YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/428
KARAR NO : 2007/742
KARAR TARİHİ : 08.03.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalının aracının, müvekkiline kasko poliçesi ile sigortalı araca çarpması sonucu hasarlandığını, olayda davalının kusurlu olduğunu, hasar bedelinin sigortalı araç sahibine ödenmesi nedeniyle, 6.726.157.000 TL tazminatın faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, kusurun sigortalı araçta olduğunu, trafik kaza raporunun doğru olmadığını, araçtaki 5.700.132.000 TL’lik hasarın 2.000.000.000 TL’lik kısmının kendi trafik sigortasınca ödendiğini, müvekkilinin haksız çıkması durumunda ödemesi gereken hasar miktarının 3.700.132.00 TL olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, TTK’nun 1301.maddesi hükmü uyarınca, kasko sigorta poliçesine dayalı rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Trafik kaza raporu, dinlenen tanık beyanları ve tam dosya kapsamındaki delillerden anlaşıldığı gibi, davalı taraf aracı krokide gösterilen tali yoldan çıkarak çarpma noktası yönünde seyrederken çarpma noktasına geldiğinde kasko sigortalı araçla çarpışmıştır. Mahkemece, Adli Tıp Kurumundan alınan raporun sigortalı araca kusur veren kabul şekline göre hüküm kurulmuş ise de, mahkemenin bu kabul şekli dosyadaki
delillere uygun düşmemektedir. Toplanan deliller olayın Trafik Kaza Raporunda açıklandığı şekilde gerçekleştiğini göstermektedir.
Ancak davacı tarafın kasko sigortalı aracının hızlı olup olmadığı ve hız derecesine göre kusurlu olup olmadığı düşünülebilir, davalı aracının davacı taraf aracının şeridine çarpraz giriş konumunda tecavüz ettiği de kaza raporu ve krokiden anlaşılmaktadır. Bu durumda tarafların kusur oranlarının konusunda uzman İTÜ veya Karayolları Genel Müdürlüğü gibi kuruluşlardan seçilecek uzman bilirkişi kuruluna incelettirilerek alınacak raporun diğer delillerle birlikte değerlendirilmesi ve sonucuna göre hüküm kurulması gerekir. Eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru değildir.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı taraf yararına BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene geri verilmesine, 8.3.2007 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.