Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2007/1493 E. 2007/2304 K. 02.07.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/1493
KARAR NO : 2007/2304
KARAR TARİHİ : 02.07.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı dava dilekçesinin yargı yolu nedeniyle reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, müvekkili şirkete kasko sigortalı aracın, caddede park halinde iken, davalının sorumluluğunda olan kanalizasyon borularının tıkanması nedeniyle mazgallardan geri gelen pis suların birikmesi sonucu hasarlandığını ileri sürerek, sigortalısına ödediği 7.014.52 YTL’nın 20.9.2004 ödeme tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili talep etmiştir.
Davalı vekili cevabında, öncelikle yargıyolu görev ve zamanaşımı itirazında bulunmuş, kusura ve hasara da itiraz ederek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, yargı yolu bakımından görevsizlik kararı verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
… Su tesisatının belediyeye devri ve işletilmesi hakkındaki 5363 sayılı yasanın 1. maddesine göre … Belediyesine bağlı olmak üzere “… Sular İdaresi” adı altında tüzel kişiliğe haiz ve özel hukuk hükümlerine tabi bir idare kurulmuştur. O halde gerek anılan madde ve gerekse aynı yasanın ikinci ve onu izleyen maddeleri hükümlerince davalı … Sular İdaresi özel hukuk hükümlerine göre yöneltilen tüzel kişiliğe haiz bir kuruluştur.
Davalı idarenin gördüğü hizmet bir kamu hizmeti ise de, faaliyetlerine özel hukuk kuralları adı altında yapmakta olması itibariyle TTK.nun 18/1 maddesi anlamında tacir sayılır. Öyle ise faaliyetlerinde özel hukuk hükümlerine tabi kılınan kamu kuruluşlarının kişilerle olan ilişkilerinden doğan dava ve uyuşmazlıklar adli yargının görevi alanına girer. Bu nedenle davanın adli yargıda bakılarak işin esasına girilip tarafların delilleri toplandıktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene geri verilmesine 2.7.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.