YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/5184
KARAR NO : 2008/770
KARAR TARİHİ : 21.02.2008
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davalılar … ve … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı … aleyhine takip yapıldığını, borcu karşılayacak miktarda mal bulunamadığını, bu nedenle borçlunun kendisine ait taşınmazlarını diğer davalılara satışına ilişkin tasarrufun iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı … vekili, davacının elinde aciz vesikası bulunmadığını, davacı ile müvekkili arasında bir borç ilişkisi bulunmadığını, takip konusu bono üzerindeki imzanın müvekkiline ait olduğunu, tasarrufların borcun doğum tarihinden önce olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Diğer davalılar usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara gelmemiş ve cevap vermemişlerdir.
Mahkemece, borçlu ile davalı … arasında yapılan tasarruflara ilişkin talebin, …’in borçlunun mali durumunu bildiği veya bilmesi gerektiği hususunun kanıtlanamadığı gerekçesi ile reddine; borçlu ile davalı … arasında yapılan tasarrufların ise kardeşler arasında gerçekleşmiş olmasından dolayı iptaline karar verilmiş hüküm davalılar … ve … vekili tarafından reddedilen kısmın vekalet ücreti yönünden ve iptal edilen tasarrufta ise iptal şartlarının oluşmadığı gerekçesi ile temyiz edilmiştir.
1-Davalı … tasarrufa konu taşınmazlardaki hisselerini 25.11.2005 tarihinde kardeşi …’a satmıştır. Davacı alacağı (borç) ile ilgili bononun tanzim tarihi 13.4.2006’dır. Dava İİK’nun 277 ve devamı maddelerine dayanılarak açılmıştır. Anılan yasa hükümlerine göre tasarrufun iptal edilebilmesi için borcun (alacağın) tasarruftan önce gerçekleşmesi gerekir. Davacı taraf dava dilekçesinde ve daha sonraki beyanlarında da alacağın 2002 yılından itibaren doğduğunu, davacının davalı borçluya pamuk sattığını, davalı ile alacak ilişkileri bulunduğunu ancak 13.4.2006 tarihinde kendisine bono verildiğini, alacağın tasarruf tarihinden önce doğduğunu ileri sürmüştür. Taraflar arasında alacak – borç ilişkisini gösterir bono (senet) bulunmaktadır. Bu durumda alacak-borç ilişkisinin tasarruftan önce doğduğu konusuda taraf delilleri toplanmalıdır. Toplanacak deliller değerlendirilmeli ve sonucuna göre hüküm verilmelidir. Eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru değildir.
2-Kabule göre de; reddedilen kısım yönünden tasarruf anındaki taşınmazların gerçek değeri belirlenmeli, borç miktarı ile karşılaştırılmalı, hangisi az ise ona göre vekalet ücreti verilmelidir.
SONUÇ:Açıklanan nedenlerle davalılar … ve … vekilinin temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılar … ve …’a geri verilmesine 21.02.2008 tarihinde oybirliği ile karar verilidi.