Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2007/5321 E. 2008/1476 K. 25.03.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/5321
KARAR NO : 2008/1476
KARAR TARİHİ : 25.03.2008

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda: Davanın reddine ilişkin İstanbul 3.Asliye Ticaret Mahkemesinden verilen 21.9.2006 gün ve 1999/1276-2006/582 sayılı hükmün duruşma yapılması isteğiyle Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmiş olmakla işin duruşmaya tabi olduğu belirlendikten sonra 20.3.2008 Perşembe günü için taraflara gönderilen çağrı kağıdı üzerine hükmü temyiz eden davacı … vekili Av. ….geldi, karşı tarafdan gelen olmadığı anlaşılmakla duruşmaya başlandı, temyiz isteğinin süresinde olduğu tesbit edilmekle hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, davalılardan …’nın müvekkiline olan borcu nedeniyle hakkında yaptıkları icra takibi sırasında borcunu karşılayacak haczi kabil malının bulunmadığını ancak alacaklılardan mal kaçırmak amacıyla kendisine ait olan taşınmazı muvazaalı olarak düşük bir bedelle diğer davalı olan şirkete sattığını öne sürerek satış işlemlerine ilişkin tasarrufun iptalini talep etmiştir.
Davalılar, davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmişsede toplanan deliller hükme yeterli değildir. Davacı vekili dava dilekçesinde olayları açıklarken davalı …’nın ve ortağı olduğu … Dış ticaret Ltd. Şirketinin diğer davalı …Denizcilik San. Tic. Ltd. Şti ve
../…

-2-

2007/5321
2008/1476

bu irketin ortakları ile aralarında organik bağı ticari ilişki bulunduğunuda öne sürmüştür. Bu durumda mahkemece adı geçen iki şirketin ticaret sicilinden ortaklarını da gösterir sicil kayıtları istenilmeli, ortakları bu suretle belirlenmeli, ayrıca her iki şirketin tasarruf tarihi öncesinide kapsayacak biçimde ticari defterleri üzerinde inceleme yaptırılarak şirketler arasında veya ortaklarla diğer şirket arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı belirlenmelidir. ayrıca dosya kapsamından anlaşıldığı gibi davacı tarafın açtığı İstanbul 5.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2004/1042 esas sayılı itirazın iptali davasının sonuçlanıp sonuçlanmadığı gözönünde bulundurulmalı ve sonucu dikkate alınmalıdır. Keza kararın gerekçe kısmında davacı tarafın talebi davalı tarafın cevabı olarak ifade edilen açıklamaların bu dava ile ilgili olup olmadığı konusu üzerinde durulmalı, başka bir dosyaya ait olduğu izlenimi veren ifadelerinde gerekçeli kararda yer olmasının yanlış olduğu düşünülmelidir.
Açıklanan konularda delillerini ikmal etmesi için davacı ve davalı tarafa süre verilmeli, deliller toplanmalı, toplanacak deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Davacının temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile yukarıda açıklanan nedenlerden ötürü hükmün BOZULMASINA 550.00.YTL duruşma vekalet ücetinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 5411 sayılı Bankacılık Kanunun 143/5 maddesi gereğince davacı Sümerbank’tan harç alınmasına yer olmadığına 25.3.2008 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.