YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/4653
KARAR NO : 2008/876
KARAR TARİHİ : 26.02.2008
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkili şirkete kasko sigortalı araçta meydana gelen 14.317.00.YTL’sı hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini belirterek davalının kusur oranına isabet eden miktarın 5.000.00.YTL’nin zorunlu mali sorumluluk sigorta şirketi tarafından ödendiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 2.158.00.YTL’sı tazminatın ödeme tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiş, 30.1.2007 tarihli dilekçesi ile talebini 4.940.00.YTL olarak ıslah etmiştir.
Davalı vekili davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre davanın kabulü ile 4.940.00.YTL’sı tazminatın 25.7.2005 ödeme tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, özellikle oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının ve tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki benden kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava TTK.1301.maddesinden kaynaklanan halefiyete dayalı rücu davası olup sigorta ettirenin kendisine zarar verene açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır. Trafik kazaları, nitelikleri itibariyle haksız fillerdendir. Haksız fiillerde temerrüt tarihi, haksız fiilin meydana geldiği tarih olup, zarar sorumlusuna ayrıca ihbar ve ihtar edilmesine gerek yoktur. Sigorta ettirenin dava hakkı, tazmin ettiği bedel nispetinde sigortacıya intikal eder. Dolayısıyla, öncelikle riziko karşılığının sigortalıya ödenmesi gerekir. Ödeme tarihi aynı zamanda üçüncü şahsa rücu edebilme tarihidir. Bu nedenle işleten ve sürücünün faizden sorumluluğunun başlangıcının, halefiyet başlangıcı olan ödeme tarihi olarak kabulü gerekir. Somut olayda davacı vekili dava dilekçesi ile 25.07.2005 ödeme tarihinden itibaren faiz uygulanmasını talep etmiş ise de dosyada mevcut ödeme belgesinden sigortalıya 01.08.2005 tarihinde ödeme yapıldığı anlaşıldığından davalı açısından 1.8.2005 ödeme tarihi esas alınarak temerrüt faizine hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru değil ise de yanlışlığın giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ;Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine,2 nolu bentte açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının birinci bendinde yazılı “25.07.2005 tarihinden işleyecek” tümcesinin hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine “01.08.2005 tarihinden işleyecek” tümcesinin yazılarak düzeltilmesine ve hükmün düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, ve aşağıda dökümü yazılı 200.06.-YTL kalan onama harcın temyiz eden davalı …’ten alınmasına 26.2.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.