Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2007/3304 E. 2007/2949 K. 04.10.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/3304
KARAR NO : 2007/2949
KARAR TARİHİ : 04.10.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, dava dışı …’tan bonoya dayalı alacağı olan davacının borçlu aleyhine icra takibi yaptığını ancak borcun doğumundan sonra borçlunun …, … Köyü 1020 parsel sayılı taşınmazı, davalı …’ye düşük bedelle devrettiğini bu nedenle tapunun iptalini istemiştir.
Davalı … vekili, davanın, muvazaa nedenine dayalı tapu iptali davası olması halinde tasarrufta bulunan borçlu …’ın hayatta olması nedeniyle, İİK 277 vd maddelerine dayalı tasarrufun iptali davası olması halinde de aciz belgesi olmaması nedeniyle reddi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere, Borçlar Kanunu 18. maddesine göre açılan dava için satışı yapan …’ın hayatta olması gerekçesi ve İİK 277 vd maddelerine dayalı tasarrufun iptali davası için de aciz halinin mevcut olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir
H.U.M.K.’nun 76. maddesine nazaran, bir davada ileri sürülen maddi olgu ve bulguların hukuki nitelendirmesini yapmak kanun maddelerinin uygulamasını yapmak hakimin görevidir. Dava dilekçesindeki ileri sürülüşe, dosya içeriğine ve borçlu Sami hakkında icra takibine geçildiğine göre mahkemenin davanın tasarrufun iptali davası olarak kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
İ.İ.K.’nun 282. maddesi hükmü gereğince bu tür davalarda davalı olarak borçlu ve borçlu ile hukuki muamelede bulunan kişiler arasında mecburi dava arkadaşlığı vardır. Somut olayda borçlu … davada taraf gösterilmemiştir. Taraf teşkili davanın görülebilme koşullarından olup, re’sen nazara alınması gerekir. Ayrıca taraf teşkili sağlanmadığı sürece işin esasına girme olanağıda yoktur. Mahkemece bu yönün göz ardı edilmiş olması doğru değildir.
Davacı vekilinin temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenden ötürü BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer yönlerin incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 04.10.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi.