YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/1260
KARAR NO : 2007/1692
KARAR TARİHİ : 17.05.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkiline kasko sigortalı … plakalı aracın, davalılardan … adına kayıtlı otoparka park edildikten sonra çalındığını belirterek, sigortalıya ödenen 51.000.000.000-TL tazminatın 20.11.2003 ödeme tarihinden işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahisilini talep etmiştir.
Davalılar, haksız ve dayanaksız açılan davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere göre aracın otoparktan çalındığına dair iddia ispatlanamadığından davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilimiştir.
Dava, TTK’nun 1301. maddesine dayalı rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Davacı … şirketinin sigortalısı tarafından arcacını … Otoparkına para karşılığı bıraktığı, anahtarı da bekçi …’ye teslim etmekle, taraflar arasında Borçlar Kanunu’nun 463. maddesinde tanımlanan vedia sözleşmesi kurulmuştur. Sözleşmeyle, saklayıcı, kendisine bırakılan taşınır bir malı kabul etme ve onu güvenli bir yerde koruma borcu altına girer. Saklayıcı sözleşmenin kendisine yüklediği güven ve özenle koruma borcuna aykırı davranması nedeniyle oluşan zarardan sorumludur. Öte yandan
Borçlar Kanunu’nun 55.maddesi gereğince, başkalarını çalıştıran (istihdam eden) kimse, bu kişilerin hizmetleri sırasında yaptıkları zararlardan sorumludur.
Somut olayda; otopark bekçisi …, olaya müteakip karakolda alınan ifadesinde, sigortalı tarafından otoparka getirilen aracın kapıları kapatıldıktan sonra anahtarın kendisine teslim edildiğini, aradan yarım saat geçtikten sonra sakallı, uzun boylu bir şahıs gelerek aracın anahtarını istediğini, anahtarı verdiğini, aracı alıp gittiğini beyan etmiştir. Her ne kadar 7.Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2003/954 Esas, 2004/2695 Karar sayılı kararı ile davalılar hakkında emniyeti suistimal suçundan kamu davası açılmış olup, delil yetersizliğinden beraat kararı verilmiş ise de, Borçlar Kanunu’nun 53.maddesi uyarınca ceza mahkemesi kararı hukuk hakimini bağlamaz. Ancak ceza mahkemesinde belirlenen maddi olguların hukuk hakimini bağlıyacağı kuşkusuzdur. Davalıların ceza mahkemesinde delil yetersizliğinden beraat etmiş olmaları hukuki sorumluluklarını ortadan kaldırmaz. Davalı gece bekçisi … karakoldaki ifadesinde aracı ve anahtarını teslim aldığını beyan etmiştir. O halde, aracın para karşılığı otoparkta kalması için teslim alındığının kabulü gerekir. Teslim alan aynı zamanda, aracın başkaları tarafından götürülmemesi veya çalınmaması için her türlü tedbiri almak zorundadır. Bu hale göre, davalıların doğan zarardan sorumlu tutulmaları gerekirken farklı düşünce ile yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene geri verilmesine, 17.5.2007 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.