Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2007/4111 E. 2008/1080 K. 06.03.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/4111
KARAR NO : 2008/1080
KARAR TARİHİ : 06.03.2008

MAHKEMESİ : İzmir Asliye 4. Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, davalı borçlu Ömriye aleyhine takip yaptıklarını borcu karşılayacak mal bulunamadığını bu nedenle borçlunun taşınmazını davalı …’a satışına ilişkin tasarrufun iptalini ve taşınmaz üzerinde cebri icra hakkı tanınmasını istemiştir.
Davalı … vekili, taşınmazın borç ödemek maksadıyla satıldığını, evin üzerinde bulunan ipoteğin satıştan önce davalı …’dan alınan para ile kapatıldığını bakiye ile de borç ödendiğini, davalı … ile bir akrabalık da bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı … vekili, alacaklının elinde aciz belgesi bulunmadığını, davanın süresinde açılmadığını, satımda gerçek bedelin ödendiğini, taşınmazın yatırım amaçlı alındığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davalı …’ın savunmasına itibar edilerek, taşınmazın satın alınması için önceden başka taşınmazlar satıldığı, kredi çekildiği, satış sırasında değerin düşük gösterilmesinin de yaygın bir uygulama olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş ise de varılan sonuç toplanan deliller ve dosya kapsamına uygun düşmemektedir.
../…

-2-
2007/4111
2008/1080

Dava, İİK’nun 277 v.d maddelerine dayalı tasarrufun iptali davasıdır. İİK 278 ve müteakip maddelerde ifade edildiği gibi akdin yapıldığı sırada kendi verdiği payın değerine göre borçlunun ivaz olarak pek aşağı bir fiyat kabul ettiği akitler bağışlama gibidir. Somut olayda taşınmazın resmi satış aktinde gösterilen bedeli 13.000 YTL’dir. Tasarruf tarihi itibariyle belirlenen gerçek değer ise 48.298 YTL’dir. Bu durumda tasarruf bağışlama gibi değerlendirilebilir. Ancak davalılardan 3. kişi … vekili taşınmaz bedelinin müvekkilinin kredi alarak ödediğini savunmuştur. Mahkemece bu konunun bankadan sorulması ara kararı verilmiş ise de müzekkere giderinin hangi tarafın vereceği konusunda ara kararında açıklık bulunmamaktadır. Bu durumda davalı … vekiline müzekkere giderleri yatırması için ihtaratlı kesin süre verilmeli müzekkere gideri yatırıldığı takdirde ilgili bankadan davalı …’ın aldığını beyan ettiği kredinin Erkan’a mı diğer davalı …’ye mi ödendiği sorulmalı belirlenecek sonuca ve toplanacak delillere göre hüküm kurulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 6.3.2008 tarihinde karar verildi.