Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2007/504 E. 2007/595 K. 27.02.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/504
KARAR NO : 2007/595
KARAR TARİHİ : 27.02.2007

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-

Davacı vekili, davalı … adına kayıtlı, davalı … idaresinde bulunan … plakalı aracın müvekkili şirkete kasko sigortası ile sigortalı … plakalı araca çarpması nedeniyle araçta meydana gelen 2.482.000.000.TL ile hasar bedelinin sigortalıya 1.240.000.000.TL’nin davalı sürücü tarafından ödendiğinin belirterek kalan 1.242.000.000.TL’nin 2.12.2003 ödeme tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
Davalı EGS sigorta A.Ş vekili şirketin tasfiye halinde olduğunu zararı kabul ettiklerini belirtmiştir.
Davalı … dava açılmadan önce ödeme yaptığını kalan miktardan sigorta şirketini sorumlu olduğu davanın reddini savunmuştur.
Davalı … duruşmalara katılmamış savunma yapmamıştır.
Mahkemece toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre davanın kabulü ile 1.242.000.000.TL’nin sigorta şirketinin sorumluluğu poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, sigorta şirketi yönünden dava tarihinden diğer davalılar yönünden 2.12.2003 ödeme tarihinden yasal faiz uygulanmasına karar verilmiş, hüküm davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
1-Mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere özellikle oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının hükme esas alınmasında ve sigortalıya yapılan ödeme tarihinden itibaren davalıların faizden sorumlu tutulmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre davalı …’in aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı şirketin rücuan hak ettiği tazminat miktarının hesaplanmasında araç hasarına ilişkin maddi zararların dikkate alınması gerekirken kasko poliçesi teminat kapsamına girmeyen aracın değer kaybı ve araç mahrumiyeti nedeniyle doğan zararın poliçe kapsamındaymış gibi değerlendirilerek hüküm kurulması doğru değildir.
3-Kısa kararda tüm davalılar hakkında ödeme tarihinden itibaren faize hükmedildiği halde gerekçeli kararda sigorta şirketi hakkında dava tarihinden diğer davalılar hakkında ödeme tarihinden itibaren faize hükmedilmek suretiyle kısa karar ile gerekçeli karar arasında farklılık yaratılmasıda doğru değildir. HUMK.nun 381 ve 388 maddeleri gereğince kısa karar ile gerekçeli kararın farklı olmaması gerekir. Aksi hal mahkeme kararlarına olan güven ilkesini zedeleyeceği gibi hükmün infazında da duraksamaya sebebiyet verebilecektir.
4-Kabule göre de; sigorta şirketine başvuru yapılıp yapılmadığı araştırılarak sonucuna göre faiz başlangıcının belirlenmesi gerekirken bu konuda noksan tahkikata dayalı olarak hüküm kurulması doğru olmadığı gibi davalı … şirketinin yargılama giderlerinden sorumlu tutulmaması da doğru değildir.
SONUÇ:Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine 2, 3 ve 4 nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı … yararına BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene geri verilmesine 27.2.2007 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.