YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/3348
KARAR NO : 2007/4087
KARAR TARİHİ : 06.12.2007
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ve davalılardan … vekili ile davalı borçlu … tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı … aleyhine icra takibi yapıldığını, borcu karşılayacak mal bulunamadığını bu nedenle borçlunun İstanbul-… Mahallesi 696 ada 34 parselde kain taşınmazını diğer davalı …’ya bu davalı tarafından da davalı …’e satışına ilişkin tasarrufların alacaklıdan mal kaçırmaya yönelik olduğunu belirterek iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı … vekili müvekkilinin taşınmazı borçludan satın almadığını, iyiniyetli olarak üçüncü kişiden aldığını ve bu hususun tanık beyanları ile de kanıtlandığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Davalı … vekili, taşınmazın satın aldığı sırada borçlu aleyhine yapılmış bir icra takibi bulunmadığını ve hesabının kesilmediğini idda ederek davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı borçluya usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara gelmemiş ve cevap vermemiştir.
Mahkemece, satış bedeli ile gerçek bedel arasında iki katına yakın fark bulunduğu, bu farkın da tasarrufun iptali yönünden yeterli olduğu gerekçesi ile borçlu ile davalı … arasındaki satışla ilgili tasarrufun iptaline yönelik davanın kabulüne ancak taşınmazın kötüniyeti kanıtlanamayan davalı …’e devredilmesinden dolayı davanın bedele dönüştüğü nazara alınarak devir tarihindeki bedelden 3. kişi …’nın sorumlu tutulmasına ve davalı … hakkındaki davanın da reddine karar verilmiş hüküm davacı vekili ve davalılardan … vekili ile borçlu tarafından temyiz edilmiştir.
1- Yerel mahkeme kararı hükmü temyiz eden davalı borçlu …’a 16/02/2007 günü tebliğ edilmiş olup, 15 günlük yasal temyiz süresi geçirildikten sonra verildiği anlaşılan temyiz dilekçesinin (isteminin) REDDİNE,
2- Davacı vekilinin temyizinin incelenmesinde, dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve davalı 4. kişinin kötüniyetli olduğunun yasal ve inandırıcı delillerle kanıtlanamamasına göre davacı vekilinin yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddine,
3-Davalı …’in temyiz itirazlarına gelince; Dava, İİK’nın 277 ve takip eden maddelerine dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkin bulunmaktadır. Yasanın 278/2 maddesinde edimler arasındaki fahiş farkın bağışlama hükmünde sayılıp yapılan tasarrufun iptale tabi olduğu hükmü öngörülmüştür. Somut olayda edimler arasında misli farkın bulunmadığı ve toplanan delillere göre de davalı …’nın borçlunun alacaklılarından mal kaçırma amacını bilen veya bilebilecek durumda olduğunun ispatlanamadığından davanın 3. kişi … açısından da reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı borçlunun temyiz dilekçesinin (isteminin) reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine ve (3) nolu bentte yazılı gerekçelerle hükmün davalı … yararına BOZULMASINA, ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden taraflara geri verilmesine 06/12/2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi.