YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/4833
KARAR NO : 2008/231
KARAR TARİHİ : 22.01.2008
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda: Davanın kabulüne ilişkin … Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 7.6.2007 gün ve 2004/531 2007/235 sayılı hükmün duruşma yapılması isteğiyle Yargıtay’ca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenilmiş olmakla işin duruşmaya tabi olduğu belirlendikten sonra 22.1.2008 Salı günü için taraflara gönderilen çağrı kağıdı üzerine hükmü temyiz eden davalı … vekili avukat …, avukat … geldi, davacı … vekili avukat … ‘nin hazır oldukları anlaşılmakla duruşmaya başlandı, temyiz isteklerinin süresinde olduğu tesbit edilmekle hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı …’ın 17.5.2002 tanzim 1.1.2003 vadeli 75.000.00YTL’lik bono dolayısıyla borçlu olduğunu hakkındaki icra takibini karşılıksız bırakmak amacıyla … … ilçesi …mevkii 129 parsel nolu taşınmazı 12.5.2003 tarihinde ortağı olduğu davalı … Petrol Ürünleri Ltd. Şti’ne 127 parsel nolu taşınmazı 28.7.2004 tarihinde, … Petrol Ürünleri Ltd. Şti’ndeki hisselerini de 22.7.2004 tarihinde davalı …’a sattığını belirterek davalılar arasındaki tasarrufların iptalini talep etmiştir.
Davalı … vekili bedelsiz kalmış bononun takibe konduğunu,bu konuda açılan menfi tespit davasının sonucunun beklenmesi gerektiğini, aciz belgesi sunulmadığını, satışların gerçek olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalılar … ve … Petrol Ürünleri Ltd. Şti. vekili, davacının eşi ile davalı arasında 2001-2004 yılları arasında iş ortaklığı olduğunu, takip konusu bononun teminat olarak ve boş verildiğini, … Ltd. Şti’ndeki davalı …’a ait 39 hissenin 21.4.2003 tarihinde bedeli ödenerek müvekkili …’a satıldığını, satıştan davacının haberdar olduğunu, 2004 yılında teminat senedinin iadesi gerektiği halde iade edilmediğini, davacı ile borçlu davalı …’un akraba olduğunu, davalı …’un kalan hisselerini de 3.8.2004’de davalı …’a devrettiğini, devir tarihlerinde borçlu ile davacının eşinin ortak olduğu başka bir petrol istasyonları daha olduğunu, aciz halinin gerçekleşmediğini, dava konusu taşınmazlarında bedelinin ödendiğini, müvekkillerinin iyiniyetli olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma toplanan delillere göre davanın kabulü ile 28.7.2004 tarihli … ilçesi …köyü 127 parselin davalı …’a, 12.3.2003 tarihli … ilçesi …köyü 129 parselin mülkiyeti ile birlikte üzerinde kurulu petrol istasyonunun davalı … Petrol Ürünleri Tic. ve San. Ltd. Şti’ni temsilen …’a, … 1. Noterliğinin 22.7.2004 tarihli işlemi ile … Petrol Ürünleri Tic. ve San. Ltd. Şti’ne ait 600 hissenin davalı …’a satışına ilişkin tasarrufların davacı alacağı oranında iptaline, … İcra Müdürlüğünün 2004/534 takip sayılı dosyasında alacağın tahsil edilebilmesi için satış işlemlerine konu taşınmazlar üzerinde davacının cebri icra işlemlerine devam etme yetkisi tanınmasına karar verilmiş, hüküm davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dava İİK 277 ve devamı maddelerine dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkindir. 280/1. maddesi ise malvarlığı borçlarına yetmeyen borçlunun alacaklılara zarar vermek kastıyla yaptığı tüm işlemler borçlunun içinde bulunduğu mali durumun ve zarar verme kastının, işlemin diğer tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hallerde iptal edilebileceği 3. fıkrada ise ticari işletmenin veya işyerindeki mevcut ticari emtianın tamamını veya mühim bir kısmını devir veya satın alan yahut bir kısmını iktisapla beraber işyerini sonradan işgal eden şahsın borçlunun alacaklılarını ızrar kastını bildiği ve borçlunun da bu hallerde ızrar kastıyla hareket ettiği kabul olunur. Bu karine ancak iptal davasını açan alacaklıya devir, satış veya terk tarihinden en az 3 ay evvel keyfiyetin yazılı olarak bildirildiği veya ticari işletmenin bulunduğu yerde görülebilir levhaları asmakla beraber Ticaret Sicili Gazetesiyle; bu mümkün olmadığı takdirde bütün alacaklıların ıttılaını temin edecek şekilde münasip vasıtalarla ilan olunduğunu ispatla çürütebilir hükmünü içermektedir.
Somut olayda davalı …’ın 17.5.2002 tanzim 1.1.2003 vadeli bono nedeniyle davacıya borçlu olduğu kesinleşmiş olup hakkında 3.11.2006 tarihli 260.000.00YTL’lık aciz belgesi düzenlenmiştir. Borçlu … ile davalı … davalı şirketin ortağıdır. Davalı borçlu borcun doğumundan sonra üzerinde petrol istasyonu bulunan dava konusu 129 parseldeki ticari işletmesini ortağı olduğu davalı şirkete, 127 parsel ile şirket hisselerini de yine ortağı davalı …’a satmıştır. Dolayısıyla borçlu ile hukuki ilişkide bulunan davalılar arasında İİK’nun 280/1 ve 4. fıkrasındaki iptal koşullarının oluştuğu anlaşıldığından davanın kabulü ile dava konusu tasarrufların iptaline karar verilmiş olması doğrudur.
2- Ancak tasarrufların takip konusu … İcra Müdürlüğünün 2004/534 esas sayılı takip dosyasındaki alacak ve fer’ilerini karşılayacak oranda iptal edilmesi gerekirken yalnız davacının alacağı oranında iptali doğru değil ise de bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün 1. fıkrası sonunda yer alan “… tasarrufların davacı alacağı oranında iptaline” tümcesi ile 2. fıkrasında yer alan “… 2004/534 takip sayılı dosyasında alacağın tahsil edilebilmesi …” tümcesinin çıkarılarak yerine 1. fıkra sonuna “… tasarrufuların takip konusu alacak ve fer’ilerini karşılayacak oranda iptaline”, 2. fıkrada da “… 2004/534 takip sayılı dosyasında alacak ve fer’ilerinin tahsil edilebilmesi …” tümcesinin yazılarak hükmün HUMK 438/7. maddesi gereğince düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA ve 550.00YTL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı …’a verilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine 22.1.2008 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.