YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/3599
KARAR NO : 2007/4257
KARAR TARİHİ : 13.12.2007
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı … vekili tarafından ve …, … ve … vekili tarafından ise vekalet ücreti yönünden temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili davalı borçlu … aleyhine icra takibi yapıldığını, borcu karşılayacak malı bulunamadığını bu nedenle borçlunun İstanbul, … İlçesi … mevkiinde kain 171 ada 24 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki 15 nolu meskenini icra takibini sonuçsuz bırakmak için davalı …’a sattığını bu davalının aynı taşınmazı mirasçıları davaya dahil edilen muris …’e devrettiğini son olarak da anılan taşınmazın bir kısım davalılar murisi … tarafından davalı …’ye satışına ilişkin tasarrufların iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı … vekili alacaklıya borcun belirtildiği kadar olmadığını, factoring sözleşmesinin borç doğurmayacağını, satışın sermayenin güçlendirilmesi için yapıldığını, bedelin rayiç değerlere uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davalılar …, … ve … vekili muris …’in taşınmazı borçludan değil 3. kişi …’tan satın aldığını, satışın belediyece belirlenen değere göre yapılmış bulunduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Diğer davalılar usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara gelmemiş ve cevap vermemişlerdir.
Mahkemece, borçlu ile 3. kişi … arasındaki tasarrufun bedeller arasında fahiş farkın bulunması nedeniyle davanın kabulüne ancak taşınmazın iyiniyetli 4. kişiye devredilmesinden dolayı davanın bedele dönüşmesi nazara alınarak borçlu ve davalı 3. kişinin, taşınmazın 4. kişiye devir tarihindeki gerçek değerinden müştereken sorumlu tutulmalarına, diğer davalıların kötüniyetli olduklarının davacı tarafça ispat edilememiş olduğu gerekçesiyle haklarındaki davanın reddine karar verilmiş hüküm davalı … vekili tarafından …, … ve … vekili tarafından ise vekalet ücreti yönünden temyiz edilmiştir.
1- Borçlunun İİK 283. maddesine göre tazminatla sorumlu tutulması doğru değilsede temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır.
2- Davalı … vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde, dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, İİY’nın 278/2 maddesinde edimler arasındaki aşırı farkın bağışlama hükmünde sayılıp yapılan tasarrufun iptali tabi olduğunun öngörülmesine, 3. kişi tarafından taşınmazın tasarruf tarihindeki bilirkişilerce belirlenen gerçek değerinin ödendiğinin yasal ve inandırıcı delillerle kanıtlanamamasına, edimler arasında fahiş farkın bulunduğu hallerde 3. kişinin iyi niyet iddiasının dinlenemeyeceğine ve kararda yazılı diğer gerekçelere göre yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA,
3- Davalılar …, … ve … vekilinin temyiz itirazlarına gelince, bu davalılar murisine yapılan tasarruf yönünden kötüniyetin ispat edilememiş olması nedeniyle davanın reddine karar verilmiş olmasına rağmen davalılar yararına vekalet ücretine hükmedilmemesi doğru olmamıştır. Ne var ki bu husus yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden, hüküm fıkrasının 4 numaralı bendinden sonra gelmek üzere “5-Davalılar …, … ve … için reddedilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte olan avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca hesaplanan 7.740 YTL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılar …, … ve …’a verilmesine” bendinin eklenmesine ve hükmün düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 4.090.50.-YTL kalan onama harcın temyiz eden davalı …’den alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılar …, …, …’a geri verilmesine 13.12.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.