YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/349
KARAR NO : 2007/260
KARAR TARİHİ : 05.02.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tesbite itiraz davası üzerine yapılan yargılama sonunda: Davanın reddine ilişkin verilen hüküm davacı … ve arkadaşları ile dahili davalılardan … Köyü Tüzel Kişiliği tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacılar … ve arkadaşları tapu kaydına ve kadastro öncesi nedene dayanarak davalı hazineye ait 186 ada 5 nolu parsel ile … Köyü 1 ve 4 nolu parsellerin tapu kayıtlarının iptali ile adlarına tescili isteğiyle dava açmışlardır. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı … ve arkadaşları ile dahili davalılardan … Köyü Tüzel Kişiliği tarafından temyiz edilmiştir.
1-Hükmü temyiz edenlerden … köyü muhtarlığı iptali istenen tapu kayıtlarının malikleri arasında bulunmamaktadır.Usul yasası hükümlerine göre hükme temyiz etme yetkisi davanın taraflarına ait bulunmaktadır. Mahkeme ara kararı ile davaya dahil edilmiş olmaları köy muhtarlığına taraf sıfatını kazandırmaz. Bunun yanında hükümle aleyhlerinde de bir durum yaratılmamıştır. Bu nedenlerle … köyü muhtarlığının temyiz istemlerinin (dilekçelerinin) REDDİNE,
2-… ve arkadaşlarının 186 ada 5 nolu parselle ilgili hükme yönelik temyizlerine gelince; taşınmaz 19.2.1972 tarihli komisyon kararı ile Hazine adına tesbit edilmiş, süresinde dava açılmaması üzerine 23.2.1973 tarihinde tesbit kesinleşmiş ve Hazine adına tapu oluşturulmuştur. 3402 sayılı Kadastro yasasının 12/3 maddesinde tutanaklarda belirtilen haklarına sınırlandırma ve tesbitlere ait tutanakların kesinleştiği tarihten itibaren 10 yıl geçtikten sonra kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanarak itiraz olunamayacağı ve dava açılamayacağı öngörülmüştür.Dava, 10 yıllık süre geçtikten sonra 24.1.2006 tarihinde açılmıştır. Söz konusu süre hak düşürücü süre olup mahkemece re’sen nazara alınması gerekir. Bu durumda mahkemece davanın reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmadığından yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile bu parselle ilgili usul ve yasaya uygun aleyhlerindeki hükmün ONANMASINA,
3-Davacı … ve arkadaşlarının … Köyüne ait 1 ve 4 nolu parsellerle ilgili hükme yönelik temyizlerine gelince; Mahkemece taşınmazın orman niteliği ile Hazine adına tesciline ilişkin Manavgat 2. Kadastro Mahkemesinin 3.4.1997 tarih 1993/23 1997/12 sayılı ilamlarının taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu konusunda güçlü delil teşkil ettiği gerekçesiyle yazılı olduğu üzere keşif yapılmasızın davanın reddine karar verilmişse de varılan sonuç dosya içeriğine ve toplanan delillere uygun düşmemektedir.Söz konusu ilamla taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu kabul edilmiş ve Hazine adına tapu oluşturulmuş ise de, davacılar ilamın tarafı olmadıklarına göre aleyhlerinde kesin hükmün yada güçlü delilin varlığından söz etme olanağı yoktur. Davacılar ilamın tarafı olmadığına ve de tapu kaydına dayanarak dava açtıklarına göre ortada usul yasasının 237. maddesinin öngörüldüğü koşulları içeren kesin hükmün varlığından söz edilemez. Bu durumda mahkemece yerinde keşif icra olunup dayanak tapu kayıtları gereği gibi yerine uygulanmak ve gerektiğinde üç kişilik uzman bilirkişi kurulundan taşınmazların orman sayılan yerlerden olup olmadığı konusunda rapor alınıp ondan sonra toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar vermek gerekirken bu yönler göz ardı edilerek eksik incelemeye dayalı olarak yazılı olduğu üzere karar verilmiş olması doğru değildir.
Davacılar … ve arkadaşlarının temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile 1 ve 4 nolu parsellere hasren hükmün açıklanan nedenlerden ötürü BOZULMASINA peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene geri verilmesine 5.2.2007 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.