YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/3426
KARAR NO : 2007/2213
KARAR TARİHİ : 25.06.2007
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
DAVALI LAR :… ve … San. Tic. Ltd. Şti.
…
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkilinin davalı … ve … San. Tic. Ltd. Şirketinden 10.11.2004 tarihli fatura nedeniyle alacaklı olduğunu ve bu konuda Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesine dava açtıklarını yargılama sonunda 6.7.2005 tarihli kararla 10.000.00 YTL alacağın davalı şirketten tahsiline karar verildiğini, borçlu şirket hakkındaki talebin sonuçsuz kaldığını belirterek davalılar arasındaki 1.3.2005 tarihli … plakalı aracın satışına ilişkin tasarrufun iptaline, davalı …’ın dava konusu aracı 6.6.2005 tarihinde dava dışı … …’a sattığından alacak miktarıyla sınırlı olarak tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … vekili, takip konusu alacağın en erken 6.7.2005 karar tarihinde doğduğunu, 1.3.2005 tarihli tasarrufun ise borcun doğumundan önce yapıldığını, müvekkilinin oto alım-satım işi ile uğraştığını aracı borçludan değil … …’den piyasa değerini ödeyerek aldıklarını ve tamirini yaparak 6.6.2005 tarihinde dava dışı … …’a sattıklarını davanın öncelikle reddini, aleyhe karar çıkması halinde zararlarının davalı … Şirketinden tahsilini savunmuştur.
Davalı …. Şti. tebligata rağmen savunma yapmamıştır.
Mahkemece, iddia, savunma toplanan deliller gereğince dava konusu tasarrufun ivazsız tasarruf olarak nitelendirilememesi ve takip borçlusu olmayan davalının da borçlunun zarar verme kastını bildiği veya bilmesi gerektiği
ispat edilemediğinden davanın reddine karar verilmiş hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK 277 ve devamı maddelerine dayalı tasrrufun iptali istemine ilişkindir.
İİK 278/2 madde gereğince sözleşmenin yapıldığı tarihte kendi verdiği şeyin değerine göre, borçlunun ivaz olarak pek aşağı bir fiyat kabul ettiği sözleşmeler bağışlama hükmünde olup iptale tabidir. Burada borçludan satın alan şahsın iyiniyetine bakılmaz. Alıcı iyiniyetli olsa bile aracın rayiç değeri ile satış değeri arasında önemli oransızlık varsa satış alacaklı yönünden geçersizdir. Önemli oronsızlıktan sözedebilmek için edimler arasında en az misli ve yukarısına yakın farkın bulunması gerekir.
Somut olayda dava konusu … plakalı 1993 model … araç borçlu şirket tarafından davalı’ya 20.872,00 YTL kasko değeri bulunmasına rağmen 10.000.00 YTL’ye satılmış, davalı tarafından da dava dışı … …’a 12.000.00 YTL bedelle satılmıştır.
Dava konusu aracın satış tarihlerindeki (1.3.2005 ve 6.6.2005) gerçek değeri konusunda uzman bilirkişi aracılığıyla tesbit edilerek edimler arasında bir misline yakın veya daha fazla bir fark bulunduğu saptandığı takdirde İİK 283/2 madde gereğince davalının malı elinden çıkardığı 6.6.2005 tarihindeki aracın piyasaya rayicine göre gerçek değeri üzerinden davacının alacağı ve eklentileri toplamıyla sınırlı olarak tazminatla sorumluluğuna karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi isabetli görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene geri verilmesine 25.6.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.