Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2007/4563 E. 2007/3298 K. 30.10.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/4563
KARAR NO : 2007/3298
KARAR TARİHİ : 30.10.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, davalılardan … Tekstil San. ve Tic.Ltd.Şti. ile müvekkili banka arasında 16.6.2004 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığını bu kredi ilişkisinden doğan borca karşılık, davalı şirketin borçlu, diğer davalı …’nın müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıkları 3.1.2005 tanzim 18.2.2005 vadeli 125.000 Euro karşılığı 213.212.50YTL’sı bononun ödenmemesi üzerine yapılan icra takibini karşılıksız bırakmak amacıyla davalı borçlu …’nın adına kayıtlı … ili … Mahallesi, … mevkii 432 ada da kayıtlı taşınmazını 21.7.2004 tarihinde 3.000.00YTL bedelle davalı …’ye sattığını, taşınmazın gerçek bedelinin 40.000.00YTL civarında olduğunu belirterek davalılar arasındaki tasarrufun iptalini talep etmiştir.
Davalı … vekili, dava şartlarının gerçekleşmediğini, müvekkilinin iyiniyetli olup borçluları tanımadığını, satışın vekil aracılığıyla gerçekleştiğini, davacının basiretli tacir gibi davranmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalılar tebligata rağmen savunma yapmamıştır.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller benimsenen bilirkişi raporu gereğince davanın kabulü ile davalı … tarafından davalı …’ye yapılan …, … köyü, … mevkii, 432 parsel nolu taşınmaza ilişkin 23.7.2004 tarihli satış işleninin iptaline, davacıya dava konusu taşınmaz üzerinde cebri icra yapabilme yetkisi tanınmasına karar verilmiş, hüküm davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK 277. ve devamı maddelerine dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Aynı yasanın 278/III-2.maddesinde “akdin yapıldığı sırada, kendi verdiği şeyin değerine göre borçlunun ivaz olarak pek aşağı bir fiyat kabul ettiği akitler” bağışlama gibi sayılmış ve bu tasarrufların iyiniyet koşulu aranmaksızın iptale tabi olduğu öngörülmüştür.
Somut olayda takip 16.6.2004 tarihli kredi sözleşmesinin teminatı olarak verilen 3.1.2005 tanzim 18.2.2005 vadeli 125.000 Euro karşılığı 213.212.50YTL’lık bonoya dayalıdır. Borçlular hakkındaki icra takibi kesinleşmiş alacağı karşılayacak yeterli malvarlığının olmadığı yapılan haciz tutanakları ile anlaşılmıştır. Davalılar arasındaki tasarruf ise 16.6.2004 tarihli kredi sözleşmesinden sonra 21.7.2004 tarihinde 3.000.00YTL bedelle yapılmış bunun aksi davalı … tarafından iddia ve ispat edilmemiştir. 12.9.2006 tarihli bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazın değeri 19.096.40YTL olarak belirlenmiş olduğundan tasarruf İİK’nun 278/III-2. maddesi hükmü gereğince bağışlama niteliğinde olup iptale tabidir. Davalı …’nin bu nedenle iyiniyetli olması sonuca etkili değildir.
Dava konusu taşınmazın tasarruf tarihindeki değeri borç miktarından daha az olduğundan, tasarrufun değerine göre davacı yararına hükmedilen vekalet ücreti de doğrudur.
Bu nedenlere ve kararda yazılı diğer gerekçelere göre davalı … vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, ve aşağıda dökümü yazılı 768.51.-YTL kalan onama harcın temyiz eden davalı …’den alınmasına 30.10.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.