Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2007/5526 E. 2008/512 K. 11.02.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/5526
KARAR NO : 2008/512
KARAR TARİHİ : 11.02.2008

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

BİRLEŞTİRİLEN DAVA
MAHKEMESİ :Turgutlu 2.Asliye Hukuk Mahkemesi

BİRLEŞTİRİLEN DAVA
MAHKEMESİ :Turgutlu 2.Asliye Hukuk Mahkemesi

BİRLEŞTİRİLEN DAVA
MAHKEMESİ :Turgutlu 1.Asliye Hukuk Mahkemesi

BİRLEŞTİRİLEN DAVA
MAHKEMESİ :Turgutlu 1.Asliye Hukuk Mahkemesi

BİRLEŞTİRİLEN DAVA
MAHKEMESİ :Turgutlu 1.Asliye Hukuk Mahkemesi

BİRLEŞTİRİLEN DAVA
MAHKEMESİ :Turgutlu 1.Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ile davalılar …, …, …, … ve … vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, davalılardan … ve …’nın kefaletiyle 6.6.2003 ve 13.6.2003 tarihlerinde dava dışı … Tarım Ürünleri San. ve Tic.Ltd.Şti’ne toplam 150.000.00YTL, 19.12.2003 tarihli sözleşmeler ile davalı …’in kefaleti ile dava dışı … …’ya 10.000.00YTL, … Tarım Ürünleri San.Tic.Ltd.Şti’ne 10.000.00YTL kredi verildiğini, borçların ödenmemesi üzerine davalı borçlu … aleyhine İzmir 4. İcra Müdürlüğü’nün 2004/6346 esas sayılı dosyası ile 10.661.657.117TL üzerinden, 2004/6348 esas sayılı dosyası ile 11.701.165.070TL üzerinden, 2004/6350 esas sayılı dosya ile de davalı … ve … aleyhine 34.008.222.940TL üzerinden 13.8.2004 tarihinde icra takibi başlattıklarını, davalı borçlu …’in … köyü 3526 parsel nolu taşınmazını 15.10.2003 tarihinde davalı …’ye, 2528 parsel nolu taşınmazını 23.10.2003’de davalı … …’a, 709, 2525, 4503 parsel nolu taşınmazlarını 14.7.2003’de davalı … …’e, …’in de 4503 parsel nolu taşınmazı 11.2.2004 tarihinde borçlunun kızı davalı …’a, 546 parsel nolu taşınmazı 23.1.2004 tarihinde davalı …’a sattığını, davalı borçlu …’nın ise 4868 parsel nolu taşınmazını 6.2.2004 tarihinde davalı …’e, 711 parsel nolu taşınmazını 14.7.2003 tarihinde davalı … …’e sattığını belirterek davalılar arasındaki tasarrufların iptalini talep etmiştir.
Davalılar …, … ve … vekili, icra takiplerinin kesinleşmediğini, aciz belgesi sunulmadığını, borcun doğum tarihine ilişkin itiraz haklarını saklı tuttuklarını, davalıların tümünün iyiniyetli olup, satış bedellerinin piyasa rayicine uygun olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı … … vekili, taşınmazların gerçek bedellerinin ödendiğini müvekkilinin iyiniyetli olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı … ile vekili, tasarrufun yapıldığı yer olan … Mahkemelerinin yetkili olduğunu, aciz belgesi sunulmadığını, müvekkilinin dava konusu 546 parseli 23.1.2004’de davalı …’den 30.000.00YTL bedelle aldığını, borcun 15.6.2004 tarihinde tebliğ edilen ihtarname tarihinde doğduğundan 23.1.2004 tarihli tasarrufun borcun doğumundan önce yapıldığını, müvekkilinin davalı borçlu ile tarla komşuluğu dışında akrabalık ve arkadaşlık ilişkisi bulunmadığını, taşınmazında ortak kullanılan su nedeniyle alındığını, müvekkilinin iyiniyetli olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı … vekili, dava konusu 3526 parselin 15.10.2003 tarihinde üzerinde Ziraat Bankası lehine 25.000 Euro ipotekle birlikte davalı …’den alındığını, 17.10, 21.10.2003 tarihlerinde 22.250.989.223TL’sı ipotek bedelinin Ziraat Bankasına, 5.000.00YTL’nin de tapu işlemleri sırasında davalı …’e ödendiğini müvekkilinin iyiniyetli olduğunu, davalı borçlunun 4503 parseldeki taşınmazı 14.7.2003’de dünürü olan davalı … …’e, …’in de borçlunun kızına sattığını, bu satışın iptali gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı … vekili, ikametgah ve taşınmazın bulunduğu yer itibarıyla … Asliye Hukuk Mahkemesinin yetkili olduğunu, dava konusu 4868 parselin 6.2.2004 tarihinde üzerindeki 250.000.00YTL ipotekle birlikte 100.000.00YTL’ye davalı …’den alındığını, 9.2-11.2-12.2.2004 tarihlerinde ipotek bedeli olarak 214.680.00YTL’nin Yapı Kredi Bankasına, 7.359.957.960TL’nin de davacıya ödendiğini, müvekkilinin iyiniyetli olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı … … vekili aciz belgesi sunulmadığını, borcun hesap kat’inin tebliğ edildiği 15.6.2004 tarihinde doğmasına rağmen tasarrufun 23.10.2003 tarihinde yapıldığını, taşınmazın satış değeri ile gerçek değeri arasında fark olmadığını, müvekkilin dava konusu taşınmazı fiilen kullandığını ve iyiniyetli olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma toplanan delillere göre davanın kısmen kabulü ile, Turgutlu 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/589 esas sayılı dosyası yönünden davanın kabulü ile İzmir, … … mevkii 4868 parseldeki taşınmazın satışına ilişkin tasarrufun İzmir 4.İcra Müdürlüğü’nün 2004/6350 esas sayılı dosyası üzerinden alınan aciz vesikası gereğince takibe konu 32.680.67YTL borç tutarı ile sınırlı olarak tasarrufun iptaline, davacıya bu taşınmaz üzerinde cebri icra yetkisi tanınmasına, Turgutlu 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/590 esas sayılı dosyası yönünden davanın kabulü ile …, … … mevkii 546 parseldeki taşınmazın satışına ilişkin tasarrufun İzmir 4.İcra Müdürlüğü’nün 2004/6346, 6348 ve 6350 sayılı dosyaları üzerinden alınan aciz vesikası gereğince takibe konu edilen 2004/6346 esas sayılı dosya üzerinden 10.661.75YTL, 2004/6348 esas sayılı dosyada 11.701.16YTL üzerinden, 2004/6350 esas sayılı dosyada 34.008.22YTL borç tutarıyla sınırlı olmak üzere tasarrufun iptaline, davacıya bu taşınmaz üzerinde cebri icra yetkisi tanınmasına, Turgutlu 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/397 esas sayılı dosyası yönünden davanın kabulü ile İzmir, … … mevkii 4503 parseldeki taşınmazın satışına ilişkin tasarrufun, İzmir 4.İcra Müdürlüğünün 2004/6346 esas sayılı dosya üzerinden alınan 10.661.75YTL, 2004/6348 esas sayılı dosyada 11.701.16YTL, 2004/6350 esas sayılı dosyada 24.008.22YTL, borç tutarıyla sınırlı olmak üzere tasarrufun iptaline, davacıya bu parsel yönünden cebri icra yetkisi tanınmasına Turgutlu 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/591 esas, 2004/592 esas, Turgutlu 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/398 esas ve 2004/399 esas sayılı dosyaları yönünden ispatlanamayan davaların reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili ile davalılar … ve …, …, … ve … vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK’nun 277. ve devamı maddelerine dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Bu tür davalarda amaç 278, 279 ve 280. maddelerde yazılı tasarrufların butlanına hükmetmektir. Elinde geçici (İİK 105.md) veya kesin aciz belgesi (İİK 143.md) bulunan her alacaklı iptal davası açabilir. 278. maddede ise mutad hediyeler müstesna olmak üzere hacizden veya haczedilecek mal bulunmaması sebebiyle acizden yahut iflas açılmasından, haczin veya aciz vesikasının verilmesinin sebebi olan yahut masaya kabul olunan alacaklardan en eskisinin tesis edilmiş olduğu tarihe kadar geriye doğru olan müddet içinde yapılan bütün bağışlamalar ve ivazsız tasarrufların batıl olduğu, ancak bu müddetin haciz veya aciz veya iflastan evvelki 2 seneyi geçemeyeceği hükme bağlanmıştır. 278/3. bendin de ise karı-koca-usul furü, neseben veya sıhren 3.dereceye kadar hısımlar evlat edinenle evlatlık arasında yapılan ivazlı tasarruflar ile aktin yapıldığı sırada kendi verdiği şeyin değerine göre borçlunun ivaz olarak pek aşağı bir fiyat kabul ettiği akitler bağışlama hükmünde kabul edilip iptale tabi olduğu açıklanmıştır. 279/2. maddede de para veya mutad ödeme vasıtalarından gayrı bir surette yapılan ödemelerin de yine diğer şartların mevcudiyeti halinde iptale tabi olduğu belirtilmiştir. 280/1. madde de ise malvarlığı borçlarına yetmeyen bir borçlunun alacaklılarına zarar verme kastıyla yaptığı tüm işlemler, borçlunun içinde bulunduğu mali durumun ve zarar verme kastının işlemin diğer tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hallerde iptal edilebileceği hükme bağlanmıştır.
Bu yasal düzenlemeler çerçevesinde somut olaya bakıldığında, davalı … ve … 6.6.2003 ve 13.6.2003 (limit arttırımına ilişkin) tarihli kredi sözleşmeleri ile ayrıca 19.12.2003 tarihli iki adet kredi sözleşmelerininde kefili olarak davalı … davacı bankaya borçludur. 13.8.2004 tarihli takip dosyalarının davalı borçlular yönünden 24.1.2005 tarihinde kesinleştiği ve 17.3.2006 tarihli aciz vesikalarından da borçluların aciz halinde oldukları anlaşılmaktadır.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, dava konusu 4503 parsel yönünden İİK 278/2, 4868 ve 546 parseller yönünden İİK 280/1. maddede öngörülen yasal şartlar gerçekleşmiş olduğundan tasarrufların iptalinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalılar …, …, …, … ve … vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; davalı borçlular dava konusu 709, 2525, 4503, 711 parselde kayıtlı taşınmazlarını 6.6.2003 ve 13.6.2003 (limit arttırımlı) tarihli kredi sözleşmesinden sonra 14.7.2003 tarihinde yani borcun doğumundan sonra dünürleri olan davalı … …’e satmışlar, …’te 4503 parseli 11.2.2004 tarihinde davalı borçluların kızı …’ye satmıştır. Davalı … … borçluların dünürü olmakla borçluların alacaklısını ızrar kastıyla hareket ettiğini bilebilecek durumda olduğunun kabulü ile 709, 2525, 711 parseller yönünden de tasarrufların iptali gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi isabetli görülmemiştir.
Dava konusu 2528 parsel ise davalı borçlu … tarafından 23.10.2003 tarihinde davalı … …’a satılmıştır. Satış 6.6.2003 ve 13.6.2003 tarihli kredi sözleşmelerinden sonradır. Turgutlu İcra Müdürlüğünün 2003/1213 esas sayılı takip dosyasından anlaşıldığı gibi adı geçen davalılar arasında ticari ilişkiler mevcuttur. Diğer yandan tasarrufun davalı borçlu …’in davalı … …’a olan borcuna mahsuben yapıldığı tanık beyanlarıyla sabit olmakla bu taşınmaz yönünden de İİK 280/1 ve 279/1 maddeleri gereğince tasarrufun iptali gerekirken yazılı olduğu şekilde talebin reddi doğru görülmemiştir.
Dava konusu 3526 parsel 15.10.2003 tarihinde üzerinde 25.000Euro ipotekle birlikte 5.000.00YTL’ye davalı …’ye satılmıştır. Metin ise bu taşınmazı 24.2.2004 tarihinde dava dışı …’e satmıştır.

Anılan taşınmazın gerçek değeri bilirkişi tarafından 30.565.00YTL olarak belirtilmiştir. Taşınmazın gerçek bedeli (30.565.00YTL) ile satış bedeli (27.250.00YTL) arasında aşırı fark yoktur. Ancak davalı borçlu ile davalı Metin … küçük bir beldede oturmakta olup, 7.3.2005 tarihli cevap dilekçesi içeriğinden davalı Metin’in borçluların durumunu bilerek dava konusu taşınmazı aldığı ve kısa süre sonrada 24.2.2004 tarihinde dava dışı …’e sattığı anlaşıldığından satışa konu parsel yönünden davanın İİK 280/1 ve 283/2 maddeler gereğince kabulü ile davalı …’nin dava konusu taşınmazı elinden çıkarttığı 24.2.2004 tarihindeki gerçek değeri bilirkişiye hesaplattırılarak takip konusu alacak ve ferileri ile sınırlı olarak ve faiz uygulanmadan tazminatla sorumlu tutulması gerekirken davanın reddi isabetli görülmemiştir.
3- İİK’nun 283/1. maddesi hükmüne göre dava sabit olduğu takdirde alacaklı, dava konusu mal üzerinde cebri icra yoluyla hakkını alma yetkisi elde eder. Bu itibarla mahkemece takip konusu alacak ve fer’ileri toplamı ile sınırlı olmak üzere tasarrufun iptali ile yetinilmesi gerekirken infazda problem yaratacak şekilde borç tutarını sınırlandırılması isabetli olmamıştır.
4- Yargılama giderleriyle ilgili temyiz itirazları yönünden tasarrufun iptali davalarında yargı harcı ve avukatlık ücreti, iptal edilen tasarrufun değeri, takip edilen alacaktan az ise dava konusu tasarruf değeri üzerinden, iptal edilen tasarrufun değeri (aciz belgesindeki) alacağı geçiyorsa alacak tutarı üzerinden belirlenmelidir.
Somut olayda;
Birleştirilen Turgutlu 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/589 esas davasında davalılar … ile … arasındaki 4868 parsel nolu taşınmazın satışına ilişkin tasarruf iptal edilmiştir. Aciz belgesine göre borç miktarı 81.356.192YTL’sı olup tasarrufun değeri ise bilirkişi tarafından 199.633.00YTL olarak belirtilmiştir. Mahkemece harç ve vekalet ücreti dava konusu taşınmazın değeri 32.680YTL kabul edilerek bu değer üzerinden hesaplanmıştır.

Yukarıdaki açıklamalara göre harç ve vekalet ücretinin 81.356.19YTL üzerinden hesaplanması gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetli görülmemiştir.
2004/590 esas sayılı davada dava konusu tasarrufun değerine göre vekalet ücreti yanlış hesaplandığı gibi vekalet ücretinin davanın tarafı olmayan … ve …’den tahsili de doğru görülmemiştir. Tasarruf değerine (36.000.00YTL) göre hükmedilecek vekalet ücretinin davalılar … ve …’den tahsili yönünde karar verilmelidir. Bu yönden de hükmün bozulması gerekmiştir.
Birleştirilen 2004/591-2004/592-2004/398, 2004/399 esas sayılı davalarda yargılama giderlerinin ve vekalet ücretininde yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda tasarruf değeri ile borç miktarından az olan değer üzerinden hesaplanması ve hükmedilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde hükmedilmesi doğru değildir.
2004/397 esas sayılı davada borç 133.994.09YTL olup, davalı …’ye satılan 4503 parselin 700/888 hissenin değeri ise 44.649.00YTL belirlenmiştir. Mahkemece harç ve vekalet ücreti taşınmazın tamamı için belirlenen 56.000.00YTL değer esas alınarak hesaplanmıştır. Davalıya taşınmazın tamamı değil 700/888 hisse satılmış olmakla hisse değeri 44.649.00YTL’dir. O halde mahkemece 44.649.00YTL tasarruf değeri esas alınarak harç ve vekalet ücreti takdiri gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm tesiside doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar …, …, …, … ve … vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine, (2), (3) ve (4) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle usul ve yasaya uygun bulunmayan hükmün davacı yararına BOZULMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 3.010.90.-YTL kalan onama harcın temyiz eden davalı … ve …’dan alınmasına, aşağıda dökümü yazılı 1.323.52.-YTL kalan onama harcın temyiz eden davalı … ve …’dan alınmasına, aşağıda dökümü yazılı 1.458b00.-YTL kalan onama harcın temyiz eden davalı …, … …’dan alınmasına 11.2.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.