YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/1719
KARAR NO : 2007/3272
KARAR TARİHİ : 30.10.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Hükmüne uyulan Yargıtay bozma kararında özetle: Davalı …’in borçlunun avukatı Zeki’nin eşi olduğu, bu haliyle borçlunun durumunu bildiği ve takip konusu alacağından gerçek bir alacağı yansıtmaması nedeniyle davanın kabulüne karar verilmesi gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozmaya uyulduktan sonra davanın usulüne uygun takip dosyası bulunmaması, hacizlerin kaldırılmış olması ve aciz vesikası ibraz edilmemiş olması nedeniyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, borçlu hakkında İİK’nun 105 ve 143.maddeleri uyarınca düzenlenmiş aciz belgesi ibraz edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de varılan sonuç dosya içeriğine uygun düşmemektedir.
Dava, İİK’nun 277 ve devamı maddelerine dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Kural olarak bu tür davaları elinde geçici (İİK. 105. madde) ya da kesin aciz belgesi (İİK. 143. madde) olan alacaklılar açabilir. Somut olayda davacı olan alacaklı Banka, borçlu davalı … hakkında kredi borcundan dolayı icra takibi başlatmış, takip sırasında borçlunun gayrimenkulleri üzerinde başka hacizlerin ve yükümlülüklerin olduğunun anlaşılması üzerine söz konusu hacizlerin konulmasına neden olan takip dosyasındaki alacağın gerçek bir alacak olmadığını ileri sürerek diğer davalı … lehine yapılan alacak temliki ve gayrimenkul satış vaadi şeklindeki tasarrufun iptali isteğiyle eldeki davayı açmıştır. Yargılamanın devamı sırasında borçlu davalı … vefat etmiş ve mirasçıları davaya dahil edilmiştir. Davalılar, mirasçılardan …’ın Bakırköy 3.Sulh Hukuk Hakimliğinin 2004/3 esas sayılı dosyasında “Resmi Defter Tutma” talebinde bulunduğunu bildirmişlerdir. Dairenin geri çevirme kararıyla getirtilen 2004/3 esas sayılı dosyasında: … mirasçısı … Soydan miras bırakan …’ın terekesinin alacak ve borçlarının tesbit edilmesi ve sonucunda mirasın kabul veya reddi konusunda beyanda bulunmalarının sağlanması bakımından Medeni Kanun’un619.maddesi uyarınca Resmi Defter Tutma talebinde bulunduğu ve davanın halen derdest olduğu ve böylece terekenin resmi defter tutma işlemlerinin devam ettiği anlaşılmıştır.
Medeni Kanun’un 625.maddesinde resmi defter tutulması devam ettiği sürece miras bırakanın borçları için icra takibi yapılamayacağı, zamanaşımının işlemeyeceği, acele haller dışında davalara devam edilemeyeceği ve yeni bir dava da açılamayacağı hükme bağlanmıştır. Bu durumda terekenin resmi defterinin tutulmasının hasıl ettiği sonuca göre mirasçıların mirası kabul veya red iradeleri davanın taraflarını ve sonucunu etkileyeceğinden Bakırköy 3.Sulh Hukuk Hakimliğinin 2004/3 esas sayılı dosyasında devam eden resmi defter tutma işleminin sonucunun beklenmesi gerekirken, yargılamaya devam edilerek yazılı gerekçelerle davanın reddi yolunda hüküm kurulması doğru değildir.
SONUÇ: Davacının temyiz itirazları yerindedir, kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 30.10.2007 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.