YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/1762
KARAR NO : 2007/3968
KARAR TARİHİ : 29.11.2007
-Y A R G I T A Y İ L A M I –
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkiline ait … plaka sayılı aracın, davalı …’ın sevk ve idaresindeki …. plakalı aracın çarpması sonucu hasarlandığını belirtip, fazlaya dair haklarını saklı tutarak, 2.025.000.000 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Karşılık davacı vekili, müvekkiline ait, ….plakalı aracın, karşılık davalı…’ye ait52 DS 602 plakalı aracın çarpması sonucu hasarlandığını belirtip, fazlaya dairhaklarını saklıtutarak 1.391.000.000 TL. tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte karşılık davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı … vekili, kusura itiraz ederek davanın reddini istemiştir.
İhbar olunan … Sigorta A.Ş. vekili, değer kaybı ve araç mahrumiyeti zararının sigorta teminatı dışında olduğunu, sorumluluklarının poliçe limiti ve sigortalılarının kusuruile sınırlı bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporlarına göre davanın reddine karar verilmiş, hüküm karşılık davacı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin karşılık davaya ilişkin olarak yapıldığı anlaşılmakla, karşılık davaya hasren yapılan incelemede ;
Mahkemece karşılık dava hakkında esastan bir karar verilmemiş olması usul yasası hükümlerine ve usul ekonomisine uygun düşmemektedir. Karşılık davanın görülebilmesi için davalar arasında yakın irtibat bulunması davaların aynı yargılama usulüne tabi olması gerekir. Somut olayda davalar arasında yakın irtibat bulunmaktadır. Zira her iki dava nedeni aynı trafik kazasına dayalıdır. Mahkemece karşılık davanın asıl davada davalı gösterilen araç sürücüsü tarafından açılması gerektiği düşüncesine dayanılmıştır. Kaza nedeniyle araçta oluşan zararın tazminini istemek hakkı genel ilke olarak sürücüye değil, araç malikine aittir. Bu durumda araç malikinin karşılık dava açmasına yasal bir engel bulunmamakla birlikte bir an için aksinin kabulü düşünülse bile karşı davada davacının harcını yatırarak dava açmış bulunması itibariyle de karşılık davanın esası hakkında bir karar verilmesi gerekir. Usul hükümleri uygulanırken usul ekonomiside gözönünde bulundurulmalıdır. Açılmış bir dava mevcutken dava hakkında yazılı olduğu biçimde karar verilmesi doğru değildir. Kaldı ki karşılık dava asıl dava ile birlikte görülmekle beraber müstakil bir davadır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle karşılık davalının davacısı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı …’a iadesine 29.11.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.