Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2007/269 E. 2007/254 K. 05.02.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/269
KARAR NO : 2007/254
KARAR TARİHİ : 05.02.2007

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki tesbite itiraz davası üzerine yapılan yargılama sonunda: Davanın reddine ilişkin verilen hüküm davacılardan … tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Kadaastro sırasında 157 ada 109 parsel sayılı 46876,35 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle … ve paydaşları adlarına tesbit edilmiştir. Askı ilan süresi içinde … ve arkadaşları, taşınmazın gerçek yüzölçümünün 110 dönüm olduğunu bunun 130 parsel içinde kaldığını öne sürerek dava açmışlardır. Mahkemece davanın reddine ve dava konusu parselin tesbit gibi tapuya tesciline karar verilmiş. Hüküm davacılardan … tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece 130 nolu parselin davaya konu edilen ve krokisinde A ile gösterilen bölümünün 4342 sayılı yasa uyarınca komisyonca mer’a sınırları içerisine alındığı ve komisyonun bu yöndeki işleminin idari yargıda iptal ettirilmediği gerekçesiyle yazılı olduğu üzere davanın reddine karar verilmişse de varılan sonuç dosya içeriğine ve yasa hükümlerine uygun düşmemektedir. Davacı, adına tesbit edilen 109 nolu parselin 110 dönüm olması gereken yüzölçümünün 46870 metrekare olarak tesbit edildiğini noksanlığın 130 nolu parsel içerisinde ölçüldüğünü ileri sürerek dava ettiği yerin adına tescilini istemiştir. 130 nolu parsel kadastro sırasında mer’a niteliği ile sınırlandırılmak suretiyle tesbit edilmiştir. 130 nolu parselin dava edilen bölümünün komisyonca mer’a alanı içerisine alınmış olması ve davacınında bu işlemin idari yargı nezdinde iptali konusunda girişimde bulunmamış olması davacının mülkiyete yönelik davasının ve iddiasının incelenmesine engel değildir. Hal böyle olunca davacılardan ve istemleri halinde davalı Hazineden ve köy tüzel kişiliğinden komşu köylerden olmak üzere yöreyi ve taşınmazın öncesini iyi bilen yaşlı tanıklar gösterilmesi istenilip bu arada taşınmazla ve yöreyle ilgili olarak daha önce yetkili makamlarca verilip mer’a tahsis kararı yada kaydı olup olmadığı merciileri nezdinde araştırılıp ve gösterilecek tanıklar ve bilirkişilerde taşınmaz başında dinlendikten sonra hasıl olacak sonuca göre bir karar vermek gerekirken değerlendirmede yanılgıya düşülerek yazılı olduğu üzere karar verilmiş olması doğru değildir.
Davacı …’nin temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene geri verilmesine 5.2.2007 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.