YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/1479
KARAR NO : 2007/2563
KARAR TARİHİ : 19.07.2007
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkili şirkete kasko poliçesiyle sigortalı araca davalının sevk ve idaresindeki el arabası ile çarparak hasara neden olduğunu, 1.329.777.000.TL. hasar bedelinin sigortalılarına ödendiğini, davalının kusurlu olduğunu, bu nedenle ödenen tazminatın rücuen tahsili için davalı aleyhine girişilen icra takibine vaki itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, davayı kabul etmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulü ile 929.250.000.TL. asıl alacak ve 365.382.822.TL. işlemiş faiz yönünden itirazın iptaline, takibin devamına, yasal faize karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
21.7.2004 tarih, 25529 Sayılı Resmi Gazetede yayınlanan ve aynı tarihte yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonucu HUMK’nun 427. maddesinde öngörülen kesinlik sınırı 1.000.000.000 TL’ye çıkarılmıştır.
Temyize konu asıl alacak yönünden verilen karar anılan yasanın yürürlüğünden sonra verildiğinden kesin niteliktedir. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 1.6.1990 gün 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay’ca da temyiz isteminin reddine karar verilebilir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının temyiz isteminin mahkeme hükmünün kesin olması nedeniyle REDDİNE ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene geri verilmesine 19.7.2007 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.