Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2007/4038 E. 2008/614 K. 14.02.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/4038
KARAR NO : 2008/614
KARAR TARİHİ : 14.02.2008

MAHKEMESİ : Büyükçekmece Asliye 2. Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı-karşı davacı … Varlık Yönetimi vekili ve davalı Türkiye … Bankası A.Ş vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili tarafından asıl davada, davalı … ile taşınmaz satış vaadi sözleşmesi imzalandığı, taşınmaz üzerinde bulunan davalı … Bankası Galeria şubesine ait ipoteğin ödemesine rağmen bu davalının ipoteği kaldırmadığı, taşınmaz davalı … üzerinde gözüktüğü için başka hacizlerin de konulduğu belirterek taşınmazın kendi adına tescili ile davalı … Bankasına ait ipotek ile diğer hacizlerin terkini talep etmiş, davalı … varlık yönetiminin yerini aldığı T.Tütüncüler Bankası … tarafından davaya cevap ile birlikte açılan karşılık davada ise davacı … ile davalı … arasında taşınmaz satış vaadi sözleşmesi yapılmasına ilişkin tasarrufun İİK’nın 277 ve devamı maddelerine göre iptaline karar verilmesi talep edilmiştir.
Davalı-karşı davacı T.Tütüncüler Bankası … vekili, davacının taşınmazı satın almadığını, satış vaadi sözleşmesi yaptığını, esasen bu sözleşmenin de alacaklılardan mal kaçırmak için yapıldığını, o sözleşmenin tarafı …’un dava dışı … Tekstil San. ve Tic. Ltd.’nin kredi borçlarına kefil olmasından dolayı takip yaptıklarını ve …’un düşük bedelle satış vaadi sözleşmesini yaptığını bu nedenle anılan tasarrufun iptaline ve asıl davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı …, açılan davanın haklı olduğunu ve satış vaadi sözleşmesini yaptıktan sonra banka kredi borçlarının da davacı … tarafından ödendiğini savunarak davanın kabulüne karar verilmesini dilemiştir.
Davalı … Bankası A.Ş, davacının malik olmamasından dolayı kendilerine dava açma hakkı bulunmadığını, davalı …’un kendilerine olan borçlarından dolayı ipotek tesis edildiğini, yuva kredisi sözleşmesine göre kendilerinin herhangi bir alacakları bulunduğu takdirde teminatların bir kısmının geri verilmesine ilişkin talepleri kabul edip etmemekte serbest olduklarını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Diğer davalı … ise dava sırasında alacağını tahsil ettiğini ve alacağının kalmadığını, icra takibinin de düştüğünü beyan eden dilekçesini göndererek davacı …’in davanın kabulüne istemiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda karşı davanın, iptali istenen tasarrufun borcun doğumundan önce yapılmış olduğu gerekçesi ile reddine, asıl davada ise taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin noter huzurunda yapılmış olduğu, vaadde bulunulan taşınmazın satış bedelinin tamamen ve nakden ödenmiş olduğunun bu sözleşmede yazılı bulunduğu ve tescil koşullarının oluştuğu gerekçesi ile davanın kabulü ile taşınmazın davalı … adına olan tapusunun iptali ile davacı … adına tesciline, satış vaadi sözleşmesinden sonra davalılar lehine konulan haciz ve diğer takyidatların kaldırılmasına aynı şekilde satış vaadi sözleşmesinin yapılmasından sonra yuva kredisine istinaden konulan ipotek bedelinin davacı tarafından ödenmiş olmasından dolayı davalı Türkiye … Bankası lehine konulan ipoteğin fekkine karar verilmiş hüküm davalı-karşı davacı … Varlık Yönetimi vekili ve davalı Türkiye … Bankası A.Ş vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, karşı davada iptali istenen tasarrufun, borcun doğumundan önce yapılmış olduğunun belirlenmesine, asıl davada ise taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin gereklerinin davacı tarafça yerine getirildiği ve ipotek borçlarının davalı … Bankası’na ödendiğinin anlaşılmasına, bu nedenle vaadd öncesi mevcut ipoteğin kaldırılmasının gerekmesine, satış vaadi sözleşmesinin yapılmasından sonraki haciz ve takyidatların da yeni maliki bağlamayacağının açık bulunmasına ve kararda yazılı diğer gerekçelere göre, davalı-karşı davacı … Varlık Yönetimi vekili ve davalı Türkiye … Bankası A.Ş vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 143/5 maddesi gereğince davalı-karşı davacı … Varlık Yönetimi ile davalı Türkiye … Bankası A.Ş’den harç alınmasına yer olmadığına 14/02/2008 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.