YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/1640
KARAR NO : 2007/3082
KARAR TARİHİ : 09.10.2007
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı …Ş. vekili ile davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkili şirkete kasko sigortalı araçta meydana gelen 2.066.79-YTL hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini, davalıdan tahsili için İstanbul 13.İcra Müdürlüğünün 2004/13850 esas sayılı dosyasında takip yapıldığını, davalının itirazının üzerine takibin durduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına ve inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın süresinde açılmadığını, müvekkilinin kazaya karışmadığını ve taraf olmadığını, davanın reddini ve inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı …Ş. vekili ile davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Davalı … vekili temyize cevap dilekçesinde hükme ilişkin itirazlarını da ileri sürmüş ise de sözkonusu dilekçe temyiz defterine kaydedilmediği gibi harcının da yatırılmadığı anlaşıldığından davalı vekilinin temyiz isteminin bu nedenle reddi gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; İstanbul 13.İcra Müdürlüğünün 2004/13850 esas sayılı takip dosyasının celbi ilgilisince masrafı karşılandığında mahkemece yapılması gereken işlemlerden olup bu dosyanın
getirilmesi için davacı tarafa elden takip yetkisi verilmesi doğru olmadığı gibi icra dairesinin aynı binada olması halinde görevlilerce getirtilebileceğinin de düşünülmemesi doğru değildir.
Kabule göre de 8.6.2006 tarihli celsede müzakkere gideri için 10.00-YTL yatırılması hususunda davacı vekiline 10 … kesin süre (HUMK 163.mad.) verilmesine rağmen ara kararının yerine getirilmemesi halinde süreye uymamanın doğuracağı sonucun açık olarak belirtilmesi ve tutanağa geçirilmesi gerekirdi. Somut olayda bu ilkelere uyulmayıp kararda belirlenen sürede işlemlerin yapılmaması halinde doğacak hukuki netice gösterilmemiştir. Mahkemenin bu konudaki ara kararı HUMK’na uygun değildir.
Bu nedenlerle mahkemece, iddia ve savunma doğrultusunda toplanan tüm kanıtlar değerlendirilip gerektiğinde usule uygun şekilde yeni deliller de toplanmak suretiyle hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmek gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz isteminin reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 9.10.2007 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.