Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2007/1585 E. 2007/4367 K. 18.12.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/1585
KARAR NO : 2007/4367
KARAR TARİHİ : 18.12.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, müvekkiline kasko sigortalı … plaka sayılı aracın, davalının maliki ve sürücüsü olduğu … plaka sayılı aracın sebep olduğu kaza sonucunda hasarlandığını belirtip, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 25.280.000.000TL tazminatın 31.5.2004 ödeme tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı … cevap vermemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre davanın kabulü ile 25.280.00YTL tazminatın 31.5.2004 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, hükmün davalı vekili tarafından temyizi üzerine, temyizin süresinde yapılmadığı gerekçesiyle temyiz isteği red edilmiş, bu defa davalı vekili temyizin reddi kararını temyiz etmiştir.
Mahkemece, dava dilekçesi ekinde dosyaya sunulan davalıya ait 14.4.2004 günlü karakol ifadesinde bildirilen adres yerine, davalının trafik sicil kaydındaki adresine karar tebliği çıkarıldığının anlaşılması karşısında, karar tebliğinin hukuken geçersiz olması nedeniyle, temyiz isteminin reddine dair 6.6.2006 günlü kararın ortadan kaldırılmasına karar verilerek, davalının tazminat ile yükümlülüğüne dair verilen 4.5.2005 günlü hükme ilişkin olarak yapılan temyiz incelemesinde;
1- Mahkemece, davalıya çıkarılan duruşma davetiyesinin dava dilekçesi ekinde sunulan davalıya ait karakol ifadesinde bildirilen adres yerine, davalının trafik sicil kaydındaki adresine Tebligat Kanununun 35. maddesine göre tebligat yapılması doğru değildir. Duruşma davetiyesinin usulüne uygun olarak tebliği sağlandıktan sonra yargılamaya devam edilip sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde usulüne uygun tebligat yapılmadan yargılama yapılarak hüküm kurulamaz.
2- Olayın oluşuna ilişkin trafik kaza raporundaki değerlendirmeyle, bilirkişi raporundaki değerlendirme birbirine uygun değildir. Kaldı ki, mahkemece bilirkişi raporuna itibar edilmesine rağmen verilen hüküm bilirkişi raporundaki kusur dağılımınada uygun değildir. Bu durumda dosyanın İTÜ veya Karayolları Genel Müdürlüğü gibi kurumlardan seçilecek konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişi kuruluna incelettirilerek alınacak raporun tüm delillerle birlikte değerlendirilmesi sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı …’ya iadesine 18.12.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.