Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2007/1223 E. 2007/1350 K. 24.04.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/1223
KARAR NO : 2007/1350
KARAR TARİHİ : 24.04.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, müvekkili şirkete kasko sigortalı araçta meydana gelen 16.450.YTL’sı hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini belirterek zorunlu mali sorumluluk sigorta şirketinden ödenen 4.000.YTL’nin mahsubu ile kalan 12.450.YTL’sı tazminatın ödeme tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
Davalılar vekili, davayı kabul ettiklerini ancak dava tarihinden itibaren faiz istenebileceğini savunmuştur.
Mahkemece yargılamanın devamı sırasında alacak ödendiği gerekçesi ile konusuz kalan davanın reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dava TTK.nun 1301 maddesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere göre davalı vekilinin tüm davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Yargılama sırasında dava konusu tazminat davalı tarafından ödenmekle dava konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesi usul hükümlerine uygun görülmemiştir.
3-HUMK.nun 94/2 maddesine göre, ilk oturumda davayı kabul eden davalının yargılama giderlerinden kurtulabilmesi için davalının aleyhine dava açılmasına sebebiyet vermemiş olması gerekir. Somut olayda davalı asıl alacağı ilk oturumda kabul etmiştir. Ancak davacı davadan önce alacağın ödenmesi için davalıya ihtar çekilip çekilmediği araştırılmamıştır. Diğer bir anlatımla davalının dava açılmasına sebebiyet verip vermediği koşulu tartışılmamıştır. O halde davalının davanın açılmasına sebebiyet verip vermediği araştırılmalı, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
4-Trafik kazaları, nitelikleri itibariyle haksız fiillerdendir. Haksız fiillerde temerrüt tarihi, haksız fiilin meydana geldiği tarih olup, zarar sorumlusunun ayrıca ihbar ve ihtar edilmesine gerek yoktur. Sigorta ettirenin dava hakkı tazmin ettiği bedel nispetinde sigortacıya intikal eder. Ödeme tarihi aynı zamanda 3.ncü şahşa rücu edebilme tarihidir. Bu nedenle işleten ve sürücünün faizden sorumluluğunun başlangıcının halefiyet başlangıcı olan ödeme tarihi olarak kabulü gerekir. Bu hale göre sigorta şirketinin sigortalısına ödeme tarihinden davalıların ödeme tarihine kadar işlemiş faizin hesaplanarak hüküm altına alınması gerekirken bu hususta bir karar verilmemiş olması isabetli görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2, 3 ve 4 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene geri verilmesine 24.4.2007 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.