Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2007/3840 E. 2007/3806 K. 22.11.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/3840
KARAR NO : 2007/3806
KARAR TARİHİ : 22.11.2007

-Y A R G I T A Y İ L A M I –

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalılar …. ve … vekili ile… vekili ve … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili davalı şirketin kullandığı kredilere diğer davalılar …. ve ….’in müşterek borçlu ve müteselsil kefil olduklarını, borçlular hakkında yapılan takipte borca yetecek mal bulunamadığını bu nedenle …. İlçesi, ….Köyü, …. mevkisinde kain 1927 parsel sayılı taşınmazın davalı … tarafından diğer davalı …’e bu davalı tarafından da davalı …’a satışına ilişkin tasarrufların iptali ile taşınmaz üzerinde cebri icra yetkisi tanınmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalılar …. ve … vekili, satışın gerçek olduğunu, satıştan elde edilen paranın borç ödemelerinde kullanıldığını, ivazlar arasında da nispetsizlik bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı … şirket vekili bu dava ile müflis şirketin ilgisi bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
Davalı … vekili, satışın yapıldığı dönemde borçluların ekonomik durumlarının çok iyi olduğunu, satışın iyiniyetle yapıldığını, satış bedellerinin günün rayiçlerine uygun olduğunu belirtip davanın reddini savunmuştur.
Davalı … vekili de müvekkilinin borçluları tanımadığını, aralarında bir ilişki bulunmadığını, taşınmazın borçlulardan satın alınmadığını, satımın belediye rayiçlerine göre yapıldığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, ivazlar arasındaki nispetsizlik, satış işlemlerinin süreç ve tarihlerine, satışın muvazaalı olarak yapılmış olması gerekçesi ile davanın … ile …açısından kabulüne diğer davalılar yönünden ise husumet nedeniyle reddine karar verilmiş hüküm davalılar … ve … vekili ile … vekili ve … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar … ve … vekili ile … vekilinin temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davalı … vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
Dava, İİK.nun 277 ve devamı maddelerine dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
İİK.nun 282.maddesi gereğince tasarrufun iptali davaları, borçlu ile doğrudan veya dolaylı olarak hukuki muamelede bulunan veya borçlu tarafından kendilerine ödeme yapılan kimseler ile bunların mirasçıları ve bundan başka kötüniyetli üçüncü kişiler aleyhine de iptal davası açılması mümkündür.
İİK.nun 280/I.maddesinde kabul edilen kötüniyetten maksat, borçlunun durumunun satın alan kişi tarafından bilinmesi veya bu kişinin bilebilecek durumda olmasıdır.Satın alan kişinin kötüniyetini kanıtlama yükümlülüğü İİK.nun 280/III. maddesindeki hal hariç davacı alacaklıya aittir. Bu kapsamda davacının, davalı …’ın borçlu …’in acz içerisinde olduğunu ve alacaklılardan mal kaçırmak amacı ile taşınmazı gerçekten sattığını veya danışıklı olarak devrettiğini bildiğini veya bilebilecek durumda olduğunu yasal delillerle kanıtlaması zorunludur. Oysa, davacı alacaklı dosya kapsamındaki toplanan mevcut delillere göre davalı …’ın kötüniyetini kanıtlamış değildir. Hal böyle olunca da, davalı … hakkındaki davanın reddine, İİK.nun 283/II.md.uyarınca davanın bedele
dönüşmüş olması nedeniyle, davalı … tarafından davalı …’a satıldığı tarihteki tasarrufa konu taşınmazın rayiç değeri olan miktarın davacı alacağı ve ferileri ile sınırlı olmak üzere davalı …’den tahsiline, karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
SONUÇ: Davalı … vekilinin temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü davalı yararına BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı …’a geri verilmesine, aşağıda dökümü yazılı 26.20.-YTL. fazla alınan temyiz peşin harcının ise davalılar Salim, Mehmet ve Şevki’ye geri verilmesine 22/11/2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi.