretli, kırmızı renkle boyalı bölüm üzerinde davacının 40-50 seneye yaklaşan zilyetliğini bildirmelerine karşın bu beyanlara değer verilmeyişinin gerekçesi de hüküm yerinde gösterilmemiştir.
Eksik incelemeyle hüküm verilemez. O halde tesbit nedeni de göz önünde tutularak davalıdan delil bildirip bildirmeyeceği ve dolayısıyla zilyetlikle ilgili olarak tanık gösterip göstermeyeceği açıkça sorulup beyanı imzası ile belgelendirilmeli, tescil ilamının kesinleşip kesinleşmediği, kesinleşmiş ise tapu sicil müdürlüğü nezdinde infaz edilip edilmediği ve tapu oluşturulup oluşturulmadığı gereği gibi araştırılmalı. Bu arada dava dışı 46, 47 nolu parsellerle 74 nolu parsele komşu 73 ve 75 nolu parsellerin kadastro tutanak örnekleri ve dayanağı kayıtlar ile yine dava dışı 50 nolu parselin dayanağı tapu kaydı getirtilmeli, daha sonra önceki keşifte dinlenen davacı tanıklarıyla, davalının gösterecekleri tanıklar ve tüm tespit bilirkişileri eşliğinde yerinde yeniden keşif yapılarak taşınmazı ve öncesini iyi bilen elverdiğince yaşlı yerel bilirkişi ya da bilirkişiler ve de fen bilirkişisi aracılığıyla davacının dayandığı tescil ilamı ve dayanağı krokiye gereği gibi yerine uygulanarak dava konusu taşınmazın tamamını ya da bir bölümünü kapsayıp kapsamadığı ve özellikle krokide 1 ve 2 numaralar altında gösterilen yerlerin nereler olduğu duraksamaya yer vermeyecek şekilde saptanmalı, tespit neden de gözetilerek gerek davacı ve gerekse davalı tarafından gösterilecek tanıklarla yerel bilirkişilerden ve tespit bilirkişilerden dava konusu taşınmazın öncesinin ne olduğu, kimden kaldığı, davacının mı yoksa davalının mı zilyet ettikleri, davacının zilyet etmesi halinde tümünde mi yoksa belli bir bölümünde mi zilyet ettiği olaylara dayanılarak ayrı ayrı sorulup saptanmalı, bilirkişi ve tanık sözleri arasında aykırılık doğduğunda giderilmeli, gerektiğinde yukarıda açıklanan hususlarla ilgili olarak komşu parsellerin malik ya da zilyetlerinin tanık sıfatıyla bilgilerine başvurulmalı, komşu parsellere revizyon gören kayıtların uygulaması yapılarak taşınmaz yönünü ne şekilde sınır okuduğuna bakılmalı, daha önce de ifade edildiği gibi ilamın davalı yönünden bağlayıcı ve kesin hüküm teşkil etmeyeceği göz önünde bulundurulmalı, fen bilirkişisine yapılan keşif ve uygulamanın ve de tescil krokisinin kapsamını ve ayrıca davacının taşınmazın bir bölümünde zilyet olması halinde bu yerin miktarını ve parsel içerisindeki konumunu gösteriri raporlu kroki düzenlettirilmeli, ondan sonra toplanan ve toplanacak deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Davacı …’in temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü BOZULMASINA, duruşmada vekille temsil edilmeyen davacı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene geri verilmesine 17.4.2007 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.