YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/370
KARAR NO : 2007/1081
KARAR TARİHİ : 03.04.2007
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasında görülen tesbite itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda: Davanın kısmen reddine, kısmen kabulüne ilişkin Elbistan Kadastro Mahkemesinden verilen 15.11.2006 gün ve 26/33 sayılı hükmün duruşma yapılması isteğiyle Yargıtay’ca incelenmesi davalı-davacı … ve müşteki vekili ile katılan davalı …vekili tarafından istenilmiş olmakla işin duruşmaya tabi olduğu belirlendikten sonra 3.4.2007 Salı günü için taraflara gönderilen çağrı kağıdı üzerine hükmü temyiz eden davalı … ve müşteki vekili Av…. , katılan davalı …vekili Av…. geldi, karşı taraftan davacılar … ve müşteki vekili Av….’in hazır oldukları anlaşılmakla duruşmaya başlandı, temyiz isteğinin süresinde olduğu tesbit edilmekle hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında 101 ada 32, 38, 111, 112 ve 113 parsel sayılı ve muhtelif yüzölçümlü taşınmazlar Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduklarından söz edilerek malikhaneleri açık bırakılmak suretiyle tesbit edilmişlerdir. Asliye Hukuk Mahkemesinde davacı … ve arkadaşları tarafından davalılar … ve arkadaşları ile …ve …Köyü Tüzel Kişiliği aleyhlerine açılmış olan elatmanın önlenmesi ve tescil davasına katılan …, tapu iptali ile tapulu yerin sıvat ve eyrek yeri olarak sınırlandırılmasını istemiştir. Davalı … ve arkadaşları ise yine aynı mahkemede dönüm tashihi(yüzölçümü arttırılması) istemiyle …ile Köy Tüzel Kişiliği ve …aleyhlerine dava açmışlardır. Davalar birleştirilerek Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Mahkemece, Asliye Hukuk Mahkemesinden aktarılan davanın sadece 101 ada 38 parsel sayılı ve 6887,23 metrekare yüzölçümündeki taşınmazı kapsadığı ve davacı-davalılar vekilinin yüzölçümü tashihi davasından vazgeçtiği gerekçeleriyle; 101 ada 32, 111, 112 ve 113 nolu parsellere ilişkin tutanak aslı ve eklerinin malikhaneleri doldurulmak üzere Kadastro Müdürlüğüne iadesine, aynı ada 38 nolu parselin davacı … ve arkadaşları ile davalı-davacı … ve arkadaşları adlarına müştereken tapuya tesciline, parsel içerisinde yer alan iki katlı ev ile müştemilatı tandırlık ve çeşmenin … adına, havuzun ise davacı ve davalılar adlarına müştereken beyanlar hanesine tapuda şerh düşülmesine, elatmanın önlenmesi talebinin kısmen kabul ve kısmen reddi ile davalıların, davacıların 1/2 payına vaki müdahalesinin men’ine, katılan Hazinenin davasının reddine karar verilmiş, hüküm davalı-davacı … ve arkadaşları ile davalı-katılan …tarafından temyiz edilmiştir.
1-) Dava ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 3402 sayılı kadastro yasasının 27/3 maddesinden Asliye Mahkemesinden devrolunan ve henüz kesinleşmemiş olan davalara, kaldıkları noktadan bu kanunda öngörülen esas ve usul dairesinden devam olunacağı öngörülmüştür. 101 ada 32 , 111, 112 ve 113 nolu parsellerin Asliye Mahkemesinden aktarılan 1998/244 esas sayılı dava dosyasına konu olmadıkları, davalı … ve arkadaşları tarafından açılan mesaha tashihi (yüzölçümü düzeltilmesi) davasından da feragat edildiği yapılan keşif ve taraf vekillerinin tutanaklara geçen mevsuk beyanlarıyla belirlenmiştir. Bu durumda mahkemece yazılı olduğu üzere karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, tarafların bu yöne ilişkin yerinde görülmeyin temyiz itirazlarının reddiyle 101 ada 32, 111, 112 ve 113 nolu parsellerle ilgili usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA,
2-) Davalılar … ve arkadaşları ile hazinenin 101 ada 38 nolu parselle ilgili hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince: Taşınmazın …isimli bir kişinin iken 1950’li yıllarda davacının miras bırakanı 1957 yılında ölen … ile 1974 yılında ölen … –
’a müştereken satıldığı ve de birlikte zilyet ettikleri değişik tarihlerde yapılan keşif ve dinlenen ağırlıklı bilirkişi ve tanık sözlerinden anlaşılmaktadır. Taşınmazın bir bölümüne ilişkin olduğu keşfen belirlenen ve … mirasçıları tarafından açılan tescil davasının kabulü yönünden verilen ilamın ve buna göre oluşturulan tapu kaydının ilamın tarafı olmayan … mirasçıları yönünden bağlayıcılığı yoktur. Hal böyle olunca … mirasçıları bakımından kesin bir hükmün ya da güçlü delilin varlığından söz edilemez. Nitekim bu husus hükmüne uyulan Yüksek Yargıtay 8.Hukuk Dairesinin bozma ilamlarında da açıkça vurgulanmıştır. Taşınmazın öncesinin tapusuz olduğu uyuşmazlık konusu değildir. Taşınmaza uygunluğu tescil davası sebebi ile yapılan keşifte belirlenen 1937 tarih 895 tahrir nolu vergi kaydının … adına tesis edilmiş olması, (vergi kayıtlarının mülkiyet belgesi olmadığından) sonuca etkili değildir. Taşınmazın tarım arazisi olduğu ve de tesbit tarihine kadar 20 yılı aşkın süre ile satın alma ve zilyetliğe dayalı olarak tarafların zilyetliğinde olduğu toplanan ve doğru olarak değerlendirilen delillerle saptanmıştır. Açıklanan bu maddi ve hukuksal olgular karşısında aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir. REDDİNE,
Ancak düzenli sicil oluşturmakla görevli kadastro hakiminin taşınmazın payları da belirtilmek sureti ile kim ya da kimler adına tesciline karar verildiğini hüküm yerinde göstermesi gerekir. Başka bir anlatımla hükmün infazda duraksama yaratmayacak biçimde açık ve net olması zorunludur. Bu bakımdan hüküm yerinde taşınmazın … ve … mirasçıları adına tesciline karar verilmiş ise de pay oranlarının belirtilmemiş olması ve … mirasçılarından … payının adına tesciline karar verilmeyişinin gerekçesinin hüküm yerinde gösterilmemiş olması doğru olmadığı gibi, taşınmaz içerisindeki iki katlı ev ile müçtemilatı tandırlık ve çeşmenin 1974 yılında ölen … mu yoksa mirasçısı olan oğlu …’a mı ait olduğu keza açıkça belirtilmemiş olması ve havuzun da kimlere ait olduğunun ismen belirtilmeyerek davacı ve davalılar adına ait olduğunun kabulü ile şerh verilmesi de ve dolayısıyla infazda duraksama yaratılmış bulunması da doğru değildir.
Davalı-davacı … ve arkadaşları ile davalı-katılan Hazinenin temyiz itirazları yerindedir kabulü
ile hükmün 101 ada 38 nolu parsele hasren açıklanan nedenlerden ötürü BOZULMASINA ve 500.00 YTL duruşma vekalet ücretinin davacılardan alınarak temyiz eden davalı-davacı … ve müşterekleri ile katılan davalı …’ye verilmesine, 3.4.2007 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.