Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2007/4329 E. 2008/1437 K. 24.03.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/4329
KARAR NO : 2008/1437
KARAR TARİHİ : 24.03.2008

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, müvekkili şirkete kasko sigortalı araca, davalıların malik ve sürücüsü oldukları aracın çarparak hasara neden olduğunu belirterek, sigortalısına ödediği 16.272.00 YTL tazminattan, davalıların 6/8 kusur oranına isabet eden kısım 12.204.00 YTL olup, davalıların sigorta şirketlerinden tahsil edilen 1.000.00 YTL’nin mahsubu ile bakiye 11.204.00 YTL’nin ödeme gününden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
Davalı şirket vekili, davanın reddini istemiştir
Davalı …, duruşmaya gelmemiş ve cevap vermemiştir.
Mahkemece, kazanın meydana gelmesinde kusurun tamamının davacı sigortalı araç sürücüsünde olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, TTK’nun 1301. maddesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir. Kaza tespit tutanağında, davalı sürücü … şeride tecavüz ettiğinden birinci dereceden kusurlu, davacı sigortalı araç sürücüsü ….ın ise ikinci dereceden kusurlu olduğu bildirilmiş, keşif mahallinde dinlenen zabıt mümzii …. da tutanak içeriğini doğrulamıştır. Davalı tanıkları ise, davacı aracının, gidiş gelişli tek şeritli yolda önündeki kar temizleme aracını sollarken davalı araç şeridine geçmesiyle
../…

-2-
2007/4329
2008/1437

kazanın meydana geldiğini ifade etmişlerdir. Bilirkişi ….’nun 18.01.2005 tarihli raporunda, davalı tanık beyanlarına itibar ederek davacı sürücüsü ….’ın %100 davalı sürücünün ise kusursuz olduğunu belirtilmiştir. Davacı vekilinin itirazı üzerine Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi’nden alınan 10.05.2007 tarihli raporda ise, olay trafik kaza raporunda anlatıldığı şekilde meydana gelmişse davalı sürücünün %100 kusurlu, davacı sürücüsünün kusursuz olduğu; olay davalı tanıklarının beyanına uygun, meydana gelmişse davalı sürücünün kusursuz, davacı sürücüsünün %100 kusurlu olduğu kanaatini bildirilmiştir. Mahkemece 18.01.2005 tarihli rapor esas alınarak hüküm kurulmuştur. Oysa, kazanın hemen akabinde gözleme dayalı olarak trafik polislerince tutulan kaza tespit tutanakları aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerdendir. Tutanak içeriği, keşif mahallinde dinlenen zabıt mümzii tanık tarafından doğrulanmıştır.
Bu durumda mahkemece, Adli Tıp Kurumu raporunun 1. şıkkında belirtilen, davalı sürücünün tam kusurlu olduğu yolundaki kanaate göre karar vermek gerekmekte ise de; davacı vekilinin dava dilekçesinde 6/8 kusura dayandığı gözetilerek bu kusur oranı üzerinden hüküm kurulması gerekir. Davalı tanıklarının beyanlarına üstünlük tanınarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 24.3.2008 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.