Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2007/3425 E. 2007/2523 K. 17.07.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/3425
KARAR NO : 2007/2523
KARAR TARİHİ : 17.07.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-
Davacı vekili, 10.6, 5.9, 2.12 ve 1.6.2004 tarihli kredi sözleşmeleri gereğince müvekkili bankaya 5.1.2005 takip tarihi itibarıyla 111.844.00 YTL’sı borcu bulunan davalı …’nın borcun doğumundan sonra adına kayıtlı 3071 parsel 1/300 arsa paylı 11 nolu bağımsız bölümü 19.10.2004 tarihinde 35.000.00 YTL bedelle kızkardeşinin kayınpederi olan davalı … …’ya sattığını belirterek tasarrufun iptalini talep etmiştir.
Daval … vekili davanın reddini savunmuştur.
Davalı … … vekili, dava konusu taşınmazın müvekkili tarafından üzerindeki ipotekle birlikte 78.000.00 YTL’ye alındığını, ipotek borçların ödenmesi için 23.11.2004’de 29.000.00 YTL, 6.12.2004’de 8.745.50 YTL, 14.12.2004’de de 5.040.00 YTL’nın bankaya yatırıldığını, müvekkillerinin ekonomik durumunun taşınmazı almaya elverişli olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporu gereğince davanın kabulü ile Kuşadası, … Köyü 3071 parsel B/blok 11 nolu bağımsız bölüm olarak 1/30 arsa paylı taşınmazın davalılar arasındaki 19.10.2004 tarihli satışına ilişkin tasarrufun iptaline, … 5. İcra müdürlüğünün 2004/7307 sayılı takip dosyası için bu taşınmaz üzerinde davacıya cebri icra yetkisi tanınmasına karar verilmiş, hüküm davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİY’nun 277 ve devamı maddelerine dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
1- Bu tür davaları elinde geçici(İİY. md. 105) yada kesin (İİK md.143) aciz belgesi bulunan alacaklılar açabilir. Bu husus dava koşulu olup, mahkemece res’en gözetilir. Somut olayda davacı vekili borcun kaynağını 16.6.2003 ile 1.6.2004 tarihleri arasında imzalanan kredi sözleşmeleri olarak belirtmiş ise de … 5.İcra Müdürlüğünün 2004/7307 esas sayılı dosyasında borcun kaynağının 10.6.2003 tanzim 24.12.2004 vadeli 110.300.00 YTL’lik bono olduğu anlaşılmaktadır. 5.1.2005 tarihli ödeme emrinden borç miktarı 111.844.00YTL olarak belirlenmiş haczedilen ve satışı yapılan 20 YT 866 plakalı araç ve … plakalı araç bedelleri olarak davadan önce alacaklıya 23.3.2005 tarihinde 27.590.00YTL, 12.4.2005 tarihinde de 16.173.50YTL olmak üzere dava tarihinden önce 43.763.50YTL’sı ödenmiş bakiye 68.081.50YTL’sı için davalı borçlunun haczi kabil malının bulunmadığı dolayısıyla aciz halinde olduğunun kabulü gerekmiştir. Dosya arasına giren belgeden … plakalı aracın davacı bankaya rehinli olduğu anlaşılmış ise de; aracın son kayıt maliki ve değeri konusunda dosyada mevcut delile rastlanamamıştır. Bu durumda borçlunun mevcut malvarlığı alacak miktarını karşılamadığı aciz halinin varlığı tartışmasızdır. Bu nedenlerle davalı vekilinin aciz belgesinin yokluğu konusundaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2- İİK’nun 278/2 maddesi uyarınca sözleşmenin yapıldığı sırada, kendi verdiği şeyin değerine göre, borçlunun ivaz (edim) olarak pek aşağı bir fiyat kabul ettiği sözleşmeler bağışlama hükmünde olup iptale tabidir. Burada borçludan satın alan şahsın iyiniyetine bakılmaz. Alıcı iyiniyetli olsa bile taşınmazın rayiç değeri ile satış değeri arasında önemli oransızlık varsa satış geçersizdir. Önemli oransızlıktan söz edebilmek için edimler arasında en az misline yakın farkın bulunması gerekir. Dava konusu tasarruf borcun doğumundan sonra 19.10.2004 tarihinde yapılmıştır. Davalı … dava konusu taşınmazı üzerindeki 14.7.2004 tarihli … AŞ. lehine kurulmuş 170.000.00YTL ipotek bedeliyle birlikte tapuda 35.000.00YTL bedelle satın almış ipotek bedeline mahsuben de 23.11.2004 ile 14.12.2004 tarihleri arasında borçluya 42.785.50YTL ödemiştir. Bilirkişi raporuna göre taşınmazın tasarruf tarihindeki değeri 105.000.00 YTL’dir.
Davalı … dava konusu taşınmazı üzerindeki ipotekle birlikte satın alıp satış tarihinden sonra toplam 42.785.50YTL ipotek bedeli ödediğine göre taşınmazın 77.785.50YTL’ye satıldığının kabulü gerekir.
Bu durumda satış tarihindeki gerçek bedelle, tapudaki bedel arasında önemli oransızlık olduğundan söz edilerek davanın kabulü yerinde değildir.
3- İİK’nun 280/1. maddesi “malvarlığı borçlarına yetmeyen bir borçlunun, alacaklılarına zarar verme kastıyla yaptığı tüm işlemler, borçlunun içinde bulunduğu mali durumun ve zarar verme kastının, işlemin diğer tarafınca bilindiğini veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hallerde iptal edilebilir” hükmünü içermektedir. Davacı vekili, dava dilekçesinde ve 1.2.2007 tarihli dilekçesinde davalı …’ın davalı borçlu …’ın kızkardeşinin kayınpederi olduğunu ileri sürüp nüfus kayıtlarını delil olarak bildirmiştir. Davacının bu konudaki delilleri toplanarak İİK’nun 280/1. maddedeki şartların varlığı araştırılıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı hüküm tesisi isabetli görülmemiştir.
4- Kabule göre de; karar ilam harcının dava dilekçesinde yazılı ve itiraza uğramayan 35.000.00YTL üzerinden hesaplanması hatalı olup tasarrufun iptali davalarında harç; takip konusu alacak miktarıyla dava konusu taşınmazın tasarruf tarihindeki değeri gözönüne alınarak hangisi az ise onun üzerinden hesaplanması gereklidir. Harç kamu düzeniyle ilgili olduğundan kararın bu yönden de bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, (2), (3) ve (4) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle usul ve yasaya uygun bulunmayan hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene geri verilmesine 17.7.2007 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.