Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2007/3044 E. 2007/2546 K. 19.07.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/3044
KARAR NO : 2007/2546
KARAR TARİHİ : 19.07.2007

MAHKEMESİ : … Asliye 6.Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda: Davanın kabulüne ilişkin … 6.Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 18.12.2006 gün ve 2005/412-2006/393 sayılı hükmün duruşma yapılması isteğiyle Yargıtay’ca incelenmesi davalı … tarafından istenilmiş olmakla işin duruşmaya tabi olduğu belirlendikten sonra 17.7.2007 Salı günü için taraflara gönderilen çağrı kağıdı üzerine taraflardan gelen olmadı, temyiz isteğinin süresinde olduğu tesbit edilmekle duruşmaya son verilerek dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, davalılardan … ve … aleyhine yapılan icra takibinin kesinleştiğini, borcu karşılayacak miktarda mal bulunamadığını, yapılan araştırmada borçlu …’e ait … İlçesi … Mahallesi 23 ada 268 parselde kain 19 numaralı dairenin 15/04/1997 tarihinde borçlu …’nın vefat eden eşine ve ölümü ile de mirasçılarına intikal ettirilip aynı gün davalı …’ya satıldığının yine … İlçesi … Mahallesi 2855 ada 915 parsel sayılı arsanın 08/04/1997 tarihinde borçlu …’nın vefat eden eşine ve ölümü ile de mirasçılarına intikal ettirilip aynı gün davalı …’ya satıldığının belirlendiğini, tasarrufların taşınmazların gerçek değerlerinin çok altında bedelle yapıldığını belirterek tasarrufların iptalini ve taşınmaz üzerinde haciz ve satışa izin verilmesini talep etmiştir.
Davalılar satışın muvazaalı olmadığını savunarak ve davalı … vekili hak düşürücü süreninde geçmiş olduğunu belirterek davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, toplanan delillere göre davanın kabulü ile tasarrufların iptaline karar verilmiş, hüküm davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava,İİK.nun 277 ve devam maddelerine dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Borçulun 3.kişiye yapmış olduğu tasarruflar 8.4.1997 ve 15.4.1997 olup, dava ise 15.4.2004 tarihinde açılmıştır. İİK.nun 284. maddesinde tasarrufun iptali davalarının tasarruf tarihinden itibaren 5 yıllık süre içinde açılması gerektiği öngörülmüştür. Söz konusu süre sükutu hak süresi olup mahkemece re’sen nazara alınması gerekir.
Bu durumda mahkemece davanın süre yönünden reddine karar vermek gerekirken bu yön göz ardı edilerek yazılı olduğu üzere davanın kabulü yoluna gidilmiş olması doğru değildir.
SONUÇ:Davalı …’in temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü BOZULMASINA, duruşmada vekille temsil edilmeyen davalı … yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene geri verilmesine 19.7.2007 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.