Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2007/2799 E. 2007/2009 K. 11.06.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/2799
KARAR NO : 2007/2009
KARAR TARİHİ : 11.06.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVALILAR : …, …, …

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, davalılardan …’nin borçlu …’nin kefil olduğu 30.5.2004 tanzim, 30.7.2004 vade tarihli 5.600.00-YTL’sı borç için yaptıkları 19.8.2004 tarihli takibi karşılıksız bırakmak amacıyla işyerini yeğeni ve aynı zamanda işçisi olan …’ye 20.8.2004 tarihinde, … plakalı aracı da 29.9.2004 tarihinde kimliğini bilmedikleri şahsa sattığını belirterek muvazaalı satış işlemlerinin iptalini talep etmiştir.
Davalı …, davaya yetkili Aksaray Asliye Hukuk Mahkemesi’nde bakılması gerektiğini, borçlular hakkında aciz belgesi bulunmadığını, satışın gerçek olduğunu, haczedilen mallarla ilgili istihkak davası açtığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalılar … ve … yetkili mahkemenin Aksaray Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, davacıya borçları olmadığını, aciz belgesi alınmadan davanın açıldığını, satışların gerçek olduğunu belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
Yetkili mahkemece, iddia, savunma, toplanan delillere göre borçlular hakkında aciz belgesi bulunmadığından davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, İİY’nın 277 ve devamı maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Aynı yasanın 282.maddesi gereğince iptal davasının borçlu ve borçlu ile

hukuki muamelede bulunan kişiler aleyhine açılması gerekir. Bu husus davanın görülebilme koşuludur.
Somut olayda davacı vekili … plakalı aracın satışına ilişkin tasarrufun da iptalini istemiştir. O halde; aracın ruhsat ve satış belgeleri istenerek borçlu … ile hukuki ilişkide bulunan alıcıya da dava dilekçesi tebliğ edilerek davaya dahil edilmesi böylece taraf teşkili sağlandıktan sonra karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı hüküm tesisi isabetli görülmemiştir. Ayrıca davalı borçlu …’nin beyanında bildirdiği malları araştırılarak aciz içinde bulunup bulunmadığı da belirlenmelidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunan hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene geri verilmesine, 11.6.2007 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.