Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2007/4278 E. 2007/2812 K. 27.09.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/4278
KARAR NO : 2007/2812
KARAR TARİHİ : 27.09.2007

-Y A R G I T A Y İ L A M I –

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda: Davanın kabulüne ilişkin Marmaris 2.Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 26.12.2006 gün ve 2006/287 – 2006/440 sayılı hükmün duruşma yapılması isteğiyle Yargıtay’ca incelenmesi davalı … Mad.Ür.Paz.Ltd.Şti. tarafından istenilmiş olmakla işin duruşmaya tabi olduğu belirlendikten sonra 25.9.2007 Salı günü için taraflara gönderilen … kağıdı üzerine hükmü temyiz eden davalı … Mad.Ür.Paz.Ltd.Şti vekili gelmedi. Davacı… vekili … …’nın hazır oldukları anlaşılmakla duruşmaya başlandı; temyiz isteğinin süresinde olduğu tespit edilmekle hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, davalılar… aleyhine yapılan icra takibinin kesinleştiğini, borcunu karşılayacak malının bulunmadığını, yapılan araştırmada borçlunun Marmaris İlçesi İçmeler Musayeri mevkiinde kain taşınmazdaki hissesini diğer davalı şirkete alacaklıdan mal kaçırmaya yönelik olarak devrettiğini o nedenle bu tasarrufun iptali ile … icra yetkisinin tanınmasını istemiştir.
Davalı şirket vekili satışın gerçek olduğunu, davacı ve borçlunun birlikte hareket ederek alacağı şirketten tahsil etmek niyeti ile böyle bir dava açtıklarını, alacağın gerçek bir alacak olmadığını, borç kaynağı senetler verildiği sırada davacının zaten davalı…’ya borçlu olduğunu ve

dava tarihinde asıl tasarruf kabul edilmesi gereken davalı… ile davalı şirket arasında resmi şekilde yapılan taşınmaz vaadi sözleşmesinin üzerinden yasal dava açma süresinin geçtiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalı usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara gelmemiş ve cevap vermemiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda toplanan delillere göre davanın kabulü ile davaya konu satışın iptali ile davacıya haciz ve satış isteme yetkisi tanınmasına karar verilmiş hüküm davalı şirket vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Gayrimenkul satış vaadi sözleşmeleri alıcısına ayni hak değil, şahsi hak bahşeden sözleşmelerdendir. Tasarrufa konu taşınmazın mülkiyeti kayden 5.7.2001 tarihinde 3.kişi durumundaki … Ltd.Şti’ne geçmiştir. İcra takibine 03.12.2002 tarihinde geçildiğine ve davada 11.4.2003 tarihinde açıldığına göre süre yönünden bir yanılgı bulunmadığından davalı tarafın aksi yöndeki görüşüne katılma olanağı bulunmamıştır.
İşin esasına gelince; dava, İİK’nun 277 ve devamı maddelerine dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkin bulunmaktadır. Tasarrufun iptali nedenleri yasanın 278, 279 ve 280.maddelerinde ayrıntılı olarak düzenlenmiştir. Mahkemenin gerek 8.12.2004 tarihli ve gerekse 26.12.2006 tarihli kararlarında davanın kabulüne karar verilirken, iptal nedenlerinden hangisine dayanıldığı açıkça gösterilmemiştir. Anayasanın 141.maddesinin 141/3 maddesinde mahkeme kararlarının gerekçeli olarak yazılacağı öngörülmüştür. … …’nun daha önce borçlu …’nın vekili, daha sonrada … Ltd.Şti’nin müdürü olması başka delillerle doğrulanmadığı sürece … başına tasarrufun alacaklıdan mal kaçırmak kastıyla yapıldığının kabulüne yeterli değildir.
O halde, mahkemece davacı taraftan dava ve tasarrufun iptali sebebi açıklattırılmalı, davalıdan iddia doğrultusunda savunması sorulmalı, taraflardan iddia ve savunma doğrultusunda delil bildirmeleri ve göstermeleri istenmeli ondan sonrada toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
Eksik inceleme ile hüküm verilemez. Davalı … Ltd.Şti’nin temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün

açıklanan nedenlerden ötürü BOZULMASINA, duruşmada vekille temsil edilmeyen davalı … Mad.Ür.Paz.Ltd.Şti. yararına vekalet ücretine yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı şirkete geri verilmesine, 27.9.2007 tarihinde oy birliği ile karar verildi.