Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2007/2304 E. 2007/1919 K. 04.06.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/2304
KARAR NO : 2007/1919
KARAR TARİHİ : 04.06.2007

MAHKEMESİ : Kemalpaşa Asliye 1. Hukuk Mahkemesi
DAVALILAR : 1) …
2) …

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-KARAR-

Davacı vekili , müvekkilinin … ve …’den alacaklı olduğunu bu alacağı nedeniyle yaptığı icra takibi sırasında alacaklarını karşılayacak haczi kabil mallarının bulunmadığını ancak Kemalpaşa ilçesi Ulucak köyünde kain 400 ve 2277 parsel sayılı taşınmazlardaki paylarını annesi ve kardeşleri olan diğer davalılara devrettiklerini öne sürerek yapılan bu tasarrufun iptalini talep etmiştir.
Davalılar , borçlu davalılara ilişkin aciz belgesi bulunmadığını , yapılan devir işleminin mirasçılar arasındaki normal bir paylaşım işlemi olduğunu savunarak davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş , hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, İİK.nun 277 ve devamı maddelerine dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkindir.Mahkemece, dosyada aciz belgesi bulunmadığı, mevcut haciz tutanaklarının da aciz vesikası niteliğinde olmadığı ve borçlununda haczi kabil taşınmazının bulunduğunun anlaşılması nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dosyada bulunan 17.7.2006 tarihli haciz tutanağında bildirilen adres de başka kişilerin oturması

nedeniyle haciz işleminin yapılamadığı, borçlulara ödeme emrinin tebliğ edildiği adreste de oturmadıkları ve tanınmadıklarından söz edilerek haciz işleminin yapılamadığı ve dolayısıyla borçluların devamlı adres değiştirmek suretiyle adreslerini kaybettirdikleri dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Ayrıca borçlu davalı …’e ait 188 ada 1 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydı üzerinde de ipotek ve hacizler bulunmaktadır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 02.03.2005 tarih, 2005/15-100-119 sayılı kararına göre; borçlu hakkında aciz vesikası alınmamakla birlikte borçlu kayıp ve adresi saptanamıyorsa, saptanan adreslerinde de icraca haciz yapılamıyorsa bu takdirde aciz hali gerçekleşmiş sayılır.Bu durumda borçlunun aciz halinin gerçekleştiği kabul edilerek davanın esasına girilmesi, 188 ada 1 parsel sayılı taşınmazın saptanan değerinin, üzerindeki ipotek ve hacizlerden doğan borçları karşılayıp karşılamıyacağının belirlenmesi ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
Davacının temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü BOZULMASINA, aşağıda dökümü yazılı peşin alınan harcın temyiz edene geri verilmesine 4.6.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.